• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 5 °C

Aklını kullanma

Nihal Özgirgin

 

 

 

İnsanın aklını kullanabilmesi ve özgür iradesi olması hasebiyle diğer varlıklardan daha şerefli bir durumda olduğuna işaret eden İslam dininin önemli hedeflerinden biri, bugünkü deyişle aslında insana kul olmadan ziyade birey olma bilincini kazandırmaktır.

Çünkü İslam dininin geldiği dönem ve coğrafyada insanlığın aklını kullanmadan ziyade otoriteye karşı kulluk etmenin “doğal” karşılandığını söylemek mümkün.

İslam’ın temel hedeflerinden biri “aklın kullanılması” olsa da İslam dünyasında hala bu hususta ciddi sıkıntılar olduğu apaçık ortada…

Ortadoğu’ya bakın!...

İnsanın kendi aklı yerine “ithal akıl” kullanmakla ne hale gelebileceğinin en güzel örneğidir Ortadoğu’da yaşananlar…

Ortadoğu’ya günümüzde “her şeyin” pazarlanmasında önemli bir unsur olan imaj ve marka açısından bakıldığında ise İslam dinine ait algıya bu bağlamda ciddi zarar verildiği de görülüyor…

Öyle ki İslam, bu yaşananlarla kaos ve vahşet şeklinde markalaştırılmak istenmektedir.

İşin daha da vahim kısmı bazı Müslümanların buna zemin oluşturmasıdır ki İslam’ın bu şekilde tebliğ edilmesini Allah-ü Teala’nın cezasız bırakacağı düşünülebilir mi?!  

Batı kendi içerisinde yaşadığı tecrübelerle aklın önemine varırken, İslam dininin biz Müslümanlara önemli bir ilke olarak koyduğu akıl gerçeğini hala uygulayamıyor olmamız 21. yüzyılda dahi “otoriteye kulluk” zihniyetinden vazgeçemediğimizin en önemli örneğidir.

Türk demokrasi tarihine bu açıdan bakıldığında kula kulluktan birey olma sürecinin aşama aşama gerçekleştirilmeye çalışıldığı,  Tanzimat fermanı ile başlayan bu sürecin en sonunda Cumhuriyet ile tescillendiği görülür.

Türk demokrasi tarihi Batı kaynaklı olarak siyaseten başlasa da, o dönemin yöneticisi olan padişahın kendi yönetim haklarının halk adına kısıtlandırılmasına onay vermesi, halkın kul statüsünden birey olma statüsüne geçişinin başlangıcını teşkil eder.

Bugüne bakıldığında bu adımın önemi daha iyi anlaşılmaktadır.  Zira bugün Ortadoğu’da mevcut kulluk zihniyetinin ardında yönetenlerin haklarının halk adına kısıtlanamamasının önemli bir rolü vardır.

Hakikaten şanslıyız.

Şansımızın göstergelerinden biri de önümüzdeki ay birey olmanın temel yansımalarından biri olarak seçme hakkımızı kullanıp devletin başı olan Cumhurbaşkanımızı seçebilecek olmamız.

Fakat üç aday arasında yapılacak olan seçimlerde dikkatimi çeken nokta başbakanın adaylığını açıkladığı ortamın imaj ve marka olarak modern teknikle bir bütünlük içerisinde son derece profesyonel bir sunuma zemin hazırlamasına mukabil, başbakanın yaptığı konuşmanın içerik olarak ele alındığında sanki geçmişte padişahlara atfedilen “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” şeklinde bir gücün seçileceği izlenimini vermesidir...

Umulur ki bunca kazanıma binaen bu izlenim sadece bir “algı” hatası olsun…

Yaşayacağımız tarihi seçimin hepimiz için hayırlara vesile olmasını diler, sağlıklı ve mutlu Ramazanlar temenni ederim.

Saygılarımla…

Bu yazı toplam 1233 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim