• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Kocaeli : 8 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 8 °C

“58 yıldır iğne, ipliği elimden düşürmedim ki!”

“58 yıldır iğne, ipliği elimden düşürmedim ki!”

“Fermanlar verildi, perdeler gerildi, halılar serildi
Dediler kral bugün görünecek, dediler gören herkes sevinecek
Haberler salındı, tedbirler alındı, davullar çalındı
Dediler kral bugün görünecek, dediler gören herkes sevinecek
Anne bak kral çıplak, anne bak…
 
Kral çıplak göründü, saray dehşete büründü, ağlar gibi gülündü
Dediler kral meğer çıplakmış, dediler tören değil tuzakmış
Hikâye tutmadı, ahali yutmadı, çocuklar kutlandı
Dediler kral meğer çıplakmış, dediler tören değil tuzakmış
Anne bak kral çıplak, anne bak”
 
 
Bir varmış, bir yokmuş diye başlar aslında bütün masallar. Yıllar süren yolculuklardan süzülerek dolaşır kulaktan kulağa. Hepsinde tek bir ortak yan vardır. İster pamuk prensesi olsun, ister çıplak kralı, ister yedi cücesi, ister külkedisi hepsinde şaşalı kıyafetler, kaftanlar… Ve elbette ki bu kıyafetleri, kaftanları diken terziler…
 
Dünyanın en eski mesleklerinden biri hiç kuşku yok ki terzilik. İlk çağlarda yaşamış insanların deriden yapılan basit koruyucu giysilerini de terziler mi dikti bilemem ama ilimizde görev yapan birçok üst düzey bürokratın, özel sektörde görevli müdürlerin ve memurların giysilerini diktirdikleri adresteyim.
 
58 yıl boyunca elinden iğne ipliği bırakmayan, terzilikten başka meslek bilmeyen ve o mesleği sadece bu kentte yapmak için çaba sarf eden terzi Fethi Efe’den bahsediyorum. Fethi amcanın Belediye İşhanı’ndaki dükkânı şimdi satıldı. Yılların terzisi Fethi amcayla dükkânının açık kaldığı son gününde keyifli bir röportaj yaptık. Sözü fazla uzatmadan sizi onunla baş başa bırakıyorum.
 
Öncelikle seni tanıyalım Fethi amca. Nerede doğdun, mesleğe ilgin nereden geliyor?
Doğma büyüme Ketenceliyim. Ketence, İzmit’in bir köyüdür. 1940 doğumluyum. Çocukluk yıllarımdan bu yana kumaşa, iğneye, ipliğe hep bir ilgim vardı. 1953’te köyden kalkıp kent merkezine geldim.
 
Peki, bu mesleğe nasıl başladın? Nasıl dükkân açmaya karar verdin?
Mesleğe 1953 yılında başladım. Mustafa Turhan diye bir usta vardı o zamanlar,  onun yanında çırak olarak başlamıştım işe. Sonra araya askerlik girdi. 1962’de askerden dönünce o yılların kadın terzisi Macit beyin yanında tekrar işe başladım ve 2 yılımı yanında geçirdim. 1966 senesinin yedinci ayında Mustafa Ekşi’nin yardımıyla Kızılay’da bir dükkân tuttum ve1989’a kadar Kızılay’da çalıştım, tam 22 sene orada kaldım. 1989’da orası yıkılınca yerine yeni bir bina yapıldı. Bir sene ara sokakta bir yerde dükkânımı çalıştırdım. Daha sonra da 1990 yılının onuncu ayında resmen Belediye İşhanı’nda ki terzihanemi açtım.
 
‘BU DÜKKÂNDANDAN İÇERİ KİMLER GİRDİ…’
3 çocuk büyüttüm. Murat, büyük oğlum. Sanat okulunu bitirdi. Ağaç işleri bölümünden ayrıldı. Teknisyenlik yaptı ve emekli oldu. Kızım Yasemin, ticaret lisesini bitirdi. Halen Kavakçılık Enstitüsü’nde çalışıyor. Küçük oğlum ise elektrik mühendisi. İsmi Taşkın. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği’nden mezun. Şimdi Arçelik’te çalışıyor.
 
Kim bilir yıllar içinde kimler gelip geçti bu dükkândan merak ediyorum
Yıllarca İzmit’in neredeyse yarsını giydirdim. Eski emniyet müdürlerine, belediye başkanlarına, fabrika müdürlerine, öğretmenlere, senatörlere, avukatlara ve doktorlara takım elbiseler diktim.
 
Meslekte bu kadar tutunabilenin sırrı ne?
Bir dükkân eğer 50 sene açık kalacaksa tutumlu olunması gerek. Ben ayakta durabilmemin sırrını buna borçluyum. Ve tabi dükkân her sabah aynı saatlerde açılmalı. Ben ölüm olmadıkça dükkânımı her sabah saat 07.00’da açmışımdır.
 
Peki, Fethi Efe’nin hiç söküğü olmadı mı?
Ben bir pantolon yahut ceket diktim mi o bir daha sökülmez. Dükkânım satılmasaydı daha da devam ederdim ancak yaşım 71. Çocuklarım  ‘Baba artık bırak’ dediler. Yoksa herhangi bir hastalığım, tansiyonum dahi yok.
 
Dükkânını sattın. Şimdi ne yapacaksın?
İğneyi bir kere elinize aldınız mı bir daha çok zor bırakıyorsunuz. Artık köyde eşe dosta iş yaparım bende.
 
Dükkanın kapanıyor, bu seni üzse gerek!
İçim buruk ancak bir yandan da bu kentte yaşayanlar bana 58 sene boyunca ekmek yedirdikleri ve 3 çocuğumu büyütmeme vesile oldukları için de müteşekkirim.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim