• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 17 °C

Ah be atam

Mesut Akbulut

Recep Uluskan, daha önce uzun süre ilimizde yaşamış ve deniz astsubayı olarak Gölcük’te görev yapmış. Emekli olduktan sonra İzmir’e yerleşen Uluskan gazetemizi internet sitesinden takip ediyor. İzmir’de Kore ve Kıbrıs Kahramanları Derneği’nin de kurucu başkanı olan Uluskan, ulu önder Atatürk hakkında yazdığı aşağıdaki maili köşemizde yayınlanmak üzere göndermiş.
***************************************
Ah be ATAM..!!
Ne işin vardı senin?
Hakkında ölüm fermanı çıktığı anda, bindin bir çürük gemiye Türk halkını kurtarmak için gittin Samsun’a…
Halbuki bir elin yağda bir elin balda… Bekli de padişahın kızını da sana vereceklerdi…
Şimdiki gibi ona Paşam, sağa Paşam, diyerek öyle dimdik duracağına, şöyle bir eğilip bükülseydin, ne olurdu sanki? Saraylarda beyzade gibi yaşardın.
Çürük gemilerde posta trenlerinde cihan harbinden kalma köhne arabalarda toz toprak içinde yolculuk yapacağına güzel bir İngiliz arabasında yumuşak koltuklarda keyif çatardın. O ilkel şartlarda kahırlı gecelerde sıkıntıdan bir iki kadeh rakı yudumlayacağına kristal bardaklarda keyifle viski içerdin…
Ah be ATAM..!!!
Kim bilir ne zorluklar çektin? Silah yok... Doğru dürüst ordu yok… İnanç yok... Her şeyden önemlisi para yok.! Her tarafta kuşatma var. Her an ölüm tehlikesi var. Yüzlerce koruman da yok şimdiki gibi. Zırhlı araban da…!
Trilyonlarla restore edilen lüks binalar yerine derme çatma eski binalarda, altın süslemeli tabaklar yerine o an ne varsa… Gümüş çatal bıçak yerine tahta kaşıklarda… İsmini telaffuz edemeyeceğim Fransız yemekler yerine, kuru fasulyeye bulgur pilavına kaşık salladın. Ah be ATAM…! Ne zorun vardı..?
Günlerce yatak yüzü görmeden bu güzel vatan için uykusuz Anadolu’nun her tarafına BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE için dolaştın durdun. Türk insanına buna inandırdın. Şömine başında havana purosu tüttüreceğine o soğuk karlı havalarda asker cigarasını üfleyerek KURTULUŞ SAVAŞI’nı başlattın. Belki de hastalığın oralarda başladı.
Hiç mi sağlığını düşünmedin. Ah be ATAM..!!
Koskoca tam teşekküllü yedi devlete boyun eğdirdin. Onları yurdumuzdan kovaladın. BAĞIMSIZLIĞIMIZI kazandırdın da “Tamam benden bu kadar!” deyip, ömür boyu devlet adamlığını ilan etmeyip her türlü medeniyeti insanlarımıza öğretmek için uğraşıp durdun. Demokrasi için her türlü kesimi barındıran O YÜCE MECLİSİ kurdurdun. Hiç düşündün mü? O demokrasi için kurdurduğun mecliste sonradan birileri gelip DİKTATÖR..! FAŞİST.! Salyalı konuşmalar yapılacağı hiç aklına gelir miydi?
Ah be ATAM..!
Türkiye’ye miras kalsın, sanayimiz ilerlesin diye, binbir zahmetle kurdurduğun SÜMERBANK’lar, TEKEL’ler, ŞEKER FABRİKALARI binaları yükselteceğine, hiçbir İsviçre bankalarına paraları istifleyip biraz da ben kalkınayım, yükseleyim diye düşünmedin?
Ben sana ne diyeyim be ATAM…! Bak şimdi onlar da yok artık.
“BENİ TÜRK DOKTORLARINA EMANET EDİN” diye ısrar etmeyip, bir büyüğümüzün eşinin dediği gibi, “YÜCE ALLAH..! BİZE AMERİKAN HASTANESİNDE TEDAVİ OLMAMIZI BUYURDU!” gibi önemli vecizeler uydurup devlet bütçesinden ödenek çıkartarak uzun bir süre önemli bir Amerikan hastanesinde tetkik ve tedavi olsaydın da bizi erken yaşlarda sensiz bırakmasaydın.!
Ah be ATAM.!
Bekli de daha fazla yaşayıp, Türk ve dünya tarihinin yazgısını biraz daha değiştirebilirdin! Sen olmasaydın bile, gene olacak bağımlı bir mecliste o salyalı ağızlar YAŞASIN FRANSA… YAŞASIN YUNANİSTAN diye yalaka bağırışlar yapacakken o kurduğun YÜCE GAZİ MECLİS’te senin için DİKTATÖR… FAŞİST! kelimeleri bekli de hiç duyulmayacaktı.
Biraz daha yaşasaydın. Seni binbir zorlukla yokluklarla, yoktan var ettiğin bütün etnik vatandaşlarımızın bir arada kaynaştığı TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin Türklük kavramının yavaş yavaş tarihe gömülmek üzere çalışıldığını hiç görmeyecek hiç duymayacaktık.
Bekli de O YÜCE MECLİS’te bu güzel toprakların esas sahibi, bu topraklar için canını veren ŞEHİTLERİMİZ’in aileleri… Bu topraklar için geçmişte olduğu gibi her zaman canını vermeye hazır GAZİLERİMİZ ve onlarla aynı duyguları paylaşan insanlarla dolacaktı.
Bütün bunları yapmayıp, kendin için hiç mi hiç çalışmayıp HİSSELER, HANLAR, HAMAMLAR, yapmayıp TÜRK MİLLETİ için sağlığını bile hiçe sayarak diğer devletlere bile örnek sayılacak eserler bıraktığın için kusura bakma ama ATAM, bir tenkitte bizlerden sana…
SEN NE KADAR DA SAFMIŞSIN BE ATAM?

Efe Tur duyarlılık gösterdi
Gazetemizi arayan doktor bir okurumuz Efe Tur ile İstanbul’dan gelirken belirtilenden yarım saat geç geldiğini ve yirmi kişiyi ayatka getirerek yolcuları mağdur ettiğini söylemiş, biz de bu şikayetlerini 20 Nisan 2012 tarihinde bu köşede yayınlamıştık. Bu şikayetlerinden yayınlanmasından sonra Efe Tur’dan bir mail aldık. Efe Tur Halkla İlişkiler Sorumlusu Figen Ünal imzası ile gönderilen mail aşağıdadır.
“Sayın Yetkili;
20.04.2012 tarihli gazetenizin 9. sayfasında yayınlanan Efe Tur yolcuları mağdur etmiş başlıklı şikâyet ile ilgili olarak, sorumlu olan personelimiz, işten uzaklaştırılarak gerekli cezai işlem uygulanmıştır. Yolcularımızın memnuniyetine önem verdiğimizden ulaşabildiğimiz mağdur yolcularımıza özür maiyetinde, aynı güzergâhta ücretsiz seyahat hakkı verilmiştir. Konu ile ilgili kamuoyunun bilgilendirilmesini rica ederiz.”
SEDAŞ’tan 3,5 milyon dolarlık yatırım
SEDAŞ Avrupa ile Latin Amerika’da bilişim teknolojileri konusunda öncü olan İspanyol Indra şirketi ile anlaşma imzaladı. Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ), İspanyol Indra ile yaptığı 3,5 milyon dolar tutarındaki anlaşmayla finans, lojistik ve insan kaynakları bölümlerinin entegre ve kurumsal bir sistem üzerinde çalışması için yeni bir kaynak planlama yatırımı yapıyor. Dünyada 30’dan fazla ülkede 140’tan fazla elektrik, su ve gaz şirketinde altyapı ve enerji çözümleri uygulanan bilişim teknoloji şirketi Indra’nın IT (Information Technology) bilgi teknolojileri sistemleri, 100 milyondan fazla müşteriye hizmet veriyor. İspanyol Indra, SEDAŞ’ın da çözüm ortağı oluyor. Yönetime yönelik sunduğu çözümlerle dünyanın dört bir yanındaki büyük şirketlerin teknoloji ortağı olma özelliğini koruyan Indra, Türkiye’nin ilk özelleşen elektrik dağıtım şirketlerinden SEDAŞ’ın işletme kaynak planlaması uygulamasının ilk etabını sonuçlandırdı. Indra, 3,5 milyon dolar tutarındaki projeyle, elektrik dağıtım hizmetlerinde hızlı kaliteli hizmet anlayışıyla müşteri memnuniyetini önemseyen, SEDAŞ’ın finans, lojistik ve insan kaynakları bölümlerini güçlendirecek. Ayrıca Indra, SEDAŞ’ın önümüzdeki 5 yıl sistemlerinin bakımını da üstlenecek. Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce illeriyle birlikte toplam 4 il, 45 ilçe, 66 Belediye ile 1443 köyde enerji tedarikçisi ve dağıtıcısı olan SEDAŞ, yaklaşık 2.000 kişiyi istihdam ederken, 3,3 milyon nüfusa da hizmet veriyor. SEDAŞ’la Indra arasında imzalanan projeyle; İşletme kaynak kullanımının hızlı raporlanması, bu konularda verimli ve etkin çalışmanın sağlanması gerçekleştirilirken, SEDAŞ, çalışanlarının bordrolarının hazırlanması ve kontrolü dahil olmak üzere, finans, lojistik ve insan kaynakları bilgilerinin yönetimini entegre ediyor. Bu süreçlerin yönetimi, işletme sürelerinde tasarruf sağlayarak verimliliği yükseltecek. Indra’nın geliştirdiği çözüm, aynı zamanda ülkedeki elektrik piyasasında yapılacak yönetmelik değişikliklerine ve elektrik piyasasının serbest rekabete açılmasına getirilen kriterlere göre hazırlandığı belirtildi. Projenin uygulanması ile masrafların azaltılması, hizmetlerin kalitesinin iyileştirilmesi sağlanacak. Ayrıca Türk profesyonellerden oluşan bir ekip, SEDAŞ sistemlerinin kullanımı aşamasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçlara cevap vermek üzere görevlendirilecek.
Yazar olacak çocuk Derince’de yetişir
‘Yazarlık Atölyesi Derince’de açılıyor, geleceğin yazarları Derince’de yetişiyor’ sloganıyla Aralık ayından itibaren çalışmalarını sürdüren Derinceli öğrenciler, edebiyatçı Selahattin Yusuf önderliğinde epey yol kat etti. Eğitime yönelik hizmetleriyle eğitim camiasının takdirini kazanan Derince Belediyesi, ilçedeki yazar olmayı düşünen öğrencileri edebiyatçı Selahattin Yusuf ile buluşturuyor. Tv programlarıyla da adından sıkça söz ettiren Selahattin Yusuf, öğretmenleri tarafından seçilmiş yazar adaylarıyla yazarlık atölyesinde yer yer film seyredip, yer yer hikayeler dinleyerek hayal güçlerini zenginleştiriyor. Yazma pratiği kazanma adına başka yazılardan kritik edebilecek pratikliğe alınan temel eğitimin ardından defalarca yazarak erişilebileceğini belirten Selahattin Yusuf, yazmaya devam etmeleri halinde öğrencilerinin büyük bir bölümünden ümitli. Mayıs Ayında sona erecek olan Yazarlık Atölyesinde ilçedeki 9 liseden toplamda 60’ın üzerinde öğrenci çeşitli konulardan oluşan derslere katılmayı sürdürüyor.

Bu yazı toplam 891 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim