• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli : -1 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : -1 °C

40 yaşındaki zıpır delikanlının seçim zaferi!

M.Tanzer Ünal

Sakın hakaret ettiğimi sanmayın!

Yunanistan’da seçim zaferi kazanan Aleksis Çipras’ı daha iyi anlatacak başka bir terim bulamadım.

Zıpır, aslında bir hakaret ifadesi değil.

Bir kişilik tarifi…

*Delice tavırlı…

*Delişmen…

 *”Herkes bana ne der” diye düşünmeyen…

*İçinden geldiği gibi konuşan, içinden geldiği gibi hareket eden…

Bence bu tarifler Yunanistan’ın yeni liderine tam uyuyor!

 

Yunanistan’da neler oldu?

“Komşu” da durum yıllardır kötüydü.

*“Yoksulluk” vardı.

*“Yolsuzluk” vardı.

*”İşsizlik” vardı.

*”Rüşvet” vardı.

*”Soygun” vardı.

*”Tembellik” vardı.

*”Üretimsizlik” vardı.

*”Borç” vardı.

*”Aşırı tüketim” vardı.

Şimdi diyeceksiniz ki, “Eee ne olmuş yani, bu saydıklarınız bizde de var.”

Doğru bizde de var.

Türkiye ile Yunanistan’ın “ekonomik yapıları” ve “sosyal sorunları” birbirine çok benzer.

Ama onlarda “sosyal çalkantı” ve “siyasi istikrarsızlık” yaşandı, bizde yaşanmadı.

Nedenini biliyorsunuz…

Yunanistan yönetimi, fakirlerine her ay “ölmeyecekleri kadar” yardım yapamadı, Yunan fakiri bu nedenle sokağa döküldü.

Çıkan olaylar, siyasi istikrarsızlığa neden oldu.

Bizde ise yukarıda Allah var AKP iktidarı, her ay 13 milyon kişiye “ölmeyecekleri kadar” yardım yaparak onların sokağa dökülmelerini önledi.

Aradaki fark bu!

Anlayacağınız…

Yunanistan’daki iktidar “beceriksiz” çıktı, yoksulunu susturamadı, onları sokağa döktü…

Bizdeki iktidar “becerikli” çıktı, yoksulunu susturdu, onları evde tuttu.

Hepsi bu kadar!

Temel sorunlarda birbirimizden farkımız yok!

Tembellik, üretimsizlik, borç…

Bu yapı, Yunanistan’ı yedi bitirdi.

 

Halkın çaresizliği ve altüst olan dengeler

Baktılar ki, buhrandan çıkılamıyor, halkın önüne sandık koydular.

Demokrasilerde başka çıkar yol var mı?

Halk, hepsini tek tek dinledi.

Biri, diğerlerinden farklıydı.

O “biri” diyordu ki:

*Kemer sıkmayı ortadan kaldıracağım.

*Vatandaşların borçlarını büyük oranda sileceğim.

*Emekli maaşlarını artıracağım.

*Zenginden daha fazla vergi alıp, yoksul halkı rahatlatacağım.

*Yoksullardan elektrik ve su parası almayacağım.

Benzer vaatler…

Halk baktı ki, “diğer partiler”, yıllardır “Yapacağız, düzelteceğiz” diye iktidara gelip, sözlerini tutmuyorlar, bu defa da “zıpır”ı deneyelim dediler.

 

Kim bu zıpır delikanlı?

“Komşu”daki toplumsal olayları ve siyaseti yakından izleyenler aslında o “zıpır delikanlı” yı iyi tanırlar.

Daha lise öğrencisiyken Yunanistan’ı ayağa kaldırmıştı.

1990 yılında…

25 yıl önce…

Aleksis Çipras, 15 yaşında bir lise öğrencisi…

Dönemin Başbakanı Konstantin Miçotakis, bir yasa çıkarmaya hazırlanıyor.

Öğrencilerin tekrar önlük ve üniforma giymelerini, ortaokuldan liseye geçerken sınava tabi tutulmalarını ve okul dışındaki yaşamları için de ceza almalarını öngören bir yasa…

“Zıpır delikanlı”lise öğrencisi, ama aynı zamanda Yunanistan Komünist Partisi Gençlik Kolları üyesi…

Lise öğrencilerini örgütlüyor ve tüm Yunanistan’da 3 ay devam eden “Önlük Hareketi”ni başlatıyor.

Okullar işgal ediliyor…

Her gün yürüyüş, her gün protesto!

15’lik Aleksis, Yunan televizyonlarının süperstarı.

 Sürekli haber kanallarında…

Çıkan olaylarda 5 kişi yaşamını kaybediyor.

Sonunda hükümet pes ediyor ve hazırladığı yasa tasarısını geri çekmek zorunda kalıyor.

Daha 15 yaşındayken Yunanistan’ı titreten bir kişilik!

Yaşıtları basketbol oynarken, kız arkadaşlarıyla gezip tozarken, O sokaklarda komünist partisinin gazetesini satıyordu.

Hâlâ tipik bir komünist!

Kravat takmaz…

Motosikletle dolaşır…

Ateist…

20 yıldır lise aşkıyla nikâhsız yaşar…

Son seçimlere Radikal Sol Koalisyon lideri olarak girmişti, yüzde 36. 34 oranında oy aldı.

Tek başına olmasa da küçük bir destekle yakında hükümeti kuracak ve başbakanlık koltuğuna oturacak.

Yunanistan’ın gelmiş geçmiş en genç başbakanı olarak…

Ne güzel bir hikâye değil mi?

 

O şimdi Yunanistan’ın umudu!

O “zıpır delikanlı”, şimdi komşumuz Yunanistan’ın umudu.

Çok şey vaat etti, bakalım verdiği sözleri yerine getirebilecek mi?

İşi zor.

Bence yapacağı tek şey var…

Madem Yunan halkına güven verdi, kısa bir süre sonra da başbakan olacak, çıksın halkın karşısına “Yunanistan gerçeği” ni kendileriyle paylaşsın!

Çalışmadan, üretmeden işlerin düzelmeyeceği konusunda toplumu ikna etsin!

Yok, bunu yapmaz da bizdeki gibi yoksulların sesini “aylık sadakalar” la kesmeye kalkarsa, bir süre ortalık sakinleşir, ama eninde sonunda “komşu” daha beter sorunlarla karşı karşıya kalır.

Bakalım “zıpır delikanlı”, bu zoru başarabilecek mi? 

                                                                             

PKK’lıların “alnından öpen” Başbakan

Pazar akşam TV kanallarında o konuşmayı dinlerken sinirlerim altüst oldu.

“Kobani’ye buradan selam gönderiyorum. Kobani’deki her kardeşimi alnından öpüyorum. Kobani bize tarihin emanetidir…”

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun sözleri bunlar!

Sözlerin söylendiği yer ise, Diyarbakır…

Başından sonuna kadar Kürt ayrılıkçıların hoşuna gidecek bir konuşma.

Konuşmasında tek bir kelime olarak dahi “şehit” geçmedi, “terör” geçmedi, “terörist” geçmedi.

Kobani’ye selam gönderdi, Kobani’dekileri alınlarından öptü!

Kim var Kobani’de?

PKK ve PKK’ya bağlı PYD’li teröristler…

Bir de IŞİD teröristleri…

Şu Başbakan Davutoğlu’nun “alınlarından öptüğü” kişilere bakın!

Mehmetçiğimiz vatan için öldüğüyle kaldı, öldürenlerin şimdi alınlarından öpülüyor!

Sözün bittiği yerdeyiz!

Bu yazı toplam 1421 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim