• BIST 104.918
  • Altın 146,889
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1825
  • Kocaeli : 26 °C
  • İstanbul : 27 °C
  • Sakarya : 26 °C

24 Nisan yaklaşıyor, Türkiye yine kıskaca girecek

M.Tanzer Ünal

“24 Nisan” da neyin nesi demeyin!

24 Nisan, Ermeni lobisinin ve Türkiye düşmanlarının gayretiyle dünyada artık beyinlere kazındı.

Neymiş?

Türkler, 1915 yılında Ermenileri katletmiş…

Tarihte yaşanan bazı olaylar uluslararası güçler tarafından çarpıtılarak formatlandı, yıllardır ülkemiz aleyhine kullanılıyor.

O “sözde soykırım”ın bu yıl 100. yılı…

Türk ve Türkiye düşmanları, harıl harıl 24 Nisan’a hazırlanıyorlar.

Bizimkiler mi?

Bizimkilerin nelerle uğraştıklarını görüyorsunuz.

Ivır zıvır şeyler…

Önümüzde seçim de var, bu konunun gündemlerinde olduğunu sanmıyorum.

Kim bilir, belki “bir muktedir” çıkıp Ermenilerden özür bile dileyebilir.

 

Biz çalışmıyoruz, başkasının çalışmasını da değerlendirmiyoruz

Elimde bir “açıklama” var.

Altında ABD üniversitelerinde görevli 69 bilim insanının imzası…

Hepsi de “Osmanlı araştırmaları” ve “Ortadoğu” üzerine uzman!

“ABD Temsilciler Meclisi Üyelerinin Dikkatine” başlıklı bir açıklama metni hazırlamışlar ve bunu kamuoyuyla da paylaşmışlar.

Bu açıklamanın yapıldığı tarih mi?

19 Mayıs 1985.

Yani 30 yıl önce… 

Konuya ilgi duyan birisi olarak, ben şimdiye kadar bu “açıklama”ya rastlamadım.

Eğer siz rastladıysanız, bunu benim eksikliğim olarak görün!

İsterseniz önce ABD’li 69 akademisyenin o ortak açıklamasını hep birlikte okuyalım, sonra da söylemek istediğimizi söyleyelim.

Açıklama şöyle:

“ABD Temsilciler Meclisi Üyelerinin Dikkatine:

Türk, Osmanlı araştırmaları ve Ortadoğu üzerine uzmanlaşmış, aşağıda imzaları bulunan Amerikalı akademisyenler (69 kişi), ABD Temsilciler Meclisi'nin 192 sayılı kararında kullanılan dilin birçok açıdan yanıltıcı ve/veya yanlış olduğu görüşündedirler.

'İnsanlıkdışı Davranışları Anma Milli Günü' kavramına tam olarak destek vermemize karşın, söz konusu metinde dikkat çekilen aşağıdaki kısmı kabul edilemez buluyoruz:

... Türkiye'de 1915 ve1923 yılları arasında gerçekleştirilen soykırımın kurbanları olan 1,5 milyon Ermeni kökenli insan..."

Çekincelerimiz 'Türkiye' ve 'soykırım' sözcüklerinin kullanılması konusunda odaklanmakta olup aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

14. yüzyıldan 1922'ye kadar, günümüzde Türkiye olarak, daha doğrusu 'Türkiye Cumhuriyeti' olarak adlandırılan alan, çok dinli, çok uluslu bir devlet olan Osmanlı İmparatorluğunun bir parçasıydı. Nasıl Habsburg İmparatorluğunu günümüz Avusturya Cumhuriyeti ile eş saymak yanlışsa, Osmanlı İmparatorluğunu, Türkiye Cumhuriyeti ile bir tutmak da yanlıştır.

Günümüz Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 yılında kurulmasıyla sonuçlanan Türk devrimiyle 1922'de tarih sahnesinden silinmiş olan Osmanlı İmparatorluğu, şu anda Güneydoğu Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da bulunan ve sadece bir tanesinin Türkiye Cumhuriyeti olduğu 25'ten fazla devletin topraklarını ve halklarını bünyesinde barındıran bir devletti. Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı zamanında gerçekleşen hiçbir olaydan sorumlu tutulamaz. Ancak kararda 'Türkiye' adını kullanarak kararı yazanlar 1915 ve 1923 yılları arasındaki 'soykırım'ın sorumluluğunu Türkiye'ye yüklemek istemişlerdir.

'Soykırım' suçlamasına gelince, bu açıklamayı imzalayanların hiçbiri Ermenilerin çektikleri acıların boyutlarını küçümseme amacını taşımamaktadır. Aynı şekilde söz konusu bölgedeki Müslüman halkın da acılarının farklı şekilde değerlendirilemeyeceği görüşündeyiz. Şu ana kadar ortaya konan kayıtlar, toplumlararası bir iç savasın, (Müslüman ve Hıristiyan gruplar arasındaki) Birinci Dünya Savaşı sırasındaki bulaşıcı hastalıklar, kıtlık ve Anadolu ve çevresindeki alanlardaki katliamlar ve acılar ile daha da karmaşık bir hale geldiğine işaret etmektedir.

Gerçekten de söz konusu yıllar boyunca, bölgede, geçen on yılda Lübnan'da yaşanan trajediden çok farklı olmayan bir sürekli savaş durumu yaşanmıştır. Hem Müslüman hem de Hıristiyan nüfus arasındaki kayıplar büyük rakamlardadır. Ancak saldırgan ve masum olanı ayırt edebilmek, çok sayıda Hıristiyan kadar Müslüman’ın da içinde bulunduğu Doğu Anadolu halkının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayların nedenlerini belirleyebilmek için tarihçilerin ulaşmaları gereken daha birçok belge ve bulgular vardır.

Tarihi devlet adamları ve politikacılar yapar, bilim adamları ise yazar. Bu sürecin işlemesi için bilim adamlarına, geçmişteki devlet adamları ve politikacıların yazılı kayıtlarına ulaşabilme şansı verilmelidir Şimdiye kadar, konuyla ilgili olan Sovyetler Birliği, Suriye, Bulgaristan ve Türkiye'nin arşivlerinin büyük kısmı tarihçilere kapalı tutulmuştur. Bu arşivlere ulaşılıncaya kadar Temsilciler Meclisinin 192 sayılı kararı kapsamındaki Osmanlı İmparatorluğunun 1915-1923 yılları arasındaki tarihi tam olarak bilinemez.

Biz ABD Kongresinin bu ve bununla ilgili konularda tarih arşivlerinin tam olarak açılmasını teşvik etmesi ve tarihsel olaylar hakkında, tam aydınlığa kavuşturulmadan ithamlarda bulunmaması gerektiğine inanıyoruz. Temsilciler Meclisinin 192 sayılı kararındaki gibi ithamlar kaçınılmaz olarak Türkiye halkı hakkında adaletsiz yargılara varılmasına ve belki de tarihçilerin bu trajik olayları anlamakta kaydetmeye başladıkları gelişmeye zarar verilmesine yol açacaktır.

Yukarıdaki yorumların da gösterdiği gibi, Osmanlı Ermenilerinin tarihi, tarihçiler arasında sıkça tartışılan bir konundur ve tarihçilerin bir çoğu da 192 sayılı karardaki ifadelere katılmamaktadır. Kongre bu kararı kabul ederse, tarihsel sorunun hangi yanının doğru olduğuna yasa yolu ile karar vermeye çalışmış olacaktır. Tarihsel olarak şüpheli varsayımlara dayalı böylesine bir karar, sadece dürüst tarihsel araştırmaya zarar verir ve Amerikan yasama sürecinin güvenirliliğini sarsar.

19 Mayıs 1985

*Prof. Dr. Rıfaat Abou-El-Haj, Tarih, California State Üniversitesi
*Doç. Sarah Moment Atis, Türk Dili ve Edebiyatı, Wisconsin Üniversitesi
*Doç. Darl Barbır, Tarih, Siena Yüksekokulu (New York)
*İlhan BAŞGÖZ, Ural-Altay Çalışmaları Bölümü Türk Araştırmaları Programı Direktörü, İndiana Üniversitesi
*Prof. Daniel G. Hates, Antropoloji, New York Şehir Üniversitesi
*Prof. Ülkü Bates, Sanat tarihi, New York Şehir Üniversitesi
*Prof. Gustav Bayerle, Ural-Altay Çalışmaları, Indiana Üniversitesi
*Prof. Andreas G. E. Bodroglifetti, Türk ve İran Dilleri, California Üniversitesi
*Doç. Kathleen Burril, Türk Araştırmaları, Columbia Üniversitesi
*Prof. Alan Fisher, Tarih, Michigan Üniversitesi
*Prof. Timothy Childs, Eğitmen, Johns Hopkins Üniversitesi
*Prof. Shafiga Daulet, Siyaset Bilimi, Connecticut Üniversitesi
*Prof. Roderic Davison, Tarih, Gorge Washington Üniversitesi
*Ord. Prof. Walter Denny, Sanat Tarihi & Yakın Doğu Araştırmaları, Massachussets Üniversitesi
*Dr. Alan Duben, Antropolog, Araştırmacı, New York
*Doç. Ellen Ervin,Türkçe Araştırmalar, New York Üniversitesi
*Prof. Caesar Farah, İslam & Ortadoğu Tarihi, Minnesota Üniversitesi
*Prof. Carter Findley, Tarih, Ohio State Üniversitesi
*Prof. Micfıael Finefrock, Tarih, Charleston Yüksekokulu
*Doç. William Hickman, Türkçe, California Berkeley Üniversitesi
*E. Doç. Frederick Latimer, Tarih, Utah Üniversitesi
*Prof. John Hymes, Tarih, Glenville State Yüksekokulu
*Dr. Heath W. Lowry, Türk Araş. Ens., Inc. Washington D.C.
*Prof. Halil İnalcık, Osmanlı Tarihi, Amerikan Sanat & Bilim Akademisi Üyesi, Chicago Üniversitesi
*Doç. Ralph Jaeckel,Türkçe, California Üniversitesi
*Doç. Ronald Jennings, Tarih & Asya Araştırmaları, Illinois Üniversitesi
*Doç. Cornell Fleischer, Tarih, Washington Üniversitesi
*Prof. Peter Golden, Tarih, Rutgers Üniversitesi
*Prof. Tom Goodrich, Tarih, Indiana Üniversitesi
*Dr. Andrew Could, Osmanlı Tarihi, Arizona, Flagstaff
*Prof. William Griswold, Tarih, Colorado State Üniversitesi
*Prof. Tibor Halasi-Kuv, Türk Araştırmaları, Culombia Profesör
*Ord. Prof. J. C. Hurewitz, Orta-Doğu Enstitüsü eski Direktörü, Colombia Üniversitesi
*Prof. Avgdorlevy, Tarih, Brandens Üniversitesi
*Prof. Bernard Lewis, Yakın Doğu Tarihi, Princeton Universitesi
*Doç. Justin McCarthy, Tarih, Louisville Üniversitesi
*Prof. Jon Mandaville, Ortadoğu Tarihi, Portlant State Üniversitesi
*Prof. Michael Meeker, Antropoloji, California Üniversitesi
*Doç. James Kelly, Türkçe, Utah Üniversitesi
*Prof. Metin Kunt, Osmanlı Tarihi, New York
*Doç. William Ochsenwald, Tarih, Virginia Polytechnic Enstitüsü
*Doç. Robert Olson, Tarih, Kentucky Üniversitesi
*Doç. William Peachy, Yahudi ve Yakın Doğu Dilleri & Edebiyatları, Ohio State Üniversitesi
*Doç. Donald Quataert, Tarih, Hauston Üniversitesi
*Prof. Howard Reed, Tarih, Connecticut Üniversitesi
*Prof. Dank Wart Rustow, Siyaset Bilimi, New York Şehir Üniversitesi
*Doç. Ezel Kural Shaw, Tarih, California Üniversitesi
*Prof. John Masson Simth, JR, Tarih, California Berkely Universitesi
*Dr. Svat Soucek, Türkolog, New York
*Dr. Philip Soddard, Ortadoğu Ens. Direktörü, Washington, D.C.
*Prof. Frank Tachau, Siyaset Bilimi, Chicago, Illinois Üniversitesi
*Robert Staab, Ortadoğu Merkezi Direktör Yardımcısı, Utah Üniversitesi
*Prof. Rhoads Murphey, Ortadoğu Dilleri, Kültürleri ve Tarihi, Columbia Üniversitesi
*Doç. June Starr, Antropoloji, Suny Stony Brook
*Prof. James Stewart-Robinson,Türk Araştırmaları, Michigan Üniversitesi
*Prof. Thomas Naff, Tarih, Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Direktörü, Pennsylvania Üniversitesi
*Doç. John Woods, Ortadoğu Tarihi, Chicago Üniversitesi
*Prof. Pierre Oberling, Tarih, New York Şehir Üniversitesi
*Doç. Madeline Zılfı, Tarih, Maryland Üniversitesi
*Prof. Metin Tamkoç, Uluslararası Hukuk, Texas Tech. Üniversitesi
*Prof. Stanford Shaw, Tarih, California Üniversitesi.
*Dr. Elaine Simith, Türk Tarihi, Emekli Dışişleri Görevlisi
*Doç. David Thomas, Tarih, Rhode Island Yüksekokulu
*Doç. Grace M. Simth, Tarih, California Berkely Üniversitesi
*Doç. Margaret L. Venzke,Tarih, Dickinson Yüksekokulu (Pennsylvania)
*E. Prof. Donald Webster,Türk Tarihi
*Prof. Walter Weiker, Siyaset Bilimi, Rutgers Üniversitesi
*Prof. Warren S. Walker İngilizce, Türkçe Sözlü Hikayeler Arşivi Direktörü, Texas Tech. Üniversitesi

 

Uzun bir yazı oldu…

Gördüğünüz gibi, isimler arasında ABD’de görev yapan Türk akademisyenler de var.

Benim merak ettiğim, bu ve bunun gibi metinlerin, raporların neden Türkiye ve dünya kamuoyuna çeşitli vesilelerle duyurulmadığı…

İşin içinde “beceriksizlik” mi, yoksa “kabullenmişlik” mi var?

Bu konuda sadece mevcut iktidarı suçlamıyorum.

Yıllardır hep “ihmal” ve “aymazlık” var!  

İşin altından ne çıkacak, hep birlikte göreceğiz.

Bu yazı toplam 892 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim