• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 15 °C

24 Temmuz Barış Antlaşması, Karamürsel ve Atatürk

Tarık Bağdat

Ulu önder Atatürk 24 Temmuz 1933 günü milli mücadelede büyük fedakarlıklar yaratan Karamürsel’i ve Karamürsel halkını ziyaret ettiği gün olduğu gibi Lozan Barış Antlaşmasının imzalandığı gündür.
İkinci Dünya Savaşında Osmanlı devleti, Almanlar yanında yer alarak tarihi bir hata yaptı ve sonunda da Almanlarla birlikte yenik sayıldı.
Sevr Antlaşması ile ülkemiz galip devletler tarafından paylaşıldı.
Ege ve Marmara bölgesi Yunanlılara, Antalya İtalyanlara, Güney Doğu illerimiz İngiliz ve Fransızlara, Doğu Anadolu da ki illerimizde Ermenilere tahsis edildi.
Ordumuz dağıldı. 15 Mayıs 1919 günü Yunanlılar İzmir‘imiz e askeri çıkarma yaptı ve Ege bölgesini tümüyle kontrol altına aldı. Bunun yanında Marmara bölgesi işgal edilirken, Orta Anadolu da masum insanlarımızı öldürerek 1071 yılında şehit kanlarımızla kazandığımız ve anavatan olarak yaşamaya başladığımız mukaddes topraklarımız Yunan işgaline maruz kaldı.
Padişah Vahdettin saltanatını korumak için İstanbul da bulunan İngiliz, Fransız, Yunan Generallerinin direktifi altına girdi.
19 Mayıs 1919 günü Mustafa Kemal Atatürk Samsuna ayakbastı. Aziz milletiyle birleşerek işgal kuvvetlerini geldikleri gibi gideceklerine inandığı bir Kurtuluş Destanın başlangıcını yaptı.
Padişah Vahdettin, Mustafa Kemal’e idam fermanı hazırladı, Erzurum da 14 kolordu komutanlığı görevinde bulunan Kazım Karabekir paşaya fermanı infazı için talimat gönderdi.
Vatansever kolordu komutanı Kazım Karabekir paşa Atatürk ü karşılayarak padişahın taahhütnamesini hiçe sayıp “Emrinizdeyim Komutanım “dedi.
Yurdumuzun her köşesinde özgürlüğe düşkün, Anavatan topraklarına sahip Aziz milletimiz Mustafa kemal Atatürk ün önderliğinde işgal kuvvetlerine karşı savaşmaya başladı.
Savaşan halkın bir kısmını da Karamürsel in Vatansever halkı oluşturuyordu. Evvela İngilizlere gözdağı verdi, daha sonra da Samanlı dağının eteklerinde mevzilenerek işgal kuvvetlerine karşı savaş başlattı.
Bilecik in İlyas Bey nahiyesindeki garp cephesi karargâhının ihtiyacı olan askeri malzemeyi İstanbul depolarından teknelerine yükleyerek Hersek köyüne hayatları pahasına getirip karadan İlyas Beyliğe kadını, erkeği ile genci, yaşlısıyla sırtlarında atlarla kendilerine emanet edilen malzemeyi garp cephesi karargâhına ulaştırdılar. Bu sayede I. ve II. İnönü savaşları, Sakarya meydan muharebesi, 26 Ağustos, 30 Ağustos zaferleri kazanıldı.
9 Eylül 1922 günü Yunan işgal kuvvetleri İzmir e çıkarma yaptıkları yerden, bu sefer denize dökülerek Yunanistan’a kaçmak zorunda kaldı.
Kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk İzmir in hâkim noktalarından Belkahve’den Yunanlıların kaçışını seyretmiş ve başta söylediği “Geldikleri gibi giderler” sözünü ispatlamış oldu.
Harbin bitiminden sonra İsviçre’nin Lozan şehrinde savaşta taraf olan devletlerin temsilcileriyle barış görüşmeleri yapılmaya başlandı.
İsmet İnönü nün başkanlığındaki Türk heyetinin Azimli çalışmaları sonunda Misak-ı milli hudutlarımız taraflarca kabul edildi.
Bundan dolayı 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış antlaşması özgür yaşamamızın teminatı olmuştur.
Bu olaydan 10 Yıl sonra yani 24 Temmuz 1933 günü Mustafa Kemal Atatürk Karamürsel’imizi onurlandırdı. Lozan Barış antlaşması ile aynı güne getirdiği ziyaret bir çok mesajı içermektedir.
Pir Ali namı ile tanınan Ali Taner’in kahvehanesinde binlerce Karamürselliye milli mücadelede yaptıkları cesurca düşmana karşı savaştan bahsetmiş, bu sayede Lozan kapılarının açılması sağlanarak Lozan Barış Antlaşmasının yapıldığını belirtmiş ve ”- anıldığı gün olan bugün aranızda olmak istedim ve aranıza katılmış oldum” demiştir.
“ Tüm Karamürsel halkını şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum” diyerek konuşmalarını tamamladılar.
Bundan dolayı her yıl Karamürsel’imizin eski belediye binasının önündeki Atatürk anıtının etrafında saygı değer halkımız gururla o mukaddes ve saygın günü kutlar.
Her yıl olduğu gibi bu senede yapılan tören bu sene sade bir tören ile kutlandı
Merhum Yüce Atamızın 24 Temmuz 1933 günü Karamürsel’imizi onurlandırılmasını yaşayan bir Karamürsel olarak anma töreninde ben anlatırdım.
Bu yıl sade bir tören yapıldı ancak inanıyorum ki önümüzdeki yıllarda farklı ve ses getiren panel tarzı kutlamalar yapılacaktır. Törenlere pek halk katılmamaktadır, bundan dolayı daha farklı etkinlikler düzenlenmesi ve neden 24 Temmuz’un seçildiğini halka benimsetecek konferanslar ve seminerler tarihçilerce verilmelidir. Ve o tarihe kadar da eski Belediye binası restore edilmiş hali ile halkın karşısına çıkmaya hazır halde olacaktır. Bunu İsmail YILDIRIM’IN yapacağını biliyor ve kendisine hassas yaklaşımlarından dolayı da güveniyorum. Bana göre binanın kimin yaptığından çok restore edilmiş olması önemlidir.
Toplumun geçmişinden, geçmişindeki fedakârlıklardan haberi olması gerekir. Geçmişinin şanla kurulu ve kahramanlıklarla dopdolu olduğu genç nesillere iyi anlatılmalı, örnek teşkil etmelidir.

Bu yazı toplam 842 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim