• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 18 °C

14 Mart Tıp Bayramı

Kamil Çöpür

AKP’nin  “Sağlıkta çağ atladık” propagandasının altı boş çıktı.

Hani sağlık alanında çağ atladık diyorlardı ya. Rakamlar hiç de bunu söyleyenleri, iddia edenleri pek doğrulamıyor.

Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında doktor ve hemşire sayısı bakımından son sıraya yerleşti.

Ekonomik Kalınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) raporu Türkiye’nin sağlık alanında gelişmiş ülkelerin gerisinde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Türkiye’de her 100 bin kişiye sadece 176 doktor düşmektedir. Üstelik bu sayı içinde doktorlardan başka eğitimci, araştırmacı ve yönetici olarak çalışan doktorlar dahil. Türkiye’nin doktor sayısı bakımından 34 OECD ülkesi arasında sonuncu olması çok düşündürücüdür. Şili, Meksika, Güney Kore bile doktor sayısı bakımından bizden çok ilerdeler. Komşumuz Yunanistan’da 100 bin kişiye 629 doktor düşmektedir. Yunanistan doktor sayısı bakımından OECD ülkeleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Yunanistan’ı, Avusturya, Norveç, Portekiz ve Almanya izlemektedir.

Türkiye doktor sayısı bakımından da iyi bir durumda değil. Ne yazık ki bu meslek dalında da sonucun sırada yer almaktadır. Türkiye’de her 100 bin kişiye 183 hemşire düşmektedir. İsviçre’de bu sayı 1736’dır. Nerdeyse Türkiye’deki hemşire sayısının on katıdır. OECD ülkeleri arasında hemşire sayısı bakımından İsviçre birinci sırada yer alırken, onu Norveç, Danimarka, İzlanda, Finlandiya izlemektedir.

Sağlık alanında Türkiye’den sonra en kötü orana sahip olan Meksika da bile 100 bin kişiye 262 hemşire düşmektedir.

Türkiye’de doktor sayısının bu denli az olması, doktorların hastalara, ayırdığı zamanı azaltmaktadır. Ortalama olarak bir doktorun hastasını muayene edip, teşhis koyabilmesi için on yedi dakika ihtiyacı vardır. Oysa bizim hastanelerde doktorların bir hastasına ayırdığı zaman üç, dört dakikayı geçmemektedir.

Ayrıca gerek doktorların gerekse hemşirelerin sık, sık ve uzun nöbet tutmaları, onların psikolojilerinde olumsuz bir etki yaratmak olup, bu da hastalara yansımaktır.

Bu nedenle hastanelerde zaman, zaman hasta doktor, hasta hemşireler arasında istenmeyen olaylar olmaktadır. Aslında tüm bu olumsuzluklara siyasi iktidarların sağlık alanında gerekli yatırımları yapmamaları ve yeni tıp fakülteleri açmamalarıdır.

Bugün ülkemizde sağlık tamamen ticaretleştirilmiştir. Korkarım çok yakında Devlet Hastaneleri de özelleştirilecektir. Eğer bir ülkede sağlık ve eğitim özelleştirilmişse o ülkenin geleceği karanlık demektir.

İşte böyle bir ortamda Tıp Bayramını kutluyor doktorlarımız…

 

Bu yazı toplam 1132 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ahmet Almaç
21 Mart 2017 Salı 13:29
13:29
Kamil bey teşekkürler. Ben emekli bir hekimim. Tıp fakülteleri üvey evlat muamelesi görüyor. Hepsi borç içinde. Öğretim üyelerini elinde tutamıyor. Öğretim üyelerinin yükü çok ağır. Diğer kurumlara kaçıyorlar. Onun için bu yaklaşım ile yeni tıp fakültesi açmakta sorunu çözemiyecektir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim