• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Kocaeli : 12 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 12 °C

20 baro başkanının ortak bildirisi ve anayasaya saygı

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, hafta sonunda İzmit’te önemli bir toplantı vardı.

Marmara bölgesi genişletilmiş baro başkanları toplantısı…

Toplantı, Kocaeli Baro Başkanı Av. Sertif Gökçe ile Sakarya Baro Başkanı Av. Zafer Kazan’ın ev sahipliğinde Wellborn Otel’de yapıldı.

Toplantıya; İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın, Bilecik, Çanakkale, Edirne, Manisa, Uşak, Antalya, Balıkesir, Bursa, Denizli, Kırklareli, Kütahya, Muğla, Tekirdağ ve Yalova baro başkanları da katıldı.

Başkanlar, gün boyu devam eden toplantılarda ülkemizin güncel sorunlarını değerlendirdiler, sonunda 7 maddelik bildiri yayınladılar.

Bildirinin ilk iki maddesi çok önemli!

MADDE 1-Ülkemizin, içinden geçtiği bu sıkıntılı ortamda her zamankinden fazla hukuka, hukuk güvenliğine, birlik ve beraberliğe, huzura, yurtta ve cihanda sulh ilkesine ihtiyacı vardır.

MADDE 2-Hukuk devletinde tüm kişi ve kurumların, işlemin temel meşruiyet kaynağı, Anayasa, Anayasa’ya ve hukuka saygı, Türk milleti adına karar veren yargının (bağımsız ve tarafsız olması kaydıyla) kararlarına uyulması ve saygı gösterilmesidir. Bu açıdan; Anayasa’ya ve anayasal bir kurum olan yargı kararlarına en çok saygı göstermesi gereken makam da; 103. madde uyarınca Anayasa’ya ve hukuka uymaya ant içen ve yine 104. maddeye göre  “Anayasa’nın uygulanmasını gözetmekle” görevli ve yükümlü Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Anayasanın 11. maddesine göre Anayasa hükümleri tüm kişi ve kuruluşları, bu arada bu makamı da bağlamaktadır.

Bu açıdan yetkili ve sorumlu tüm kişi ve kurumları Anayasa’ya, hukuka, yargı kararlarına saygılı olmaya, yargıya emir vermek, tavsiye ve telkinde bulunmak gibi fiillerden kaçınarak Anayasa’nın 138. maddesine uygun davranmaya davet etmekteyiz. Her kişi ve kurumun meşruiyeti, Anayasa’ya ve hukuka uyduğu oranda mevcuttur.

***

Ne diyorlar baro başkanları?

*Her zamankinden daha fazla hukuka ihtiyacımız var.

*Her zamankinden daha fazla “hukuk güvenliği”ne ihtiyacımız var.

*Her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe, huzura, yurtta sulh cihanda sulh ilkesine ihtiyacımız var.

*Hukuk devletinde tüm kişi ve kurumların meşruiyet kaynağı anayasadır.

*Anayasaya ve anayasal bir kurum olan yargı kararlarına en çok saygı göstermesi gereken makam, cumhurbaşkanlığı makamıdır. Anayasa hükümleri; tüm kişi ve kuruluşları, bu arada cumhurbaşkanlığı makamını da bağlar.

*Yetkili ve sorumlu tüm kişi ve kurumları anayasaya, hukuka, yargı kararlarına saygılı olmaya davet ediyoruz.

Ve şu son cümle:

*Her kişi ve kurumun meşruiyeti, anayasaya ve hukuka uyduğu oranda mevcuttur.

***

20 baro başkanının bildirisi, her cümlesinin altı çizilecek bir bildiri!

Şimdi diyeceksiniz ki, “Türkiye’de 81 il var, bu görüş en nihayet 20 baro başkanının görüşü!”

Böyle bir oranlama yanlış olur.

Yukarıda isimlerini verdim…

Aralarında İstanbul barosu var, Ankara barosu var, İzmir, Bursa, Antalya baroları var…

Bu 20 baroya kayıtlı avukat sayısı, tüm barolara kayıtlı avukatların yüzde 75-80’nidir.

İşte bu nedenle açıklanan bildiri çok önemli!

Neredeyse bu ses, Türkiye’deki avukatların tamamına yakınının ortak sesi denebilir.

Bildiride imzaları bulunan baro başkanlarını kutluyorum.

Tarihe not düştüler.

Anayasa Mahkemesi’ne destek verdiler.

Ülkemizin sahipsiz olmadığını gösterdiler.

 

Sahi, şu “kadınlar günü” kutlaması da neyin nesi?

Açık söyleyeyim, sinir olduğum günlerden biri de “kadınlar günü”!

Ne demek “kadınlar günü”?

Yılda bir gün kadınların da, diğer günler erkeklerin mi?

Düpedüz, kadınları aşağılayıcı bir uygulama!

“Alın size bir gün, o gün sizi allarız ballarız, diğer günler sakın sesinizi çıkarmayın” mı demek?

Ne demek?

Bakıyorum da, herkes bu uyduruk günü kutlayıp “etkinlik yapmış görünme”nin peşinde.

Toplantılar, kadınlarımızı göklere çıkaran konuşmalar, şiir okumalar, demeç vermeler gırla gidiyor…

Ya yarın?

“Kadınlar günü” biter, kadınlar unutulur.

Ta ki, bir yıl sonraki “kadınlar günü”ne kadar…

Tam bir saçmalık!

Tam bir deli zırvası!

***

Siyasi partilerde, derneklerde “kadınlar kolu” kurulmasına da sinir oluyorum.

Sanki okullardaki “müsamere kolu” gibi…   

Ne demek Allah aşkına “kadınlar kolu”?

Hani kadın-erkek eşitliği vardı?

Hani evde, çalışma hayatında, sosyal hayatta kadınla erkek eşitti?

Demek siyasette kadın-erkek eşitliği yok!

Yok ki, erkekler lütfediyorlar kadınlar için ayrı bir “kol” kuruyorlar.

“Yaa görüyorsunuz, biz sizi düşünüyoruz, bu iyiliğimizi unutmayın, siz bir araya gelip biraz eğlenin” demeye getiriyorlar.

Biliyorsunuz, bazı partilerde bir de “kadın kotası” zırvalığı var.

Yine erkekler lütfediyorlar, yönetimlerde ve adaylıklarda kadınlara “kota” veriyorlar.

Bu da kadınları aşağılamanın tam daniskası!

***

Bizim toplumda bir şey daha dikkatimi çekiyor…

“Kadının adı yok” diyoruz ya…

Gerçekten yok!

Ne kendi var, ne de adı…

Bazı kadın adlarına dikkat ettiniz mi?

Erkek isimlerinin sonuna sadece (e) harfi ekliyoruz, oluyor kadın ismi.

Yani kadının değeri sadece bir harf!

Örnek mi ararsınız…

*Remzi-Remziye…

*Fethi-Fethiye…

*Sabri-Sabriye…

*Naci-Naciye…

*Zeki-Zekiye…

*Nuri-Nuriye…

*Ruhi-Ruhiye…

*Ali-Aliye…

*Cahit-Cahide…

*Kerim-Kerime…

*Naşit-Naşide…

*Cemil-Cemile…

*Nazif-Nazife…

*Emin-Emine…

*Şerif-Şerife…

*Bedri-Bedriye…

*Vahit-Vahide…

*Şükrü-Şükriye…

*Lütfü-Lütfiye…

Aklıma geliverenler bunlar.

Araştırın bakın daha böyle pek çok isim bulacaksınız.

Söylemek istediğim şu:

Toplumumuzda kadının ne adı var, ne değeri var.

Kadına adeta “insan dışı bir yaratık” muamelesi yapıyoruz.

Bu yazı toplam 1743 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
meltem
07 Mart 2016 Pazartesi 22:59
22:59
anayasa mahkemesi önce fetö nün güdümünden çıksın da ondan sonra adalet vs mevzusu yapılır. bu solcuları anlamak mümkün değil her tarafa öpücük veren tiplere benzer oldular. yeri gelince anayasa ya saygı duy yeri gelince yargı bağımsız değil şakamısınız siz ?
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim