• BIST 82.273
  • Altın 147,972
  • Dolar 3,8196
  • Euro 4,0766
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 7 °C

AKP’de testi çatlamadı mı, yoksa patladı mı?

M.Tanzer Ünal

Melih Gökçek…

* Ankara’yı parsel parsel sattı.

*Paralel’in kucağına oturdu.

*Beni eleştirecek kadar haysiyetli değil, havlıyor.

*Oğlunun milletvekili adaylığını netleştirmek istiyor.

*Terbiyesizce bir açıklama yaptı.

Bu sözler kimin?

Başbakan Yardımcısı AKP’li Bülent Arınç’ın!

Kime söylüyor bu sözleri?

Yine kendisi gibi AKP’li olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e…

İkisi de “sıradan” AKP’li değil, partinin baş isimleri, kafa adamları…

Şu sözlere bakar mısınız, yenilir yutulur cinsten değil!

*“Kucağa oturmak”…

*”Ankara’yı parsel parsel satmak”…

*”Terbiyesizce bir açıklama”…

*”Kimin nerede havlayacağını biliriz”…

Kelimeler kurşun gibi!

Suçlamalar ağır!

 

 

“AKP’nin ağabeyi” şimdi hedefte

AKP’nin klasik tutumudur…

Sürekli översen, en azından sesini çıkarmazsan, çok iyisin!

Bu çizgiden çıktığın anda, hedefe konursun.

Bu tutum, AKP’nin “ağababaları” için de geçerli.

Bülent Arınç, AKP’nin kurucusudur, AKP’nin ağabeyidir.

Fakat bir kusuru var.

Bazen aklının değil vicdanının sesini dinliyor, “doğrucu Davutluk” yapmaya kalkıyor, işte o zaman olanlar oluyor.

Geçenlerde yine vicdanını konuşturmaya kalktı, Erdoğan’ı eleştiriverdi, ortalık karıştı.

Hemen hedefe kondu, “darbeci” ve “paralelci” olmakla suçlandı.

Şimdi ortalık yangın yeri!

Parti, için için kaynıyor.

 

 

“PKK açılımı” ortalığı karıştırdı

Olayın nasıl başladığını biliyorsunuz…

Kıvılcımın çakılmasına neden olan konu, PKK açılımı!

Açılım, Erdoğan’la hükümeti karşı karşıya getirdi.

Erdoğan, “İmralı için izleme heyetine gerek yok” demişti.

Arınç, “Açılımda sorumluluk hükümette, izleme heyeti kuracağız” diye adeta rest çekmişti.

Hafta sonunda başlayan kavga büyüdükçe büyüdü, her gün yeni bir şekil aldı.

Erdoğan’ın, Arınç’a cevabı “Koltuk sevdalısı” oldu.

Ardından, Bülent Arınç’a tipik saldırılar başladı.

Tetiği ilk çeken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’ti.

Melih Gökçek’in sosyal paylaşım sitesi Twitter’deki şu açıklamasına bakar mısınız?

“AK Partimizde fitne ateşini yakmak isteyenler var. Okyanus ötesindeki güçler ve maşalarının tek amacı liderimizi yok etmek. Paralel yapı bütün kozlarını oynayarak amacına ulaşmak için AK Parti’yi iktidardan, Türkiye’yi istikrardan uzaklaştırmak için her şeyi yapıyor. Paralel yapı içinde hep bir laf dolaşıp duruyordu. ‘AK Parti’ye öyle bir darbe vuracağız ki, altından kalkmaları mümkün olmayacak.’ İtiraf etmeliyim, böyle bir darbe beklemiyordum. Bizi içimizden vurmak istediler. Ve darbeyi Bülent Arınç’la gerçekleştirdiler. Herkes Arınç’ın açıklamasını hükümet adına yapılmış gibi algıladı. Bu açıklamanın perde arkası nedir? Bülent Arınç’ın kızı ve damadı Doç. Dr. Ekrem Yeter fanatik paralelcidir. Eski bir arkadaş olayı şöyle anlattı:’Bülent Bey, Fethullah Hoca’nın son kozuydu. Bülent Bey eşinin, kızının ve damadının baskısına dayanamaz. Bülent Bey bu çıkışı yapmasa aile ciddi sorunla karşılaşır.’ Arınç’ın çıkışı paralel yapının talimatıyla olmuştur. Bülent Arınç, seni istemiyoruz…”

Nasıl ama!

Karşılıklı suçlamalar müthiş değil mi?

Ne oldu bu AKP’ye?

Herkes birbirinin boğazına sarılmış durumda!

Kavga, “koltuk kavgası” mı?

Kavga, “ganimet paylaşım kavgası” mı?

Koltukları da…

Devletin olanaklarını da…

Milletin parasını da…     

Dibine kadar kullandılar.

Çok uzun sürdü, ama “cicim yılları” bitti!

AKP’de artık “paylaşım” kavgası başladı.

Bu daha ilk!

Önümüzdeki günlerde yeni Bülent Arınçlar, yeni Melih Gökçekler ortaya çıkacak.

Dosyalar açılacak, pislikler ortaya saçılacak.

O onu, bu bunu…

Herkes eteğindeki taşları dökecek.

Bence, testi çatlamadı, patladı!

 

***

 

Sivil toplum kuruluşları ve AKP’nin ikinci temayül yoklaması…

Eleştiriyoruz, ama Sezar’ın hakkını da Sezar’a vermek lazım!

En akılcı parti yönetimi, AKP’de…

Neyi nasıl yapacaklarını, yola nereden çıkıp nereye varacaklarını çok iyi biliyorlar.

Şu sivil toplum kuruluşlarının, AKP’li aday adayları için sandık başına gitme olayı…

Kim düşündüyse, iyi düşünmüş.

Genel merkez, il teşkilatlarına genelge gönderiyor, diyor ki, “23 Mart Salı günü parti dışında bir yerde sandığı ortaya koyacaksınız. Şehrinizdeki sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerini sandığa davet edeceksiniz, aday adayları için oy kullandıracaksınız. Oy pusulalarını tasnif etmeden bana göndereceksiniz…”

Müthiş bir uygulama!

AKP, sadece kendi çizgisinde olanları değil, her düşünceden dernek yöneticilerini partisinin aday adayları için “temayül yoklaması” na davet ediyor.

“Siz başka parti sempatizanı olabilirsiniz, ama bizim aday listesini yaparken sizin görüşlerinize ihtiyacımız var” diyor.

Sonuçta, önceki gün Kocaeli’deki 772 sivil toplum kuruluşundan 2946 yönetici AKP’nin bu çağrısına olumlu cevap vermiş, sandık başına giderek oyunu kullanmış.

İlgili haberdeki fotoğraflar karelerine baktım, içlerinde CHP’li ve MHP’li olduğunu bildiğim dernek ve Oda yöneticileri de var.

Şimdi düşünün, kendi partileri, o dernek ve Oda yöneticilerini adam yerine koyarak “aday belirleme” de görüşlerini sormuyor, AKP soruyor…

Siz olsanız ne düşünürsünüz?

Doğruya doğru, iyiye iyi, güzele güzel!

AKP’deki bu uygulamayı kim akıl ettiyse, kendisini kutluyorum.

Bu yazı toplam 773 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim