• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 10 °C

“Adalet Hanım”, bir kez daha tecavüze uğradı

M.Tanzer Ünal

Adı, Themis…

Bir elinde terazi, öbür elinde kılıç, gözleri kapalı bir bayan…

Tüm dünya, O’na “Adalet Tanrıçası” diyor.

Yunan mitolojisine göre, adalet ve düzen sağladığı için.

O, adaletin “evrensel simge”si!

 *Elindeki terazi, adaleti ve adaletin dengeli şekilde dağıtılmasını…

*Diğer elindeki kılıç, adaletin keskinliğini…

*Kadın ve bakire oluşu, bağımsızlığını…

 *Gözlerinin bağlı olması ise tarafsızlığını…

Simgeler.

ada1.jpg

Tüm dünya O’na “Adalet Tanrıçası”, biz ise “Adalet Hanım” diyoruz.

Bir zamanlar, bizim “Adalet Hanım”ımız da çoğu diğer ülkelerde olduğu gibi düzgün, düzenli ve edepli yaşardı.

*Bağımsızdı…

*Tarafsızdı…

*Adildi…

Kendisine söz söyletmezdi.

Oturacağı kalkacağı çevrelere dikkat ederdi.

Adının çıkmasından çekinirdi.

Kimse kendisine ahlaksız teklifte bulunmaya cesaret edemezdi.

O zamanlar, insanlarımız da “Adalet Hanım” üzerinde titrerlerdi.

Bağımsızlığına, tarafsızlığına, ahlakına gölge düşürmezlerdi.

O’na zarar vermekten, O’nun yanlış anlaşılmasından korkarlardı.

Nazik ve kibar davranırlardı.

Verdiği kararlara saygı duyarlardı.

                                                               ********

Sonra memleketimizde “ileri demokrasi” dönemi başladı.

“Değer yargıları” değişti.

Hak, hukuk, adalet kavramları rafa kaldırıldı.

“Hoyratlık” pirim yapar oldu.

“Bilgi ve görgü zenginliği” nin yerini, “para zenginliği” aldı.

İnsanlar, paraları kadar itibar görür oldular.

Para, her kapıyı açar hale geldi.

Parayı bastırınca, istediğin hizmeti alabilir oldun.

Eğitim paralı, bastır parayı, oku!

Sağlık paralı, bastır parayı iyileş!

Artık öğretmenlerin “öğrencisi” değil, “müşterisi” vardı.

Doktorlar da “hasta” değil, “müşteri” kabul eder oldular.

Toplum kirlendikçe kirlendi…

Bu kirlilikten “Adalet Hanım”ın etkilenmemesi mümkün değildi.

Orasını burasını mıncıklayarak Adalet Hanım’ı da yoldan çıkardılar.

Her gün “ahlaksız teklifler” alır oldu.

Terazisi artık eskisi gibi “hassas” tartmıyordu.

Kılıcı keskin değildi.

“Bakire” olmasına bakireydi, ama bakireliğinin uzun sürmeyeceğini biliyordu.

Tahmin ettiği gibi oldu…

Tecavüze uğradı, bakireliği de gitti.

“Yetişin imdat!” diye bağırdıysa da sesini duyan olmadı.

Hukuk fakülteleri, barolar, sivil toplum örgütleri, aydınlar, ülkemizin dinamikleri; “tecavüzü” seslerini çıkarmadan izlediler.

“Tecavüzcüler” i gördüler, görmemezlikten geldiler…

“Adalet Hanım”, artık eski “Adalet Hanım” değildi.

Terazisi vardı, ama hassas tartmıyordu.

Kılıcı vardı, ama eskisi gibi kesmiyordu.

Bakireliği de gitti, bağımsız değildi.

Gözleri mi?

Artık gözleri de bağlı değil!

Tarafsızlığı da sizlere ömür!

ada2.jpg

“Adalet Hanım”a tecavüz edenler, mutluydu.

Eski “Adalet Hanım”dan eser kalmamıştı.

Ne terazisi tartıyordu, ne de kılıcı kesiyordu artık.

Bakireliğini de kaybetmiş, namus da elden gitmişti.

Gözü bağlı olsa ne olacak?

Gözündeki bağ da çıkarılmalıydı.

Öyle yaptılar…

Anayasa Mahkemesi’nin yeni binasına, kendilerine uygun bir “Adalet Hanım” heykeli diktiler.

O heykele dikkatle bakın!

Dünyadaki tüm “Adalet Hanım”ların gözleri kapalı, ama bizim “Adalet Hanım”ın gözleri açık.

Tecavüze uğrayınca gözünü açtı!

Saçlarına mizanpli yapıldı, üstüne çaput yerine Versace giydirildi.

“Adaletin bir bedeli var, adalet parasız olmaz” demeye getirildi.

Terazisinde ne tarttığı da malum…

Yani terazi sembolik değil, işlevsel.

Bir tarafta “para”, diğer tarafta “adalet”!

***

Anlayacağınız…

Bizim “Adalet Hanım” perişan halde!

Tecavüz edilince, gözünü açtı.

Artık “adalet”in de müşterisi var.

“Paran” varsa, “adalet” de var!

Bir şeyi daha merak ediyorsunuzdur, söyleyeyim…

“Adalet Hanım”, kendisine tecavüz edenleri biliyor.

Hem hissetti, hem gördü…

Zamanı gelince, “tecavüzcüleri” ni bir bir açıklayacak.

O tecavüzcüler, bu işten yırttık sanmasınlar!

Para ve güçlerini kullanarak “Adalet Hanım”a tecavüz edenler, gün gelecek bunun hesabını verecekler.

Kimsenin bundan kuşkusu olmasın!

 

Yeni bir tecavüz

Yukarıda okuduğunuz yazıyı, “Adalet Hanım”a ilk tecavüzden sonra, 1 Mart 2014 tarihinde yazmıştım.

Önceki gün “Adalet Hanım”a yine tecavüz edildi.

Hem de rezilce!

“Adalet Hanım” perişan!

Ağlıyor sızlıyor, ama dinleyeni yok!

Nasıl bir toplum haline geldiysek, kimseden ses çıkmıyor, kimse “Adalet Hanım”a elini uzatmıyor.

***

“25 Aralık”, 1 Eylül’de sıfırlanmıştı.

“17 Aralık” da önceki gün sıfırlandı.

Aralarında Zarrab ve bakan çocuklarının da bulunduğu 53 kişi hakkında “takipsizlik” kararı çıktı.

Hani, o günlerce televizyonlarda belgelerini ve görüntülerini izlediğimiz “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, kaçakçılık” olayları vardı ya, artık unutun onları!

***

“Adalet Hanım” üzgün.

“Muktedirlerin tecavüzü” ne direnemediği için üzgün!

Şimdilik yapacak bir şeyi yok!

“Adalet Hanım” artık “muktedirlerin kapatması” oldu!

Bu yazı toplam 1798 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim