• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 11 °C

258 çeşit peyniri olan bir ülkeyi yönetmek kolay mı?

M.Tanzer Ünal

Bilin bakalım bu söz kime ait?
Bu sözü, Fransa’nın efsane yarı başkanı General de Gaulle söylemiş.
Nasıl bir ortamda söylemiş, neden söylemiş, bilmiyorum.
Düşündüm…
Herhalde dedim, peynir çeşidinin fazla olması, toplumda farklı zevk ve düşüncede insanların bulunduğunu simgeliyor.
Eeee, böylesine birbirine aykırı insanlardan oluşan toplulukları yönetmek de kolay değil!
Çünkü her peynir çeşidinin; bir kültürü, bir sosyal yapıyı temsil ettiği düşünülebilir.
De Gaulle zamanında 258 olan peynir çeşidinin bugünlerde 360 olduğu söyleniyor.
Tabii, hepsi de tescilli.
***
Fransa, en fazla peynir çeşidi bulunan ülke!
Peynir, Fransızlar için bir “yaşam tadı”.
Peynirle yatıp peynirle kalkıyorlar.
Ve de bütün dünyaya peynir ihraç ediyorlar.
Hem sanayi, hem tarım, hem de hayvancılık ülkesi…
Fransa’yı Hollanda, Almanya ve diğer küçük Avrupa ülkeleri izliyor.
Bir ülkede hayvancılık gelişmişse süt vardır, süt varsa da çeşit çeşit peynir…

***

Türkiye’de kaç çeşit peynir var?

Yayınlanmış bir veri yok.
Konuya ilgi duyanlar, ülkemizde 190-200 civarında peynir çeşidi bulunduğunu söylüyorlar.
Bunlardan sadece 9’u Türk Patent Enstitüsü tarafından “coğrafi işaret” olarak tescillenmiş.
Hangileri bunlar?
*Kırklareli Peyniri…
*Malkara Eski Kaşar Peyniri…
*Van Otlu Peyniri…
*Yozgat Çanak Peyniri…
*Diyarbakır Örgü Peyniri…
*Erzurum Göğermiş Peyniri…
*Hatay Künefe Peyniri…
*İzmir Tulumu…
*Kabataş Köy Peyniri…
Ya diğerleri?
Diğerlerinin marka tescili yok!
Örneğin, Konya’nın “küflü tulum” peyniri şimdiye kadar neden tescilletilmedi, anlamış değilim.
Bunun gibi daha pek çok peynir çeşidimiz var.
*Erzincan Tulum Peyniri…
*Kayseri Çömlek Peyniri…
*Berendi ve Divle Tulum Peyniri…
*Kars Gravyeri…
*Sarıkamış Karın Kaymağı Peyniri… 
*Varto Keçi Peyniri…
*Ardahan İkizdere Tulum Peyniri…
*Ardahan Küflü Peyniri…
*Erzurum Civil Peyniri…
*Bingöl Salamura Peyniri…
*Sivas Küp Peyniri…
*Tokat Salamura Peyniri…
*Trabzon Telli Peyniri…
*İsli Çerkez Peyniri…
*Ayvalık Kelle Peyniri…
*Aydın Tulum Peyniri…
*Malatya Salamura Peyniri…
*Ege Kopanisti Peyniri…
*Seferihisar Armolası…
*Tire Çamur Peyniri…
*Ezine Peyniri…
*Manyas Peyniri…
*Antep Peyniri…
*Samsun Çiğ Kesik Peyniri…
*Ordu Torba Peyniri…
*Amasya Köy Peyniri…
*Zonguldak Cevizli Kaşar Peyniri…

***

52 peynirin öyküsü

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, güzel bir hizmette bulundu.
Neşe Biber ve Berrin Bal Onur isimli iki “peynir aşığı” kadının, “Peynir Aşkına” isimli kitabını yayınladı.
İki kadın, 15 yıllık çalışma sonunda ülkemizdeki peynir çeşitlerinden 52’sinin öyküsünü yazmış.
Bol fotoğraflı, sükseli bir kitap!
Bir arkadaşımda gördüm, çok beğendim, en kısa zamanda ben de alacağım.
Eğer siz de “peynir aşığı” iseniz, mutlaka bu kitabı sizler de edinip okuyun!

***

Türkiye’de de 190-200 çeşit peynir olduğuna göre…

Yazının başına dönersek…
General de Gaulle ne demişti?
“258 çeşit peyniri olan bir ülkeyi yönetmek kolay mı?”
Eeee, ülkemizde de o kadar olmasa bile 190-200 çeşit peynir var.
Demek, Türkiye’nin yönetimindeki zorluk, peynir çeşitliliğinin fazlalığından geliyor!

______________________________________________________________________

Titanic Kemancıları

“Kaptan “Çalın” diyordu…
Kemanlar çaldığına göre gemi batmıyor” diye düşünenler, devrilen sancak direklerini sorgulamadılar bile…
Ülkenin yurtseverleri, Atatürkçüleri, cumhuriyete gönül vermiş aydınları…
Bu ülkeyi kuran güç, koca Türk ordusunun komutanları, şerefli subayları…
Bilim adamları, hocalar, gazeteciler, yazarlar alınıp götürüldüğünde, kemancılar çaldılar…
Hukuk, eğitim, bürokrasi çöktüğünde… Üniversiteler, medya, sendikalar, devrimin getirdiği kurumlar çöktüğünde, kemancılar çaldılar…
Bu sıradan bir çarpma değildi… Buzdağının görünmeyen yanı vardı…
Karanlık bir gecede devletin omurgası parçalanıp gövdesi gömülürken, dinleyin, Titanic kemancıları çalmaya devam ediyor.
Bir ülkenin neresinde hadise varsa, nerede sorun, nerede acı, nerede isyan, nerede rezalet, nerede kahır…
Oraya yetişmek gibi bir günahın ürünü her bir yazı… Yazılarım kaybolsun istemedim. Onları emanet edecek en iyi yeri seçtim. Kimler için yazdıysam onlara… Size emanet yazılarım.”
***
Bekir Coşkun, “Titanic Kemancıları” isimli kitabını bu cümlelerle tanıtıyor.
Bir dönemi anlatıyor bu yazılar!
Ben okudum, beğendim, sizlere de öneriyorum.

  

Bu yazı toplam 2523 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim