• BIST 98.314
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 13 °C

66 yıl doyamadan ne çabuk geçti

Tarık Bağdat

66 yıl aynı yastığa baş koyduğum, birlikte ağlayıp birlikte güldüğüm. Her türlü cefayı vefayı çeken hayat arkadaşım, evlatlarımın annesi, çevresindeki herkesin “Şeker Teyze” diye andığı eşim Hatice Bağdat yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak vefat etti.

Çevresinde çok sevilen eşim Hatice Hanım etrafına sevgi dağıtmayı, üzüntüleri, acıları paylaşmayı seven bir insandı. Aç olanı doyurmayı, ihtiyacı olanı giydirmeyi, çocukları sevindirmeyi başarabilen ender insanlardandı.
En acı zamanında mutsuzluğunu içine hapsetmeyi bilen çevresine ise mutsuzluğunu yansıtmayarak onların moralini bozmayan bir insandı.

Yaşam sevinci, yaşama azmini pırıl, pırıl parlayan gözlerinde bulabileceğiniz çok müstesna bir insandı.
Hasta yatağında en ağır acıları çekerken bile çevresine bunu belirtmeyen çevresindekilerin üzülmemesine çalışan bir insandı. Evlatlarına ve bana eziyet ettiğini düşünecek kadar alçak gönüllü, verdiği üzüntüden dolayı ezilen bir insandı.
Eşim Hatice Hanım 14 Ekim 1945 günü Bağdat ailesine gelin geldi.
66 yıl ailemize yok zamanda da, var olma çabası zamanında da ve sonrasında olağanüstü gayretlerle hizmet verdi. Merhum babam Halil Bey ve annem Fatma Hanım’a büyük bir saygı ile baktı. Her vesile ile anne ve babamdan hayır dualar aldı.

Gelin geldiği Karamürsel’in Sarıkum Mahallesi’ndeki evimizde ve evimizin bahçesinde mahallenin çocuklarına kahvaltılar verir, onlara hoşgörülü davranırdı.
Her gün ceplerinde şeker ve çikolata taşırdı. Mahallenin çocuklarına sokaktaki yavrulara şeker ve çikolata ikram ederdi.

Bu sevginin paylaşımı neticesinde çocuklar kendisine “Şeker Teyze” ismini de armağan etmişlerdi. Sokağa çıktığında çocuklar “Şeker teyze, Şeker teyze” diye kendisine sarılırlardı.
1999 depreminden hemen sonra yakalandı amansız hastalığa.
Beş vakit namazında bir insandı. Önce kalça kemiği kırılması, sonrasındaki ameliyat esnasında kaptığı sarılık ve hemen akabinde siroz.

Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne kaldırdığımızda çok zamanı kalmadı demişlerdi. Siroza bağlı Özofagus kanamaları vardı. Ve kurtarmamıza imkan yok demişlerdi. Ailece dünya başımıza yıkılmıştı. Canımızdan çok sevdiğimiz aile direğimiz yıkılıyordu.

Çaresiz derman ararken Kocaeli Üniversitesi Rektörü merhum hocamız Baki Komsuoğlu bizim yolumuz, canımıza dermanımız oldu. Hemen KOÜ Hastanesine getirmemizi istedi.
Bir siroz hastası Özofagus kanamasını iki defa geçirebilirken eşim tam sekiz defa geçirmişti.
Yıllara ve hastalığa meydan okudu. Dayandı, dayandı. Hep aldığı hayır ve dualar direnme azmi verdi.
KOÜ Hastanesi’nde başta merhum rektörümüz Prof. Dr. Baki Komsuoğlu ve hastane başhekimi Prof. Dr. Nazım Mutlu hocamız, Hastane Başmüdürü Halit Apak, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Hüsnü Efendi ve Prof. Dr. Faruk Erdem, Gastroenteroloji bölüm başkanı Prof. Dr. Sadettin Hülagu hocamız ile yardımcıları ve hemşireler büyük gayret göstererek 10 Şubat 2011 gününe kadar hayatta kalmasını sağladılar.

Bu hastalığı yaşayan bir kimsenin bunca uzun zaman hayatta kalmasının bir mucize olduğu uzmanlar tarafından belirtildi. Eşimin tedavisinde son derece fedakarca ilgi gösteren doktorlarımıza, hastane personeline şükranlarımı sunuyorum.

Ancak bu kadar mücadeleye, bu kadar desteğe rağmen 10 Şubat 2011’e kadar dayanabildi, Takdiri İlahi.
11 Şubat 2011 Cuma günü Karamürsel Merkez Camii’nde tüm sevenlerinin, tanıyanlarının, dostlarımızın ve akrabalarımızın iştiraki ile kılınan cenaze namazından sonra ailemize ait kabirde kendilerini üzüntü ile toprağa tevdi ettik.

Ailemizin tüm fertlerinde 66 yıl emeği olan eşim Hatice Hanımın vefatı bizleri üzüntüye boğmuştur.
Bu üzüntü aklımızdan ve kalbimizden kolay, kolay silinmeyecektir.
Tüm aile fertlerimiz ve merhumeyi canından çok sevenler olarak kendisine rahmet diliyoruz, cenneti mekan olsun diyoruz.

Ailemizin duyduğu bu acı hayatta kaldığımız müddetçe ruhumuzdan silinmeyecektir.
Cenazeye iştirak eden tüm Karamürselli dost ve akrabalarıma, saygıdeğer halkımıza içtenlikle aile fertlerim adına saygılarımı sunuyorum, merhumeye de cenabı Mevla’dan rahmet diliyorum.
66 yıl doyamadan ne çabuk geçti anlayamadım, anlayamadık.
Can yoldaşım, hayat arkadaşım, çocuklarımın annesi Ruhun Şad Olsun.

Bu yazı toplam 1722 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim