• BIST 82.132
  • Altın 148,060
  • Dolar 3,8153
  • Euro 4,0743
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

AK Parti’nin en büyük gücü muhalefet

Mehmet Özmen


Geçtiğimiz pazartesi günü nihayet okurlarımızla buluşabildim. Uzun diyebileceğimiz bir ara vermiştik yazılarımıza. Bir takım özel sağlık sorunları nedeniyle, yani babamızın geçirdiği operasyon dolayısıyla Kocaeli Gazetesi’ndeki startımız biraz zaman aldı.

Neyse, en azından şimdilik durum vaziyet iyi. Seka Devlet Hastanesi’ndeki hekimimiz Fikret Özbakır nasıl bir ameliyat yaptıysa artık, 75 yaşındaki adam kısa sürede ayaklandı. Yerinde duramaz oldu, dahası ‘Everin beni’ diye tutturdu…

Fikret Özbakır’a küçük bir teşekkürü çok görmemek lazım. Ellerine, bilgine, becerine sağlık Hocam…

xxx

Gelelim siyasete. Ancak bugünkü yorumumda biraz daha farklı bulacaksınız beni. Aslında işin özünde AK Parti’nin Körfez’de neden başarılı gibi durduğunu anlatmaya çalışacağım. Adayları kim olursa olsun, nasıl oluyor da bu adamlar bir yerde vaatsiz ve heyecansız bir şekilde seçimlere giriyorlar da, o kadar oy alabiliyorlar sorusunun yanıtını vereceğim size…

Birincisi, AK Parti kendi içinde yeniliği seven bir yapıda. Bilerek ya da bilmeyerek, hatayı kim yaparsa yapsın mutlaka cezasını veren bir anlayış var AK Parti’de. Olumsuzluklara öyle veya böyle bulaşan şahsiyet, kimliği ne olurla olsun mutlaka seçilmişlik hüviyetini kaybediyor bu siyasi oluşumda.

Yani sizin anlayacağınız, her seçimde oy yükselişine geçen AK Parti ve Başbakan Erdoğan, bunu biraz da çuvalın içindeki çürük elmaları eleyerek başarıyor. -Kendi çizdikleri sınırları dahilinde- olumsuzluğa hiçbir şekilde müsaade verilmiyor iktidar safında.

Bunun da karşılığını seçimlerde oy olarak geri alıyorlar. İster kabul edin, ister etmeyin böyle bir durum var AK Parti ile ilgili…

xxx

Fakat bizim Körfez’deki muhalefetimiz öyle mi, mümkün değil…

Burada muhalefet dedin mi iki düşünecek bir karar vereceksin. Seçmen de olsan, bürokrat ya da medya mensubu da olsan böyle davranman gerekir. Çünkü Körfez’de kimin eli kimin cebinde belli değil…

Bir gün olaya ‘ak’ diyen, sonraki seçim gelmeden ‘kara’ diyebiliyor. Dahası öylesine bir adaylık transferi pazarı kurulmuş ki, işin içinden çıkabilene aşk olsun…

Şöyle bir düşünün hele…

18 Nisan 1999 seçimlerinde Doğru Yol Partisi’nden Körfez Belediye Başkanlığı’na aday olan Mahmut Işık, bu kez Kırat misyonundan yüz bulamamış olacak ki, soluğu CHP’de aldı. 28 Mart 2004 seçimlerinde CHP’nin adayı olarak sahneye çıktı. Üstelik Fahrettin Fırat gibi bir isme karşı tercih edilerek…

Sonra aynı seçimde piyasaya çıkan Fevzi Canbaz, ardından 2009’da bir kez daha Demokrat Parti’den aday oldu. Fakat Canbaz’ı bu kadar adaylık kesmemiş olmalı ki, vekillik denemesinin ardından bu kez CHP ile farklı bir yoldaşlığa başladı. Reşat Başar’a açık destek verdi ve belki de liste başı olarak meclise aday olacak. Gerisini kendisi ve yeni partisi bilir…

Sonra 2009 seçimleri geldi. Hani şu son iki seçimde adaylığı ile piyasaya çıkan Mahmut Işık, bu kez bir CHP, bir DP demeye başladı. Haldir, hatırdır diyerek katıldığı programlarda bir DP’nin adayı Canbaz elini kaldırdı, bir CHP’nin adayı Salih Şirin. Neticesini ben hala çözemedim…

Şimdi sıkı durun…

Önümüzde yaklaşan bir yerel seçim daha var. Dedim ya kurulmuş bir kere bu pazar. İlla pazarlık olacak. Birileri, bir yerlere gidecek. 2009 seçimlerinde CHP ile ilçede ikinci sıraya gelen, sonrasında ilçe başkanı seçilen, ardından milletvekili bahanesi ile görevinden istifa eden Salih Şirin, yeni dönemde de MHP’nin Körfez adayı olarak karşımıza çıktı.

Salih Şirin, her ne kadar CHP içindeki muhafazakar kanadın temsilcisi gibi görünse de, ülkücü camia için kabullenmesi çok zor bir durumdu bu. En nihayetinde sol partiden gelen bir isim MHP kadrolarının desteği ile başkanlık yarışına başladı.

Az önce de söylediğim gibi, Fevzi Canbaz öncülüğündeki bir grup Demokrat Partili de yeni dönemde CHP için çalışacak. Muhafazakar bir kanadın temsilcileri olarak bu kez şanslarını CHP’den yana kullanacak.

Aday transferindeki son zirve durum ise Saadet Partisi’nde yaşanıyor.

Fahrettin Fırat’ı bu Körfez çok iyi bilir ve tanır. İSU Şube Müdürlüğü görevinden sonra siyasete yakın bir mesafede durdu. 2004 seçimleri öncesinde de CHP’den başkan adayı olmak için başvurdu. Ancak aday gösterilmedi. Sonrasında ise kör olasıca talih sonunda ona da güldü.

Çünkü 28 Mart süreci nedeniyle üzerine yapışan CHP’li imajı ile bilinen Fırat, 30 Mart 2014 seçimlerinde Saadet Partisi’nin Körfez Belediye Başkan adayı olarak belirlendi.

xxx

Bu siyaset denilen olayın evveliyatına gidecek olsak kim bilir nelerle karşılaşacağız…

İşte Körfez ilçedeki muhalefetin durumu bu. Kısır döngü gibi, birkaç kişi etrafında dönen bir politik tiyatro var ilçede oynanan. CHP bu seçimde döngünün biraz daha dışında bir yapı ile hareket ediyor gibi. Ancak destek aldığı isimler de yine siyasetin hep var olan simaları olarak önümüzde duruyor.

Şimdi anladınız mı bu AK Parti adındaki siyasi oluşumun neden oturdukları yerden başarılı olduğunu…

Umarım mesaj yerini bulmuştur…

Bu yazı toplam 909 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim