• BIST 107.302
  • Altın 151,442
  • Dolar 3,6681
  • Euro 4,3165
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 11 °C

AKP’de adaylar açıklandı, ama “ayak oyunları” bitmedi!

M.Tanzer Ünal

 

                                               ********

Daha önce yazmıştım.

AKP, artık eski AKP değil.

“Dava partisi” balonu patladı.

Şimdi çoğu, güç sahibi olup “ganimetten daha fazla pay alma” savaşında.

Adayların açıklanmasından sonra yaşadığımız olaylar da bunu gösteriyor.

Bir örnek…

Körfez İlçesi’nde yaşananlar…

Aday açıklandı, ama “ayak oyunları” bitmedi.

Aday gösterilmeyen Belediye Başkanı Yunus Pehlivan, aday ilan edilen İsmail Baran’ın “resmi adaylığı”nı engelleme peşinde.

Partiler adaylarını ilan ettiler, ama adayların resmen Yüksek Seçim Kurulu’na bildirilme tarihi 18 Şubat.

Partiler, isterlerse, bu tarihe kadar adaylarını değiştirebilirler.

İşte Yunus Pehlivan, bunun peşinde.

Yıllardır beslediği gazetelere “sipariş haberler” yaptırıyor.

Efendim, Başkan Yunus Pehlivan’ın “ihaleye fesat karıştırmak” suçundan yargılandığı davada, İsmail Baran da sanıklar arasındaymış.

Yunus Pehlivan, bu dava nedeniyle aday gösterilmemişse, İsmail Baran da aday gösterilmemeliymiş.

Görünen, Yunus Pehlivan, “Ben yandım o da yansın”ın peşinde…

Sözünden çıkmayacak, ilişki içinde olduğu firmaların işlerini itirazsız yapacak, üçüncü bir aday arayışında…

İyi güzel de…

Bu “ayak oyunu” çok sırıtıyor.

Pehlivan, bu işleri biraz daha gizli çevirebilirdi.

 

 

Erdoğan’dan “yumrukçu” ya destek!

                                               *******

Geçenlerde AKP Milletvekili Oktay Saral, CHP Milletvekili Bülent Tezcan’a yumruk attı, gözünü şişirdi.

Böyle bir olaydan sonra ne yapılır?

Yumruk atan milletvekili ve o kabadayıyı milletvekili yapan lider, biri kendi adına, diğeri partisi adına toplumdan özür diler.

Böyle mi oldu?

Ne gezer!

Kabadayı milletvekili dedi ki, “Başbakanımızın oğlunu ağzına alınca çok tepem attı. Kendimi tutamadım. Herkes sözlerine dikkat etsin…”

Adı geçen kabadayıyı milletvekili seçen AKP Genel Başkanı Erdoğan da dedi ki, “Genel kurul kürsüsünden bu ülkenin başbakanına, ailesine bu denli hakaretlerin yapılması, herhalde bir tahrik unsurudur. Sebep, neticeleri doğurur. Bu gibi tahrik unsurlarından kaçınılması gerekir. Tahrik devam ederse gelecekte de buna benzer şeyler çok yaşanır. Oturumlardaki edebi adabı öğrenmeleri gerekir. Özür gibi bir düşüncem yok. Asla özür dilemem…”

Gördünüz mü?

Demek, neymiş?

 “Tahrik” varsa, “dayak” da varmış!

Başbakan, muhalefet milletvekillerine “gözdağı” veriyor.

“Benim ve ailem hakkında konuşursanız, dayağı yersiniz!”

Müthiş bir durum!

Erdoğan’ın bu sözleri aynı zamanda AKP milletvekillerine bir mesaj…

“Benim ve ailem hakkında konuşanlara, gereğini yapın!”

                                                                              ********

*Lidere yağ çekmek…

*Muhalefete hakaret etmek…

AKP’de “sadakat kriterleri” idi.

Bir şey daha eklendi…

*Muhalefet milletvekillerine tekme ve yumruk atmak…

Başbakan, yol verdiğine göre…

Başbakan’ın gözüne girebilmek için…

Salla tekmeyi, indir yumruğunu!

Milletvekilliğin garanti!

 

 

Bir soru…

                               *******

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan…

İktidar olduğu 2002 yılında…

“Üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçiyoruz” demişti.

2014 yılındayız…

Ne oldu?

“Hukukun üstünlüğü” ne geçtik mi?

Yoksa…

“Üstünlerin hukuku” devam mı ediyor?

Ah Türkiye’m, ah!

 

 

“Ey TÜSİAD”ın sonu, “Ey SÜTAŞ” a kadar gitmesin!

                                               ********

Bence…

Başbakan Erdoğan’ın “Ey…”le başlayan tehditlerinin, “beddua”dan farkı yok!

 *Ey CHP!

*Ey MHP!

*Ey Kemal Kılıçdaroğlu!

*Ey Devlet Bahçeli!

*Ey savcı!

*Ey hâkim!

*Ey paralel devlet!

*Ey darbeciler!

*Ey haşhaşiler!

Ve önceki gün…

*Ey TÜSİAD!

Başbakan Erdoğan’ın önceki gün Ankara’da “TÜSİAD’ı azarlama” konuşmasını dinlediniz mi?

Dinlediyseniz, o ifadeden, o ses tonundan korktunuz mu, ürktünüz mü?

Hayatınızda böyle bir tehdide, böyle bir aşağılamaya tanıklık ettiniz mi?

Biri çıksın, bu işin sonunun nereye varacağını bir söylesin!

TÜSİAD, Türkiye’nin en büyük sivil tolum örgütü.

Dün de, bugün de…

Görüş açıklıyor, diyor ki, “Türkiye, hukuk devleti yapısını kaybederse, dış yatırımcılar ülkemize gelmez.”

Vay efendim, sen bunu nasıl söylersin, sen bu memlekete ihanet ediyorsun!

Böyle şey olur mu?

Bir kişinin, bir kurumun hükümeti eleştirme hakkı yok mu?

TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, iyi niyetle, iktidarın bir yanlışını eleştiriyor, “Hukukun yapısıyla fazla oynamayın, dış yatırımcı ürker” diyor.

Başbakan, bu eleştirisi nedeniyle TÜSİAD Başkanı’na teşekkür edeceğine, söylemedik laf bırakmıyor.

“TÜSİAD Başkanı çıkıyor, HSYK ile ilgili kanun teklifinden rahatsızlık duyduğunu söylüyor. Siz darbe girişimine karşı tavır koymuyorsunuz, bundan rahatsız oluyorsunuz, öyle mi? O zaman bizi karşınızda bulacaksınız. Bu ülkeye yabancı sermaye gelmez dersen bu ihanettir. Ey TÜSİAD, ananas meselesinden neden rahatsız değilsin?”

                                                                              ********

Başbakan, son zamanlarda “tehdit dozu” nu iyice artırdı.

İçerde dışarıda…

Her önüne gelene fırça!

Davranışlarının artık “kabul edilebilir” tarafı kalmadı.

“Eleştiri” insanı iyi yola götürür.

“Yağcılık” ise kötü…

Bunun farkında değil.

Ülke “ortak akıl”la yönetilir, “tek akıl”la asla!

Erdoğan, bunun da farkında değil…

                                                               *********

Ben, “TÜSİAD tehdidi”nde daha da ileri gidilmesinden tedirginim.

TÜSİAD üyesi bazı şirketlere bir süredir “ceza” uygulanıyor.

İster misiniz bu uygulama daha da genişletilsin!

Örneğin…

TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz’ın sahibi olduğu SÜTAŞ’a kadar gitsin… 

 Severek tükettiğimiz SÜTAŞ ürünleri süt, ayran, yoğurt ve peynir de Başbakan’ın hışmından nasibini alsın…    

Çıkıp kürsüye “Ey SÜTAŞ” desin.

“SÜTAŞ ürünlerini tüketmeyin” desin.

Ne dersiniz, Başbakan’ın öfkesi SÜTAŞ’a kadar gider mi?

 

 

 

Bu yazı toplam 1471 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim