• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 9 °C

Ahmet Davutoğlu ile Celal Bayar…

Hasan Altınkaya

Türkiye’nin 62.hükümetinin başbakanı; Ahmet Davutoğlu.

Akademik eğitimi, hitabeti, liyakatı ve sadakati, kendisini bu koltuğa layık kılan en büyük etkenler.

Halkın oylarıyla seçilen cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da belirttiği gibi; devlet içindeki örgütsel yapılara karşı verdiği mücadele, bu görevi üstlenmesinde kilit rol oynadı.

Görünen o ki, artık Ak Parti’deki her bir bireyin siyasi akıbeti, Gülen hareketine uzaklığı veya yakınlığı ile belirlenecek.

Davutoğlu ne tam siyasi bir lider portresi çiziyor, ne de emanetçi bir başbakan olacak yapıya sahip.

Son 10 yıldır Türk dış politikasına yön verirken, bundan böyle içeriye çeki düzen verecek.

Köklü devlet politikası adı altında, Osmanlı hinterlandı altındaki ülkelere ayrı bir önem verdi.

Herkesin bildiği “Neo Osmanlıcılık” denen kavramı da Türk siyasi hayatına sokan isim kendisi.

Son üç asırdır kendi sınırları dışına kafasını uzatamayan bir ülkenin, “Modern Osmanlıcılık” anlayışıyla proaktif görevler üstlenmesine ön ayak oldu.

Özellikle Ortadoğu’daki “Arap Baharı” denen halk ayaklanmaları paralelinde yürüttüğü politikalar gündemde geniş yer aldı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dış politikadaki pasifliğinden kurtulmasından memnuniyet duyanlar da oldu, “Ne işimiz var Ortadoğu bataklığında!” deyip eleştirenler de.

Ancak her hâlükârda, inandığı doğruları hayata geçirmek için çabalayan bir politikacı oldu Davutoğlu…

Kendisiyle aynı noktaya ateş eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’la aynı safları paylaşması da, tüm bunları gerçekleştirmesinde önemli bir etken oldu.

Ne var ki, Ahmet Davutoğlu artık Başbakan olacak.

Yani kağıt üzerinde görev ve yetkilerinin daha fazla olacağı bir makama transfer olacak.

Ancak Davutoğlu’nun Erdoğan gibi bir başbakandan ziyade, “bakanlar kurulu başkanı” olacağını söylersek haksızlık etmiş olmayız.

Adı “Başbakan” olan fakat bakanlara başkanlık edecek olan yeni bir yapıya doğru yavaş yavaş gidiyoruz.

Yukarıda belirttiğimiz gibi ne tam bir emanetçi görüntüsü çizecek, ne de tam bir siyasi lider kişiliği sergileyebilecek.

Tıpkı Atatürk döneminin Başbakanı Celal Bayar gibi…

Hani Atatürk, Başbakan İsmet İnönü’yle arası bozulduğunda onu görevden alır ve yeni Başbakan olarak Celal Bayar’ı atar ya…

Celal Bayar da Atatürk’e gider ve sorar;

‘’Başbakan olarak yetkilerim nedir?"

Atatürk’ün verdiği cevap;

‘‘Büyükelçileri ben tayin ederim, dış politikayı ben belirlerim. Bu alana girme. Ordudaki tayinleri, terfileri yaparım. Bu alana da girme. Valileri, polis müdürlerini ben belirlerim. İçişleri Bakanlığı'nın alanına da müdahale etme. Geri kalan işleri bildiğin gibi yapabilirsin...’’

80 sene sonra benzer cevapların Erdoğan tarafından Davutoğlu’na söylendiğini söylesek hataya düşmeyiz herhalde.

Zaman değişse de, gücü elinde bulunduranın kim olursa olsun yetkilerini kolay kolay paylaşmak istemediği bir gerçek.

Her dönem için geçerli olan liderlerini taparcasına seven bir milletin bu tür sonuçlara katlanması kaçınılmaz olsa gerek.

Bu yazı toplam 1135 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim