• BIST 106.926
  • Altın 151,352
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 11 °C

Aç kalacağız!.

Mustafa Küpçü

Gelişmiş, “uygarlık çizgisini” yakalamış ülkelerde Üniversiteler, “Bilimsel araştırma ve geliştirme merkezleri” gibi çalışırlar.

Bizdeki gibi “Siyaset Arenası” haline gelmezler!

Stanford, Princeton ve Berkeley üniversitelerinin ortak araştırmasının sonuçları, dünyadaki canlılar ve özellikle de insanlar için alarm niteliğinde.

Sonuçlar özetle şöyle;

  • Canlı türlerinin yok olma hızı 100 kat arttı. 1900 yılından bu yana 400’den fazla omurgalı canlı yok oldu. Böyle bir kaybın normalde 10 bin yılda bir gerçekleşmesi gerekiyor.

Peki, bu anormal yok oluş sürecinin sebebi ne?

  • İklim değişikliği, çevre kirliliği ve ormanların hızla yok edilmesi!

Farkında mısınız; mevsimler genel karakterlerini yitirdi! Ne kış belli ne yaz.

Pakistan’da 45 dereceyi bulan sıcaklarda ölenlerin sayısı 800’e ulaştı.  ( 24.6.2015, gazeteler)

Ülkemizde ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşanan sel felaketleri büyük can ve mal kayıplarına yol açıyor.

NEDEN?

  • Silah tekelleri daha da semirsin diye, dünyanın dört bucağındaki “işbirlikçi siyasetçiler” eliyle çıkarılan savaşlarda ve terörist eylemlerde insanlar ölüyor, kentler yıkılıyor, kullanılan biyolojik ve nükleer silahlarla doğa kirleniyor…
  • “Otoyol, Havaalanı, köprüler, sınai tesisleri ya da kitlesel yerleşimler için tarım ve orman alanları yok ediliyor.”  O alanlardaki canlı türleri yok oluyor.

İNSAN, diğer canlılar gibi “doğanın bir parçasıdır.” Temiz bir hava, verimli bir toprak, ormanlar ve diğer canlılar olmadan yaşayamaz.

Örneğin; ARILAR olmasa üretim biter! Ama arılar hızla yok oluyor! Bilim adamları, arı ölümlerinin en büyük nedeninin “metal kirliliği” olduğunu belirtiyor. Diğer bir neden de, “TARIM İLAÇLARI.”

Tarım ilaçlarının “bilinçsiz kullanımı” hem ürünlere hem de insanlara zarar veriyor.

Farkında mısınız? Bu yıl Kiraz hayli bol! Üstelik, fiyatı da mevsim meyvelerine göre hayli uygun! Neden?  Çünkü,  “halkının sağlığını önemseyen ülke yönetimleri” yaptıkları denetimlerde ihraç ettiğimiz kirazlarda tehlikeli ölçüde tarım ilaçları tespit etmiş ve geri göndermişler!

Çünkü,  tarım ilaçları kanseri tetikliyor!

O geri gelen kirazlar imha mı edildi? Hayır! Biz, Türk halkı olarak elbirliği ile o tehlikeli kirazları yiyerek kendimizi imha ediyoruz!

Türkiye’de yapılan araştırmaya göre; “Son 24 yılda, tarım arazilerimizin  yüzde 38’i yok oldu!.” ( Ziraat Odaları Birliği/ 15.6.2015) Bunun yüzde 10’unu son 10 yılda yitirdik!

Peki, bu tarım alanları ne oldu?

Toplu konut oldu, fabrika oldu,  otoyol oldu, Villa oldu!

Kalan tarım alanlarında bin bir emekle üretim yapan çiftçimizin ürünü para etmiyor! Aracılar para kazanırken biz tüketiciler de kazıklanıyoruz! Üretime küsüyor çiftçimiz.

Büyükşehir Yasası ile, Büyükşehir kapsamında yer alan köylerin “ortak kullanım alanları-Meralar” belediye yönetimlerinin tasarrufuna geçti. Köylümüz şimdilik başına geleceklerin farkında değil! Yakında, “Köy havasında temiz yaşam” gibi sloganlarla o meralarda toplu konutlar inşa edilirse şaşırmayın!

“İyi de kardeşim, olsa ne olur? Köylü de sütünü, yumurtasını, sebzesini, meyvesini, peynirini, yoğurdunu satar para kazanır” diyebilirsiniz. Ama, kazın ayağı öyle değil! O hayvanları besleyecek, ürün yetiştirecek yeri kalmayacak köylünün.

Ezcümle;

“temiz tarım alanlarına ve ormanlara, ormanlarda yaşayan tüm canlılara, topraktaki kurda böceğe, uçan kuşlara ihtiyacımız var.”

Savaşlara, teröre, tarım alanlarının, ormanların talanına, vahşice deniz dolgularıyla deniz canlılarının yok oluşuna İNSANCA karşı çıkmalıyız. İNSANCA YAŞAMAK İÇİN.”

Yoksa, önce aç kalacağız ve sonra diğer canlı nesillerle birlikte yok olacağız.

Bu yazı toplam 625 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim