• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 7 °C

Akıbet

Banu Gürer

Geçen hafta sizlerle Dubai izlenimlerimi paylaşmıştım.

Bu hafta aynı seyahat kapsamında Abu Dabi’ye gerçekleştirdiğimiz günübirlik geziye dair kısa bir detaydan bahsetmek istiyorum.

Gezi esnasında merhum Emirlerinin hayatına dair eşyaları barındıran bir müzeyi ziyaret ettik.

Müzede kısa bir belgesel gösterimi söz konusu oldu.

Belgeselin bana göre en çarpıcı noktası halkın hayatının petrolden önce ve petrolden sonra olarak iki dönemde ele alınabilmesi.

Zira petrolden önce neredeyse sefalet içinde yaşayan bir halk, petrolün bulunması ile birlikte “Batı’nın” da “destekleri” ile adeta ihya olmuş…

Petrolün olduğu hatta doğal kaynakların bol olduğu ama bunların farkında olmayan ya da nasıl değerlendireceğini bilemeyen, veya değerlendirme imkanları olmayan toplumların bu “destekler”den nasiplerini bolca aldıkları bilinen bir hadise…

Hatta bu “destekler”in akıbeti tehlikeye düştüğünde o toplumun akıbeti de tehlikeye düşüveriyor…

Nitekim Ortadoğu’nun hali ortada…

Ama hiçbir sosyal hadiseye tek taraflı bakmamak gerekir…

Daha doğrusu hiçbir “akıbetin” tek sebebi yoktur.

Karışıklıktan bahsediyorsanız, karışıklığa sebep olan tek bir unsur olmadığını da unutmamanız gerekir.

Yani sadece Batı’ya kızmak ve kargaşanın tek müsebbibi olarak Batı’yı kabul etmek makul olmadığı gibi bana sorarsanız acziyetin de ifadesidir.

Çünkü şu bir gerçek: Eksikliğin olduğu yerde istismar vardır.

Eğer siz üretmek yerine “destek” ile hareket etmeyi tercih ediyorsanız destek verenler elbette sizin işlerinize müdahale etmeyi kendilerinde hak göreceklerdir.

Ve yine siz üretmek yerine ithal ediyorsanız, ithal ettiğiniz şey sizi sadece maddi olarak değil kültürel olarak da etki ve baskı altına alır.

Ondan sonra artık teknoloji-medeniyet ikilemine kendinizi sokmanın da çok fazla bir anlamı kalmaz.

Zira her ne denilirse denilsin teknoloji kültür unsurlarını da beraberinde taşır.

Dolayısıyla üretmediğiniz için “kendinizden” bir şey katamadığınız bir değişimin esiri olur çıkarsınız.

Ve bu değişim sizi birbirinize karşı düşman eder.

Hem de “birleşin” diyen bir dinin mensupları olarak.

Nasıl mı?

Anlatacağım… 

Bu yazı toplam 1196 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim