• BIST 108.410
  • Altın 143,491
  • Dolar 3,5304
  • Euro 4,1292
  • Kocaeli : 33 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 32 °C

“65’likler kenti” nde yaşamak ister misiniz?

M.Tanzer Ünal

Bir şehir düşünün!
O şehirde yaşayanların tamamının yaşı 65 ve üzeri…
Bırakın çocukları, daha genç yaşlardaki insanların bile o şehirde oturması kanunen yasak.
Siz, size soruyorum, böyle bir şehirde oturmak ister misiniz?
Sabah kalkıyorsunuz, karşınızda bir 65’lik…
Evden çıkıyorsunuz, sağınızdaki, solunuzdaki, karşınızdaki komşularınız 65’lik…
Yürüyüş yapıyorsunuz, tüm yürüyenler 65’lik…
Golf sahasına gidiyorsunuz, golf oynayanlar 65’lik…
Lokantada, müşterilerin tamamı 65’lik…
Tekrar soruyorum, böyle bir şehirde yaşayabilir misiniz?
********
Şimdi diyeceksiniz ki, “Böyle bir şehir var mı da, bize bu soruyu soruyorsun!”
Evet var…
Türkiye’de değil, Amerika Birleşik Devletleri’nde…
Belki bazı Avrupa ülkelerinde de vardır, ama ben bilmiyorum.
ABD’deki “65’likler kenti” ni, geçenlerde sohbet sırasında Haluk Ulusoy anlattı.
Haluk Bey, ABD’de öğrenim görürken tanıştığı ve büyük yardımlarını gördüğü aileyi, bu ülkeye son seyahatinde ziyaret etmek istemiş.
Telefon ettiğinde, ailenin Arizona’da yeni bir şehre taşındığını öğrenmiş.
Sun City West Arizona…
Eşi Şebnem Hanım’la birlikte verilen adrese gitmişler.
Önce “durumu” fark etmemişler.
Kimi görseler yaşlı…
Sağa bakıyorlar 65’lik…
Sola bakıyorlar 65’lik…
Bu meraklarını, “ev sahibi” gidermiş.
********
Son yıllarda, ABD’de “Sun City West” benzeri küçüklü büyüklü onlarca şehir kurulmuş.
Projeleri gerçekleştirenler, inşaat şirketleri…
İnternette girdim, “Sun City West”in görsellerini inceledim.
Konsept şöyle!
Bakir, büyük bir alan…
Şehir, sıfırdan kurulmuş…
Her şey, ama aklınıza gelebilecek her şey 65’li yaşlara göre dizayn edilmiş…
Şehirde kreş yok, okul yok, çocuk bahçesi yok!
Yine gençler için gerekli olan spor tesisleri, basketbol, voleybol, futbol sahaları yok!
Alışveriş merkezlerinde, sadece yaşlılar için giyim eşyası, araç ve gereçler satılıyor.
Yeme içme yerleri de yine yaşlıların ortak damak zevkine göre düzenlenmiş.
Evler ve iş yerleri tek katlı, düzayak…
Çok sayıda golf sahası var.
Kilise var…
Yapay gölet ve çevresinde gezinti yerleri var…
Yeme içme, zaman geçirme ve sohbet yerleri var…
*******
Böyle bir konsept neden düşünülmüş?
Yaşlıların yaşamını kolaylaştırmak ve ucuzlatmak için…
Böyle şehirlerde oturan yaşlılar, diğer şehirlerde oturan yaşlılara göre daha az vergi ödüyorlarmış.
Neden?
Çünkü devlet okul yaptırmıyor, öğretmene maaş ödemiyor, çocuk bahçesi için bütçe ayırmıyor…
Gençler için hiçbir harcama yapmıyor…
Sadece ve sadece 65 ve üstü yaşlıların ihtiyaçları karşılanıyor.
Hastanelerde doğum servisi yok, çocuk servisi yok…
Hastaneler de yaşlılara göre dizayn edilmiş.
İnşaat şirketleri, “Yaşlılar Kenti” yaparken ruhsatını da buna göre alıyormuş.
Yönetim de böyle bir kente “özel statü” veriyormuş.
Özel statüsü olan bu şehirlerde, 65 ve üstü yaşlarda olanlar ancak oturabiliyormuş.
Halk Ulusoy’a, “Böyle bir şehri dolaşırken neler hissettin?” diye sordum.
“Abi sorma, moralim çok bozuldu… Çocuksuz, gençsiz yaşam olur mu? Kendimi ölmüş gibi hissettim” dedi.
**********
Şimdi bütün bunları neden yazdım?
Geçen hafta (18-24 Mart arası) Yaşlılar Haftası idi.
Eeee, yaş 65, biz de artık “yaşlılar sınıfı” ndan sayılırız.
İnsan kendisini ilgilendiren konulara daha çok kafasını takıyor.
Kendi ülkesinin yaşlıları ile diğer ülkelerin yaşlılarını karşılaştırıyor…
Sağlanan imkânlara bakıyor…
Madem yaşlılıktan açıldı, birkaç rakam vereyim.
Dünya Sağlık Örgütü, yaşlılığı üçe ayırıyormuş.
60-74 yaş aralığında olanlar “genç yaşlı”…
Benim gibi…
Demek yaşlıların da genci oluyormuş…
75-84 yaş aralığında olanlar “yaşlı”…
(Tamam, ben yaşlı değil, genç yaşlı imişim)
Ve 85 yaş üzeri olanlar, “en yaşlı”…
Yine bir rakam daha…
Birleşmiş Milletler Nüfus Vakfı’na göre, dünyada 2012 yılında 60 yaş üstü nüfus 810 milyon kişiye yükselmiş.
1950 yılında bu rakam 205 milyonmuş.
10 yıl sonra bu rakam 1 milyar kişiye ulaşacakmış.
Türkiye’de 65 ve üstü yaşlarda 5.5 milyon kişi yaşıyormuş.
Yaşlılarımızın ekonomik durumu kötüymüş.
Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Kazım Ergün’e göre, emeklilerimizin yaklaşık yüzde 85’i “açlık sınırının altında” yaşıyormuş.
Rakam rakam dedik de, bu da kötü bir rakam!
**********
İşte böyle!
Yaşlılık zor…
Ama kaçış yok, sağlıklı yaşayan gün gelecek yaşlanacak.
Önemli olan, insanların yaşlılığını da huzur içinde geçirmesi…
ABD’deki gibi toplumdan “soyutlanmış” olarak değil, toplumun içinde…

Bu yazı toplam 1007 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim