• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 3 °C

15 Temmuz darbe girişiminin şifreleri

M.Tanzer Ünal

Ülkemiz için hepimiz için bir kâbustu, geldi geçti.

Ancak o gece yaşananlar, hâlâ tartışılmaya devam ediliyor.

Taşlar yerli yerine oturmuyor.

Doluya koyuyorsun almıyor, boşa koyuyorsun dolmuyor…

Bir defa şunu söyleyeyim.

“Keşke bu darbe başarılı olsaydı” diye düşünen tek bir kişiye dahi rastlamadım.

Herkesin görüşü aynı:

*Darbesiz bir Türkiye!

*Demokrasiye sıkı sıkıya bağlı bir Türkiye!

*Seçimle yönetime gelenin, seçimle yönetimden gideceği bir Türkiye!

Anlayacağınız, demokrasiden taviz yok.

                                               *******

Ancak insanlar, kafalarına takılan soruları birbirlerine sormaktan ve üzerine yorum yapmaktan da edemiyorlar.

Örneğin diyorlar ki…

Türk Silahlı Kuvvetleri seçerek insan alır, iyi eğitir. Yani Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının zekâ seviyeleri Türkiye ortalamasının üstündedir. Bu durumdaki komutanlar, böyle saçma sapan, plansız ve programsız bir darbenin başarıya ulaşamayacağını bilmezler mi?

Devam edelim…

*Emir-komuta zinciri olamadan, bir darbenin yapılamayacağını düşünemezler mi?

*Klasik olarak dünyadaki bütün darbeler, herkes yataklarında uyurken, yani sabahın ilk saatlerinde yapılırken; bu darbe acaba neden gecenin 10’unda yapıldı?

*Türkiye’de belli başlı 65 televizyon kanalı varken, darbeciler neden önce TRT’ye gittiler? Darbeciler, ülkemizde hâlâ tek televizyon kanalı olduğunu mu sanıyorlar? Darbeciler TRT televizyonunda bildiri okuturken, diğer bütün kanallarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın konuşma yapmaları, halkı meydanlara davet etmeleri, darbenin felsefesine uymayan nasıl bir garipliktir?

*Sıcak bir yaz gecesi, millet sokaktayken darbe yapmaya kalkmak, nasıl bir mantığın ürünüdür?

*Darbeciler, koskoca İstanbul’u iki boğaz köprüsünü tek yönlü trafiğe kapatarak mı kontrol edebileceklerini düşünüyorlardı?

*Darbeciler, bütün darbelerde olduğu gibi, neden önce devletin üst düzey yöneticilerini etkisiz hale getirmeyi düşünmediler?

*Dünyada hiçbir darbede o ülkenin Meclis’i bombalanmazken, 15 Temmuz’da TBMM neden bombalandı?

Aklıma geliverenler bunlar.

Vatandaş, bunları konuşuyor…

İki kişi bir araya gelince, birbirine bunları soruyor…

Diyorlar ki, “Bu işte bir gariplik var. Böyle darbe olmaz. Bir yaz günü, gece saat 10’da, sokaklar caddeler meydanlar hıncahınç doluyken, Boğaz köprülerini tek yönlü trafiğe kapatarak ve başkentte bir iki jet uçurarak darbe başlatılmaz.”

Başka ne konuşuyorlar?

Kafalarındaki sorulara cevap bulunca, nihai olarak şöyle bir yorum yapıyorlar.

Daha doğrusu, tahmin yürütüyorlar…

TAHMİN 1-Darbe bütün ayrıntılarıyla planlandı, bütün komutanlar işin içindeydi, ancak darbe deşifre olunca üst düzey komutanlar son anda vazgeçtiler, diğerleri cascavlak ortada kalınca sağa sola serseri mayın gibi saldırdılar… Ne yapacaklarını bilemediler… Darbenin bölük pörçük görünmesinin ve başarısız olmasının nedeni bu!

TAHMİN 2-Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde darbe kıpırtıları vardı. Bu durum, üst düzey bazı komutanlar tarafından zirvedekilerle paylaşıldı. Aldıkları talimat doğrultusunda “darbecilik oyunu” oynamaya devam ettiler, son anda da “Biz bu işte yokuz” diyerek diğerlerini ortada bıraktılar. Yani Ordu içindeki bir gruba “darbe oyunu” oynatıldı. Onlar da ortada bırakılmalarının öfkesini, sağı solu bombalayarak çıkardılar.

                                               ********

15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili kafalardaki sorular, yorumlar ve yapılan tahminler böyle.

Sizlerle paylaşayım istedim.

Katılırsınız, katılmazsınız…

 

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Yargı tasfiye ediliyor da, memlekette adaleti kim sağlayacak?

                                               *******

Adalet Bakanlığı verilerine göre, ülkemizdeki hâkim ve savcı sayısı 14 bin 661.

Bu kadar hâkim ve savcı ülkemizin ihtiyacına yetiyor mu?

Yetmiyor…

Ne adliye binaları ihtiyacı karşılayabiliyor…

Ne de hâkim ve savcı sayısı yetiyor…

Durum böyleyken, “Yargıda cemaat operasyonu” denildi, önceki gün 2745 hâkim ve savcı açığa alındı.

Yetmedi, bu hâkim ve savcılar için gözaltı kararları çıkarıldı.

Dün bu satırlar yazılırken hepsi evlerinden polisler tarafından toplanıyordu.

Türkiye’yi verdim, bu 2745 hâkim ve savcının 71’i Kocaeli’nden.

55’i adli yargı, diğerleri idari yargıdan…

Bu arada mevcut “hâkim ve savcı havuzu”ndan 1800 civarında yargı mensubu da 20 Temmuz’dan itibaren çalışmaya başlayacak “Bölge İstinat Mahkemeleri”ne atandı.

Toplayın ikisini, beş bine yakın hâkim ve savcı eder.

Geriye kalan 9 bine yakın hâkim ve savcı, hangi adliyenin hangi mahkemenin ihtiyacını karşılayacak?

Önümüzdeki günlerde adliyelerdeki kaosa hazırlıklı olun!

Anadolu’daki bazı adliyelerde hizmetler tamamen duracak.

Davalar uzayacak, vatandaş mağdur olacak.   

Yargı, hukuk, adalet zaten yerlerde sürünüyordu, bundan sonra daha da kötü olacak.

AKP; yargı hizmetini iyileştireceğine, kötüleştirmek için elinden gelen her şeyi yapıyor.

 

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Atatürkçüler de mi tasfiye ediliyor?

                                      ********

Dün, açığa alınan ve haklarında gözaltı kararı çıkarılan Kocaeli’deki hâkim ve savcıların listesine baktım.

Bazılarını tanıyorum…

Bu operasyonun adını ne koymuşlardı?

“Yargıda cemaat operasyonu…”

İyi de listedeki bazı isimlerin “cemaat”le ilgilerinin olması mümkün değil.

Atatürkçü, cumhuriyetçi, laik, çağdaş insanlar…

Aklıma şu geliyor.

Bunlar, cemaat operasyonu yapıyoruz deyip Atatürkçüleri de aynı kazana atacaklar.

 

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

“Yüksek yargı”ya bu terör üyelerini kim atadı?

                                      *******

Çok ilginç şeyler oluyor, çokkkk!

Yargıda cemaat operasyonu yapıldı, 2745 savcı ve hâkim önce açığa, sonra gözaltına alındı ya…

Bunlardan 140’ı Yargıtay, 48’i ise Danıştay üyesi!

Yani toplam 188 yüksek yargı mensubu, silahlı FETÖ terör örgütü üyesi oldukları iddiasıyla gözaltına alındılar.

Sadece bunlar değil…

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 5 üyesi de, yine aynı örgüte üye oldukları iddiasıyla gözaltına alındı.

Ve Anayasa Mahkemesi’nin 2 üyesi…

Ülkemizin en tepedeki yargı organı olan Anayasa Mahkemesi’nin iki üyesi de, yine FETÖ suçlamasıyla gözaltında.

Vay arkadaş, şu vahim durumumuza bir bakın, Anayasa Mahkemesi’nden 2, HSYK’den 5, Danıştay’dan 48, Yargıtay’dan 140 üye, toplam 195 yüksek yargı mensubuna “terörist” suçlaması yapılıyor.

İyi de, bu teröristler(!) bu yüksek yargı organlarına hangi iktidar döneminde tayin edilmiş?

AKP döneminde…

Madem bu 195 yüksek yargı mensubu teröristi de, bu teröristleri yüksek yargı organlarına neden atadınız?

Efendim, biz bilmiyorduk, bizi aldattılar…

Olmaz böyle bir şey!

Yıllarca aynı yatağı paylaşan karı-kocanın kavgasının bedelini bu millete ödetmek, olmaz!

 

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Bu darbecileri, bu makamlara kim atadı?

                                      *******

Darbe yapan isimleri de sorgulayalım…

Generalleri, amiralleri alt alta yazın ve sorun.

Bu isimleri kim terfi ettirdi?

Bu isimleri bulundukları görevlere kim atadı?

Hiç sormadılar mı, soruşturmadılar mı?

Bizim istihbarat birimleri uyuyor mu?

Şimdi millete dönüp, darbeciler için de mi “Aldatıldık” diyecekler?

Darbeci dediğin, bir kişi değil, üç kişi beş kişi değil!

Yüzlerce, binlerce…

Şimdiye kadar bunlar Ordu içinde nasıl olur da fark edilmez?

Fark edilmediyse, bunun sorumlusu kim?

Tamam, darbe yapanlar suçlu…

Darbecileri o makamlara getirenlerin hiç mi suçu yok?

Bir şeyin sonunda bir hata varsa, başında da bir hata vardır…

Ordu’yu doğru dürüst yönetememişsen…

Ordu’ya art niyetli kişiler, darbeciler dolmuşsa…

Sonunda böyle binlerce kişinin canı yanar, ülkemiz her yönden perişan olur.

 

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Mehmetçiğin boğazını kesen soysuza neden kimse bir şey demiyor?

                                               ******

Şu halimize bakın!

Anadolu’nun bağrından kopup gelen yiğit bir delikanlı, İstanbul’da asker…

Komutanı, “Git köprüyü kes” demiş, o da gitmiş görevini yapıyor…

Bir soysuz, “Vay sen darbecisin” diye üzerine çullanıyor ve üzerinde taşıdığı bıçakla askerin boğazını kesiyor…

IŞİD’cıdan ne farkı var bu soysuzun?

Bu olaydan sonra neden herkes suspus?

Fırsat bu fırsat deyip dinciler de darbe yaptılar.

Allah bu millete acısın!

Ne diyeyim?

 

 

 

Bu yazı toplam 3958 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
kuzeyyıldızı41
17 Temmuz 2016 Pazar 20:25
20:25
İsmet ÇİĞİT e sorunuz. o darbeye sevinen birilerini biliyorum diyor. Bencede vardır. Tayyip gitsinde nasıl giderse gitsin diyenler cok var bu memlekette
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim