• BIST 106.991
  • Altın 151,930
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 9 °C

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladık

Tarık Bağdat

23 Nisan 1935 yılından itibaren kutlanan, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal bayramı. 23 Nisan 1920 yılında TBMM'nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanıyor. Beraberinde Çocukları Koruma Cemiyeti (Himaye-i Etfal Cemiyeti)’nin 23-30 Nisan'ı Çocuk Haftası ve haftanın ilk gününü de çocuk bayramı ilan ediyor.
Bu iki bayram 23 Nisan 1935 yılında, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı adı altında bir araya getiriliyor. Çocuk bayramı, savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukları bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımakta idi. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, UNESCO'nun 1979'u Çocuk Yılı olarak duyurmasının ardından, Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliğini başlatarak, bayramı uluslararası düzeye taşımıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920, ulusumuzun babadan oğla geçen saltanat yönetimini yıkarak halkın kendisini, seçtiği temsilcileri aracılığı ile yönetmeye başladığı günün adıdır. Mustafa Kemal Atatürk, ilk Meclisin açıldığı 23 Nisan 1920 gününü çocuklara armağan etmiştir.
Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır.
Diğer bir değişle 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı “egemenliğin ulusta olduğu düşüncesinin kabul edildiği” gündür. Aynı zamanda Çocuk bayramımızdır. Mustafa Kemal Atatürk, bir konuşmasında şöyle diyor:
“Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir”
Bugün Ulusal Egemenlik ifadesi, sadece kâğıt üzerinde vardır. Türkiye uzun yıllardır dışarıdan yönetilmeye başlanmış. ABD ve güdümündeki AB’nin direktif ve talimatları bağımsızlığımızı tartışılır konuma getirmiştir.

Çocuk Bayramı’nda çocuklarımız
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesini Türkiye'nin 1990 yılında imzalamasına rağmen, çocuk hakları konusunda istenilen ölçüde ilerleme kaydedildiği söylenemez.
Türkiye'de hâlâ çok sayıda çocuğun anayasal hak olan eğitim hakkından yararlanamadığını bilmekteyiz. Türkiye'de 40 bini aşkın çocuğun sokakta yaşıyor olması, yılda 7 bini aşkın çocuğun tecavüze, tacize uğruyor olması, haklarında koruma kararı alınan ve SHÇEK'de barınan 15 bine yakın çocuğun yüzde 19’unun anne ve babası tarafından ihmal veya istismar edildiği gerçeği ortadadır.
Suça itilen çocuk sayısı yılda yüzde 5 ile 10 oranında artarken, yılda ortalama 150 bine yakın çocuk mahkemeye çıkarılıyor. Sokakta yaşayan çocukların yüzde 37'si Doğu ve Güneydoğudan göç etmiş ailelerin çocukları. Bu çocukların yüzde 11'i de hiç okula gitmemiş çocuklardan oluşuyor. Bu çocukların yüzde 52'si ise madde kullanmaya eğilimli çocukları oluşturmaktadır.
Son yıllarda çocuklara yönelik cinsel taciz ve tecavüzler kanımızı donduran gelişmelerle devam ediyor. Ve maalesef olan bitene hep birlikte tanıklık ediyoruz. Artık bu tür olaylara tanıklık etmek istemiyoruz.
Eğitimi paralı yapacaksınız, okul kitaplarınızda; “Annenin görevi: Evinde en güzel yemekleri pişirip çocukların temizliğine itina ile bakmak, çocukların dersleriyle ilgilenmektir. Babanın görevi: Para kazanıp evinin ihtiyaçlarını karşılamaktır” diyeceksiniz, ardından da “HAYDİN KIZLAR OKULA” çağrıları çıkaracaksınız. Tek gaye toplumun gelişmişliğini sağlamak, eğitim seviyesini yükseltmek değil göz boyamaktan ibaret.
Eğitimin ticarileştirildiği, yerli ve yabancı tekellere satılarak ülke kaynaklarının gün geçtikçe daha da daraltıldığı, dolayısıyla da istihdam sorununun her geçen gün büyüyerek karşımıza çıktığı koşullarda, göğsümüzü gererek “işte çocuklar sizin aydınlık yarınlarınız” deme şansımız maalesef yok.
Mustafa Kemal Atatürk, bu günü çocuklara bahşetmiş etmesine de, koca koca insanlar çocukların geleceğini ucuz oyuncak gibi yok etmişler bir kalemde. Artık onların sadece umutları var. Geleceğimiz çocuklarımızın umutlarının gerçeğe dönüşeceği güne ulaşmaları dileğiyle tüm çocukların bayramını kutlamak istiyorum.
Çocuklar! Savaşsız, sömürüsüz bir dünya yaratmak sizin eseriniz olacaktır, bayramınız kutlu olsun.

Bu yazı toplam 676 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim