• BIST 107.479
  • Altın 151,616
  • Dolar 3,6610
  • Euro 4,3049
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 20 °C

AKP’de tepkiler çığ gibi büyüyor

M.Tanzer Ünal

“Arap baharı” başladığı zaman…
Daha doğrusu başlatıldığı zaman…
AKP’nin üst düzey yöneticileri çok keyifliydi.
Libya, Mısır, Tunus, Cezayir…
Her tarafta pıtrak gibi isyanlar başlamıştı.
Ne istiyordu isyan edenler?
Demokrasi, özgürlük, eşit paylaşım, fırsat eşitliği, baskı ve zulmün kalkması…
Ne güzel istekler değil mi?
Başbakan Erdoğan, “Arap baharı”nın en büyük destekçisiydi.
Bu tutumu hâlâ da devam ediyor.
Başbakan, hemen hemen her konuşmasında, “Arap baharı”na değinmeden edemiyor.
“Artık insanların isteklerine sırtınızı dönemezsiniz. Zulüm edemezsiniz… Zulüm ile abad olunmaz!”
“Biz, memlekete ileri demokrasiyi getirdik. İnsanlarımızı artık sınırlayamazsınız. Fikir özgürlüğü… İnanç özgürlüğü… Teşebbüs özgürlüğü… Benim vatandaşım, bunları artık sınırsız yaşayacaktır.”
Ne güzel ifadeler değil mi?
Adeta ağzından bal damlıyor.
Dinleyenin gözleri yaşarıyor.
Hele dinleyenler yabancı ise, övgülerin ardı arkası kesilmiyor.
“Dünyanın en demokrat, en özgürlükçü başbakanı…”
***
Acaba gerçek böyle mi?
Erdoğan, ne kadar özgürlükçü, ne kadar demokrat, ne kadar demokrasiden yana?
Devamını yazmadan önce sizlere sorayım.
Siz, Başbakan’ı nasıl buluyorsunuz?
Uluslar arası “demokrat” normlarına uyuyor mu?
Özgürlükçü mü?
Fırsat eşitliğine inanıyor ve uyguluyor mu?
Bu sorulara ben maalesef “olumsuz” cevap veriyorum.
Erdoğan’da demokratlığın (d)’si yok.
Erdoğan’da olmayan, partisinde olur mu?
Aksini iddia eden varsa, çıksın ortaya kanıtlasın.
Uzağa gitmeye gerek yok.
Şu gözümüzün önünde olup biten ilçe kongrelerine bakalım, yeter.
Biliyorsunuz…
Önce, parti üyeleri delegeleri, delegeler de ilçe başkanı ve yönetim kurulu üyelerini seçerler.
Arkasından il kongresi, en sonunda kurultay yapılır.
Parti içi demokrasinin kademeleridir bunlar.
Üyeler, delegeleri seçtiler.
Önceden hazırlanan listelere, gidip oylarını verdiler.
Delegeler seçildi mi, seçildi…
Sıra geldi ilçe başkanlarının seçimine.
Demokrasilerde ne olur?
İlçe başkanlığına aday olmak isteyenler, hazırlıklarını yapıp, kongrede liste çıkarırlar.
Hangi aday fazla oy alırsa, ilçe başkanlığı koltuğuna oturur.
İki aday da çıkabilir, üç aday da, dört aday da…
Doğrusu bu değil mi?
Demokrasi bunu gerektirmez mi?
Hayır, AKP’nin uygulaması farklı.
Demokrasinin kurallarıyla ilgisi yok.
Bir defa, ikinci liste çıkarılmasına izin verilmiyor.
Kimin ilçe başkanı olacağına, parti genel merkezi karar veriyor.
İlçe başkanınız filanca diyor, delegeler tıpış tıpış gidip o isme oy veriyorlar.
Kendileri bu uygulamaya, “ileri demokrasi” diyor.
Ya, “ikinci liste çıkarılamaz” kararına uyulmazsa?
Bir partili, ortaya çıkıp, “Ben de aday olacağım” derse?
***
AKP’de artık baskı, tehdit, sınırlama, yasaklama işe yaramıyor.
Nasıl baskı rejiminin uygulandığı ülkelerde “Arap baharı” başladıysa…
Baskı ve yasaklamanın uygulandığı bu partimizde de “AKP baharı” başladı.
Zincirler kırıldı…
“İkinci liste çıkmayacak” diretmelerine, artık aldıran yok.
Parti yöneticilerinin baskılarına tepki çığ gibi büyüyor.
Milletvekilleri, genel merkez ve il yöneticileri, tabandan böyle bir tepki bekliyorlar mıydı?
Sanmıyorum…
Şaşırmış durumdalar…
Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, Derince İlçe Başkanı Mehmet Eryürek’i Ankara’ya çağırıyor…
“Sizi tekrar aday göstermeyi düşünmüyoruz” diyor…
Eryürek’in verdiği cevap: “Ben ve ekibim, kongreyle geldik, kongreyle gideriz. Sizin kararınız ne olursa olsun, ben yine adayım.”
Sonra ne mi oldu?
Genel merkez, 5 Aralık’ta yapılacak Derince kongresini iptal etti.
Muhtemelen Mehmet Eryürek önümüzdeki günlerde görevden alınacak, yerine atamayla yeni ilçe başkanı getirilecek.
İsyan, Derince ile sınırlı kalmadı.
Derince’de yakılan ateş, diğer ilçeleri de aydınlatmaya başladı.
İzmit, Kartepe, Gebze, Körfez, Dilovası…
Körfez’deki çift liste son anda önlendi.
Diğer ilçelerde, ikinci listede ısrar ediliyor.
Önümüzdeki günlerde, bazı ilçelerde daha ikinci liste çıkması bekleniyor.
Özetle…
“Arap baharı” gibi, “AKP baharı” da önlenemiyor.
Aralarında şu fark var.
AKP veya Recep Tayyip Erdoğan, “Arap baharı”na sıcak bakıyor, kendi baharına sıcak bakmıyor.
Başkaları için “demokrasi” istiyor, kendi partisine “demokrasi”yi çok görüyor.
İşte Erdoğan, bu kadar demokrat!

Bu yazı toplam 1396 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim