• BIST 108.434
  • Altın 151,491
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3309
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 12 °C

Adem Ellibeş ile futbol üzerine…

Hakan Yağcıoğlu

 

 

 

Önceki gün Gölcükspor’da yaşayan efsane olan yönetici Adem Ellibeş ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Her sezon başı onun aralıksız yöneticilik rekorunu yazarız, bu sene de öyle yaptık. Gölcükspor’da aralıksız 16. yıla adım attı. Futbol yöneticiliğinde ise toplam 50. yılına adım atmış oldu. Dile kolay, 50 koca yıl. Yarım asır. Biz gazetecilikte 28 yıla ulaştık. Sporun içerisinde ise 40 yıldır resmen varız. O bize 10 yıl fark atmış. Yaşanmışlıklar var. Tecrübeler var. Acısıyla tatlısıyla geçen yıllar var. Cumartesisi yok, pazarı yok, bayramı yok. Ailesini bir kenara atmış olan Ellibeş, eşiyle sokakta gezerken, gençlerin ‘Adem ağabey, Adem hocam’ sözleriyle kendinden geçiyor ve eşine de ‘Bak onca yılın fedakarlığınızın karşılığı bu’ diyerek, yine gelecek yıllar için izin alabiliyor. Yıllarca binlerce öğrenci yetiştirmiş bir öğretmen gibi. Gibisi fazla; öğretmen.

 

Ellibeş ile sohbetimizde, öncelikle Gölcükspor’un genel durumu hakkında bilgi aldık. Ellibeş şöyle başladı sözlerine: “Öncelikle şunu söyleyeyim: Gölcükspor’da artık layık olmayan futbolcu bu formayı giyemeyecek. Altını kalın çiziyorum. Kimsenin nazını çekmeyeceğiz. İpler bizim elimizde olacak. Ali Beykoz hocamızla kafa kafaya verdik çalışıyoruz. Yönetim, başkanımız Mehmet Ellibeş ve İsmail Gençdemir arkamızda. Artık kurulacak bu takım bizim takımımız. Hatasıyla doğrusuyla sorumluluk bize ait. 9 futbolcumuzla masaya oturduk. Bir tek Mehmet Öztonga süre istedi, diğerlerinde de küçük pürüzler dışında anlaşmalar tamam diyebiliriz. En az 9 oyuncu daha alacağız”…

Ellibeş’in bu sözlerinden, takımın yarı yarıya değişeceğini görüyoruz. A2’den gelecek gençler de kattığınızda, yepyeni bir oluşum içerisinde olunduğu görülüyor… Ellibeş A2 noktasında da şunu söylüyor: “TFF büyük yanlış yaptı. A2 Ligi’ni kaldırdı. Türkiye genç bir nüfus. A2’de oynayan gençlerimiz ortada kaldı. Hepsini A takıma alma şansımız yok. Velilerle sürekli görüşmeler yapıyoruz ama elimiz kolumuz bağlandı. TFF U21 Ligi’ni kurdu ve Kocaeli’nden hiçbir takım burada yer alamayacak. Çünkü Süper Lig ve 1.Lig takımları bu lige katılabilecek. 3.Lig’de yaş sınırını da yükseltti. Şimdi bu ne demek: 19-20 yaşındaki çocuklara ‘Sen futbolu bırak, ya da amatör oyna’ demek. Yazık değil mi? Bu karar bizi kahretti. Onlarca kulübümüz de bu yönde zor durumda kaldı. Çocuklar resmen profesyonel ortada dışarıya bırakıldı. Bu son derece yanlış karara hepimiz karşı çıkmalıyız. Veliler de bizi anlayışla karşılasın. Tabii ki herkesin çocuğu en iyisi ama biz bu en iyileri takıma alırsak kadro olur 50 kişi. Bizde torpil işlemez. Bize darılan da darılsın. Ben ne yapayım?..”

 

Ellibeş ile koyu sohbetimiz sürüyor. Derince konusunda da tam bir ağabey sözleri sarf ediyor: “Yaşananlar çok üzücü. Birçok çocuk ortada kalacak. Ben bunlara çok üzülüyorum. Benim yaşam hedefim 2-3 genci kazandırmak. Derince’de ise yüzlerce gencin sokakta kalması söz konusu. Bu inatlaşma ve kavga gerçekten üzücü. Bu noktada kentin önde gelenleri olarak bir araya gelmeliyiz ve sorunu beraberce çözmeliyiz. Bu kentin sorunudur. Biz kapılarımızı Derinceli kardeşlerimize sonuna kadar açtık ve yine açarız. Bu kavganın sonu iyiye gitmiyor. Yazık olacak kulüplere ve gençlerimize. Bu beni çok üzüyor. Biz çocuklarımıza spor yaptırmak için uğraşıyoruz. Başka ne beklentimiz olabilir ki bu yaştan sonra. Bu konuda kavga hemen bitmeli ve taraflar spor için kucaklaşmalıdır. Kent adına da hiç hoş olmayan bir görüntüdür bu, İl dışında da bu olay bizi kötü gösteriyor. Koskoca sanayi kentinde bir takım maç yapacak saha bulamıyorsa, ayıptır.”

 

 

İşte böyle. Ellibeş’in 50 yıllık deneyimlerinden sadece bir kesit bu. Otursanız 10 günlük röportaj dizisi çıkarırsınız. Biz yerimizin darlığı nedeniyle burada kesiyoruz. Seversiniz, sevmezsiniz, hataları vardır elbette her insan gibi. Ama Kocaeli futbolunda, hatta Türk futbolunda bir Adem Ellibeş gerçeği vardır. Mehmet Ellibeş Başkan kusura bakmasın, ama ondan önce biz ağabeyi Adem Ellibeş’i tanıdık. Biz bu sohbeti yaptıktan sonra Adem Ellibeş soluğu Düzce’de aldı. Dün de İstanbul’daydı. Yıllardır da cumartesi ve pazarı yok. Siz bunu yapabilir misiniz?..

 

 

Sonunda şikeyi Dünya da kabul etti

 

 

Birkaç gün önce bu köşede, Dünya Şike Kupası diye yazı yazdık. Dünya Kupası’nda hiçbir dönemde böyle ayyuka çıkan abes sonuçlar olmadığını vurguladık. Dünya kamuoyu da olayı yakından takibe aldı. FIFA ise Kosta Rika’dan idrar örnekleri alarak, ‘Aklınca’ bir şeyler yaptı. Halbuki Kosta Rika adam gibi oynayan bir takımdı. Baltayı taşa vurdu. Göz göre göre gelen bahis şikelerini göremedi. Ya da görmezden geldi. Dostlar alış verişte görsün hesabı. Ama şimdi ayyuka çıktı. Dünkü Hürriyet Gazetesi’nin birinci sayfasında, Dünya Şikeyi konuşuyor isimli haber yayınlandı. Ben de kendi açımdan ‘Günaydın’ dedim ve gülümsedim. Bir şey çıkar mı? Yok. Geç bunları. Tiyatro gibi izleriz ve hepimiz figüran olmaya devam ederiz. Turnuva başlarken ‘Hollanda sürprizini izleyin’ diye yazmıştım. Şu ana kadar mahcup olmadım. Ama şike ileride neler yaptırır göreceğiz…

kupur.png

 

 

Sanat sokağa olmuş çıfıtçı çarşısı…

Kent kültürü hak getire !..

Maalesef, güzelim İzmit, kültürden uzak. 80’lı yıllar öncesi kültürün başkenti gibi olan İzmitimiz, artık sonlarda sayılıyor. Her geçen gün daha da yozlaşan bir yapı içerisine itiliyor. Sanat Sokağı olmuş ‘Çıfıtçı çarşısı’… Gidin bakın bakalım bir tane sanat eseri bulabilecek misiniz? Yakında sokağın artık ismi de değişecek. Yakışan olacak. Sokağın ilk açıldığı günleri hatırlıyorum. İmza günleri düzenlenirdi. Ünlü yazarlar, şairler gelirdi. Sinema sanatçılarıyla sohbetler yapılırdı. Küçücük sokağa dünyalar sığmıştı. Biz İzmit Ortaokulu’nda bahçede top oynarken, çektiğimiz sert şutlar bu ara sokağa iner ve Yazlık Oğuz Sineması’nın bahçesinden ya da bu sokaktan top toplardık. İsmi Sanat Sokağı olunca, içimiz bir hoş olmuştu. Ama ne yazar. Şimdilerde belli grupların kermeslerine açılan, 2. sınıf 2. el kitapçıların tek gözle korsan kitap sattığı, çamaşır ve bulaşık suyu satıcılarının kol gezdiği yer oldu. Bir de ağır kebap kokusu. Sanat ve kültürle nasıl bağdaşıyorsa artık. Ha Kültür Tepesi mi? Gidin bakın. Nasıl bir kültür oluştuğunu kendi gözlerinizle görün. Kentin kültür yaşamı, dini kullanan birkaç şair bozuntusu, gösteri grubu ile sınırlı kalamaz. Sanat özgürlüktür. Kültür bağımsızlıktır. Bilmem anlatabildik mi?..

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 623 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim