• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 28 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • Sakarya : 28 °C

Akademisyenler konusundaki tepkiyi anlayamıyorum

Mehmet Özmen

Daha önce de belirtmiştim.

Bu FETÖ operasyonları o kadar farklı bir olay ki, altından kalkabilmek öyle kolay olmayacak.

Burası kesin gibi bir şey.

Keşke olmasa, ancak bu tür meselelerde gözden kaçan detaylara, kurunun yanında yanan yaşlara da rastlayabiliriz.

Bunlar olacaksa da ‘İnşallah kasıt yoktur’ diyerek kendimizce teselli bulmaya çalışırız.

Buraya kadar umarım net bir şekilde anlaşılmışımdır.

***

Yaşanan bu kadar cenderenin içinde geçtiğimiz günlerde bir Kanun Hükmünde Kararname ile daha karşı karşıya kaldık. Daha önceki kararname sonucunda ilimizde iki gazete hakkında kapanma kararı verilmişti. Bu durum çok dikkat çekti. Sonrasında bir veryansın başladı, ancak bu kurumların yaptıkları muhalefet nedeniyle kapatılmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

Aksini söylemenin ne gerçeklere ne de kimseye bir faydasının olmadığı gün gibi aşikardır.

Fakat bu ikinci kararname çok ilginç sonuçları beraberinde getirdi. Türkiye genelinde ve binlerce kamu çalışanının işlerinden atılmalarına karar verildi.

Kocaeli’deki işten atılmalarda en çok üzerinde durulan konu ise Kocaeli Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi’nde yaşanan durumdu. Buralardan çok sayıda ismin işine son verildi. Artık kamu ile hiçbir bağları kalmadı bu kişilerin.

Tabi işin ilginci FETÖ operasyonu kapsamında yaşanan bu işten çıkarmalarda aralarında farklı simaların da yer alması insanları şaşırttı.

Bu duruma açık seçik tepki gösterenler ise meseleyi siyasi platforma taşımaya başladılar.

İsim isim vermeye lüzum yok, ancak hatırlatmakta fayda gördüğüm bir durum var.

Türkiye genelinde geçmişte akademisyenlere yönelik başlayan bir soruşturma vardı. Buna göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yapılan terör operasyonlarına tepki gösteren o sözüm ona akademisyenler ‘Düşünce özgürlüğü’ adı altında, devletçilik ve milliyetçilik gibi değerlerle bağdaşmayan ve ahlaki hiçbir unsurun olmadığı bir bildirinin altına imza atmışlardı.

PKK’ya terör örgütü dememekte direnen,

Devlete bağlılıklarını kaybetmiş,

Yapılan terör operasyonlarına karşı neredeyse PKK’yı haklı görecek kadar ileri giden,

Yaşadığı, maaşını aldığı, kariyer kazandığı devletini neredeyse soykırım yapmakla suçlayan o akademisyenleri, olayın yaşandığı dönemde eleştirmeyenlerin bugün hangi hakla bu karara tepki gösterdiklerini açıkçası merak ediyorum.

Kimse düşünce özgürlüğü gibi alakasız cümlelerle bu durumu açıklamaya çalışmasın. Zira teröre katkı sağlayacak hiçbir düşüncenin özgürlüğünün olmadığını, olamayacağını bizzat bu tepkilerin sahipleri daha iyi bilmelidir.

Üstelik söz konusu akademisyenlere bu desteği verenler arasında kişilerin yanı sıra bazı kurumlar da var. Öyle ki AK Parti’nin sesi olmuşların bile bu tepkiye ortak olduklarını görmek, kamuoyunu değil, bizzat iktidar sahiplerini güç durumda bırakacak sıkıntılı bir haldir.

Dolayısıyla geçmişte yaşananları unutarak, hem Atatürk’ün devletçilik fikrini benimsemiş görünüp hem de PKK’ya terör örgütü diyemeyenleri savunmaya çalışan bu kişiler bana kalırsa gerekli tepkiyi temsil ettikleri siyasi misyondan görmelidirler.

Bu noktada bana göre önce şunun kararını iyi vermeliyiz: “Biz hainlik, ihanet deyince ne anlıyoruz?”

Teröriste selam vermek elbette ihanet değildir. Ancak teröristle aynı kelamı etmek, onları savunmak için mücadele içine girmek; ihanettir.

Geçmişte o rezil bildirinin altına imza atan akademisyenler de -kimse kusura bakmasın- teröristlere selam vermemiştir. Kullandıkları her kelime ise onlarla aynı alfabedeki harflerden oluşmuştur…

O yüzden yaşanan bu ihraçları geçmişi unutup eleştirmenin, bir parça haksızlık olduğu fikrine sahibim…

Bu yazı toplam 898 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Sevim S.
05 Eylül 2016 Pazartesi 03:05
03:05
Sayın yazar, itiraz edilen konu bu kişilerin suçlu olup olmadığı değil. Çıkarılan OHAL kapsamında işten atılabilmeleri için, OHAL gereğindeki suçu işlemeleri gerekiyor. Şimdi bu kişiler FETÖ örgütü üyesi mi? OHAL kapsamı FETÖ Örgütü ile ilgili. Bu kişilerin suçu farklı terör örgütüne destek ise ona göre yargılanmaları gerekir. Hatta belki sadece işten atılmak değil, başka cezalar da alırlar. Orası yargının konusu. Ama bu kararname kapsamında olmadıkları için bir kısmının geri dönüş imkanı olacak adli yönden. Suçlu, haksız da olsalar, sonuçta haklı çıkacaklar. İtirazlar bu nedenle. İnce ayrıntıya dikkatetmek gerekiyor.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim