• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 5 °C

30 yılda tek şey öğrendim: Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir...

Hakan Yağcıoğlu

Dün itibariyle 30. yıla adım attık…

29 yıllık meslek hayatımızı geride bıraktık…

Yeni ufuklara yelken açtık…

Kocaelispor ve Kocaeli spor camiasında geçen, zaman zaman yayın koordinatörlüğüne kadar yükselen, yayın yönetmenliğine ulaşan, ulusal basında köşe yazarlığına kadar çıkan bir çizgimiz oldu…

Bu süre içerisinde bol bol insan biriktirdik…

Kıskananımız da oldu…

Kıskanarak sevenimiz de oldu…

Karşılıksız sevenimiz de…

Birçok arkadaşımı bu mesleğe kazandırdım…

Kazandırdım diyorum...

Hiçbir zaman yetiştirdim diye yazmadım. Ya da yazmamaya gayret ettim…

Çünkü benim için insan, içindeki cevheri bilir, ama dışarı çıkarmada tecrübesiz olabilir…

Ben sadece o cevheri ortaya çıkarmaya davet ettim, imkan sundum ve bilgilerimi aktardım…

Çünkü benim büyüklerim de beni böyle yetiştirdiler ve içimdeki cevhere güvenerek destek verdiler…

Ben de onları mahcup etmemeye çalıştım…

Tabii bilerek mahcup etmişliğim olmuştur ama, dedim ya bilmeyerek…

Dedim ya…

Hep insan biriktirdim…

İyisiyle, kötüsüyle…

Hatalarıyla, sevaplarıyla…

Çünkü kötü insan yoktur…

Kötü olacağına kendini inandırmaya çabalayan insan vardır…

 

***

 

Metin Karan ağabeyim, bu mesleğe başlamadan önce benim idolümdü…

Onun maç dakikalarını ve Pazar’dan Pazar’a Köşesini merakla ve heyecanla okurdum…

Bir gün, gazeteye girmemden bir kaç ay önce…

Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen hakemler derneği (ki ben de babam tarafından orada büyütüldüm) Turnuvası’nda Şahin Muhasebe diye bir takımımız vardı…

Nami Şahin ağabeyin…

Kocaeli Gazetesi de katılıyordu salon turnuvasına…

Sene 1986 yaz ayları…

Bizim maçtan önce tribünde oturan Metin Karan ağabeyin yanına gittim sessizce…

Tek başına maç izliyordu…

Yanına oturdum ve çekinerek tanışmak istediğimi söyledim…

Yaş henüz 18…

Tanıdığım en beyefendi, en kibar, en kültürlü ve en gerekçi adamdı o…

Ona hiç ama hiç saygısızlık yapmam, yapmadım…

En büyük onurum budur…

Onlara karşı oynadığım maçta 2 gol attım…

Elendiler…

Kaleci rahmetli Metin Uzuner ağabeyimdi…

Hep bana kızdı, ama sevdi de…

Kornerden iki gol atmıştım ona…

Sonra Metin ağbaleyimin yanında işe başladım…

TRT Radyosunda Kocaelispor maçlarıyla ilgili, gece 21.15’teki radyo konuşmalarını dinleyerek büyüdüm…

Hep kıskandım ama hep sevdim ve saygı duydum…

Daha iyisini yapmaya çabaladım…

Gittim ulusal basında köşe yazarlığı yaptım…

Hep onu geçmek için…

Ama saygı ve sevgiyle…

Ve hayatımın en kritik kararlarında da hep yanımda oldu…

Hep onu dinleyip, ayağımız üzerinde dikilmeye çabaladım…

Metin ağabeyime bilerek bile olsa saygısızlık yapmadım…

Bugünlere gelmemde büyük katkısı vardır…

Ve o kadar kıskanıp geçmek isterdim…

Ama nafile…

Kolay değilmiş ustanın önüne geçmek…

 

***

 

Ve iki itiraf…

Servisimizde, Rahmetli Ali Aydemirer ağabeyimin ambalajından yeni çıkmış Nikon F6 makinesini düşüren vardı. Ben sadece şahit oldum, ama adamın sıfır makinesinin köşesi ezilirken, sesini bile çıkarmadı…

Ben aradan geçen tam 28 sene sonra, vefatından kısa süre önce, bu makineyi düşüreni söylemedim, ama benim olaya şahit olduğumu söyleyerek helallik aldım…

Ali ağabey öyle gitti…

Metin ağabeyime de Pazar günü bir itirafta bulundum…

1986 yılında beni Darıca’ya gönderirdi…

Çömezdim tabii ki…

Ama akılda Kocaelispor maçı var…

Yok o zaman öyle, elini kolunu sallayıp muhabir olarak Kocaelispor maçına gitmek…

Nerdeee…

Ben de Darıca’dan dönüşte, gazeteye giderken İsmetpaşa’da iner, tribünlere çaktırmadan girer, 10 dakika da olsa Kocaelisporum’un maçını izlerdim…

Pazar günü Çengelköy maçından dönerken de Metin ağabeyimi gördüm ve ‘bak ağabey artık büyüdüm… Sana sormadan ve izin almadan, kendi başıma gidiyorum Kocaelispor maçını bol bol izliyorum” dedim…

Kibar adam benim abim…

Güldü…

Hakkını helal etsin o da…

Bene bu seneler içerisinde sahip çıkan, destek veren, ekmeğimi tutmaya yardımcı olan, yaşları benden küçük olmasına rağmen bana yol gösteren, küçük de olsa büyük de olsa, yaşıtım da olsa sevgi ve saygıyla dinlediğim, gençken hatalarımı görüp düzeltmeme çabalayan herkese çok çok teşekkür ederim…

Hepsi hakkını helal etsin…

 

***

 

Bendeniz de…

Çukurbağlı Hakan

Efendim…

Bize emanet bu köşede, bu yazıyı tamamen kendime ayırdığım için özür dilerim..

30 senemi kutlayan ya da kutlayamayan, ya da kutlamayan herkese çok çok teşekkür ederim…

 

***

 

Hayat dediğin bir anlık buluşma…

İyi ki sizle buluşmuşum…

Ne mutlu…

 

**

 

Küçüklerimle tavsiyem…

Kalp kırmayın…

Süleymaniye’yi bile iki işçiyle yıkarsınız…

Ama bir Süleymaniye’yi yeniden ayağa kaldırmak için bir Sultan Süleyman lazım, bir de Sinan…

Unutmayın…

Bu yazı toplam 795 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim