• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : -5 °C
  • İstanbul : 2 °C
  • Sakarya : -5 °C

“AKP, nasıl hâlâ yüzde 50 oy alıyor?” sorusunun cevabı

M.Tanzer Ünal

“Şefik Alpaslan” ismini duymuşsunuzdur.
Ağrı kökenlidir.
40 yıldır İzmit’te oturuyor, değişik konularda iş yapıyor.
Sosyal bir kişi…
Altı aylık bir dönem hariç, 1972 yılından beri Kocaeli Ağrılılar Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Başkanlığı’nı yürütüyor.
Kocaeli Ticaret Odası Meclis Üyesi…
Aynı zamanda, Kocaeli Esnaf ve Sanatkarları Kefalet Kooperatifi Yönetim Kurulu’nda…
ANAP döneminde bir ara siyaset yaptı, sonra hiçbir partide yer almadı.
Rahmetli Sabri Kalyoncu’nun başkanlık yaptığı yıllarda, ilçe yönetim kurulunda bulundu.
Dost canlısıdır, vefalıdır…
Tanıdıklarının “iyi ve kötü günlerine” zaman ayırır.
Önceki gün, ortak dostumuz Kemalettin Akkurt’un annesinin cenazesine birlikte gittik.
Ramazan Kuş’un arabasında Hüseyin Şimşek ve Şinasi Aydın da vardı.
Derince’deki camiye erken vardık, Kemalettin Bey’e, kardeşi İlhan Bey’e ve diğer yakınlarına başsağlığı diledik.
Sonra bir köşeye çekilip, sohbete daldık.
Zeki Altın da bize katıldı…
Sohbet döndü dolaştı siyasete geldi.
İçimizden biri, yine o malum soruyu sordu.
“Anlamadım gitti… AKP, nasıl hala yüzde 50 oy alıyor?”
Şefik Alpaslan, “Bu soruya ben cevap vereyim” diye atıldı.
Başladı, yaşadığı bir olayı anlatmaya.
Dikkatli okuyun, çok önemli…
Başlıktaki sorunun cevabı da, anlatılanlarda gizli…
Şefik Alpaslan’ı dinleyelim:
“Geçenlerde Ağrı’da idim. Bir akrabamla merkeze bağlı Yolugüzel Köyü’ne cenazeye gidiyorduk. Yol kenarında yaşlı bir teyze gördüm. Arabayı durdurdum, indim, elini öptüm. Kürtçe “Nasılsın teyze?” diye sordum. “Recep Tayyip Bey’den Allah razı olsun” diye cevap verdi. Herhalde kulakları duymuyor, diye düşündüm kendi kendime. Tekrar “Nasılsın teyze?” dedim. Yine aynı cevabı verdi. “Recep Tayyip Bey’den Allah razı olsun! ”Aynı soruyu üçüncü kez sordum, aynı cevabı aldım. Sonunda dayanamadım, “Teyze, ben senin hatırını soruyorum, Recep Tayyip Erdoğan’ın değil” dedim. Yaşlı kadının cevabı ilginçti. “Oğlum” dedi yaşlı kadın, “Ben Tayyip’e dua etmeyeyim de kime edeyim? Dört oğlum, dört kızım, bir de kocam var. Şimdiye kadar 100 lirayı bir arada görmemiştik. Allah Razı olsun Tayyip her ay 500-600 lira veriyor. Harcaya harcaya bitiremiyoruz.”
Şefik Alpaslan, başından geçen olayı anlattıktan sonra, “İşte, biraz önceki sorunun cevabı… İktidar, sadece Doğu’da değil, tüm Anadolu’da fakir fukaraya para dağıtıyor. AKP, yüzde 50 oy almayacak da kim alacak?” diyerek noktayı koydu.
Şefik Alpaslan’ın yaşadığı olay ilginç değil mi?


Gece yarısı kravat takarak hırsızın peşinden koşan bürokrat
Size bir ipucu vereyim.
Eğer bir pazar günü, kravat takıp takım elbise giyerek pazaryerinde alışveriş yapan birini görürseniz, bilin ki o kişi Hüseyin Şimşek’tir.
Yine bir pazar günü, bir piknik yerinde veya bir dostunun bahçesinde, kravatlı ve takım elbiseli olarak mangal yakıp et pişiren birisini görürseniz, hiç kuşkunuz olmasın, o kişi de Hüseyin Şimşek’tir.
Çünkü tüm Kocaeli’ni tarasanız, kravatlı ve takım elbiseli olarak mangal başında et pişiren birine rastlayamazsınız.
Hüseyin Şimşek, tektir…
Kim Hüseyin Şimşek?
Tunceli kökenlidir…
Kocaeli Vergi Denetim Müdürlüğü’nden emekli olup İzmit’e yerleşmiştir.
Ailesi ve dost çevresiyle, şehrimizde mutlu bir yaşam sürmektedir.
İyi insandır, hoş insandır, ama bir kusuru vardır.
Yukarıda anlattığım gibi…
Pazar günleri, bayram günleri, hatta seyahate giderken bile kravat takması…
Kravat takmadan evden dışarı adım atmaması…
Yaşamı boyunca şimdiye kadar hiç “istisnası” olmamış.
Kravat konusunda daha ileri giden var mıdır?
*******
Yine önceki gün…
Derince’de, Kemalettin Akkurt’un annesinin cenaze namazını beklerken…
Söz Hüseyin Şimşek’in kravatından açılınca…
Zeki Altın, daha ileri bir örnek verdi.
“Bu da bir şey mi? Benim de emekli bürokrat bir akrabam var. Gece eve hırsız girmiş. Uyanmış, hırsız kaçıyor. Gömleğini giymiş, kravatını takmış, koşmuş peşine. Tabii hırsız toz olmuş. Sokaktan geçenler, bizimkine, “Bu ne hal?” diye takılmış. Bürokrat, “Görmüyor musunuz, hırsız kovalıyorum” diye cevap vermiş. “İyi de” demişler, “Kravat takmışsın da, pantolon giymemişsin.”
Zeki Altın, kravat takarak hırsız kovalayan, “kravat takıntılı” akrabasının ismini söylemedi.



Bu yazı toplam 2011 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim