• BIST 108.489
  • Altın 151,356
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3266
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 15 °C

Ali Bardakoğlu’nun söyledikleri…

M.Tanzer Ünal

Prof. Dr. Ali Bardakoğlu…

Bundan önceki Diyanet İşleri Başkanı…

2003 yılı Mayıs ayından 2010 yılı Kasım ayına kadar bu görevi yürüttü.

Aydın bir din adamı.

Dünkü Hürriyet’te Ahmet Hakan’ın kendisiyle söyleşisi vardı.

İlgiyle okudum.

Olaylara bakış açımız aynı.

İslam’ın getirildiği noktadan son derece üzgün!

Ali Bardakoğlu diyor ki:

*Türkiye’nin giderek dindarlaştığı tezi doğru değil. Dindarlıkta ilerleme yok, tersine büyük gerileme var. Şekil ve sembolleri ölçü alırsak, bolca kullanılan dini kelime ve kavramları ölçü alırsak, ilk bakışta dindarlaşma artıyor zannederiz. Ama dinin insandan beklediği özü ve samimiyeti ölçü alırsak, ahlakiliği ölçü alırsak, kendine ve çevresine barış ve huzur veren bir rahmet olmasını esas alırsak, çok gerilere gittiğimizi söyleyebilirim.

*Türkiye ve İslam ülkeleri hızlı bir şekilde dünyevileşiyor. Dini cemaat ve tarikatlar, bugün itibariyle dünyevi oluşumlardır. Din adına topladıklarıyla dünyaya yatırım yapıyorlar.

*İslami zihin, bugün Kuran’ın inşa ettiği süreci tersine döndürdü. Yani inanç ve ahlak sona, uygulamalar başa alındı. Neden? Çünkü dünya, dinin önüne geçti. Böyle olunca da kul ile Allah ilişkisi de bozuldu. İnsanın insanla olan ilişkisi de…

 

Siyaset ve din

Ali Bardakoğlu, devam ediyor:

*İdeoloji ile İslam’ı özdeşleştiren ve bireyleri din konusunda yol ayrımına getiren bir dil benimsenmiş durumda. Bu dil, Kuran’da ve Peygamber’de olmayan, sonradan üretilmiş siyasal bir dildir, dini dil değildir.

*Dini söylem, ideolojik oldu. Din, ideolojilerle yarıştırıldı. Kavgalar din üzerinden verildi. Herkes kendini dinden meşrulaştıracak veya ötekini dışlayacak argümanlar seçme yarışına girdi.

*Bireye özgürlük alanı bırakmak şöyle dursun, kimi sevip kime karşı olması gerektiğine kadar inen prototip Müslüman modeli sunuldu. Oysa bizim kadim geleneğimizde böyle değildi. İslam hep sivil ve özgür ortamda gelişti.

*Gerçek İslam deniliyor. Kim belirleyecek gerçek İslam’ı? Ulema deniliyor. İyi ama sorunların ortasında ulemanın zihin yapısı yok mu?

*Yapılacak şey belli. Şablonlar ortaya koymak yerine, bireyi Kuran ve İslam’la zihinsel temas kuracak bir donanıma sahip kılmak. Böylece İslam’ı anlama ve yaşama tercihini ona bırakmak.

 

Ulema, sorunun kaynağı

Ali Bardakoğlu’nun ulemaya bakış açısı ise şöyle:

*Bir sarıklı cüppeli çıkıyor… Kamu düzenini ortadan kaldıracak şekilde şiddeti ve terörü körükleyecek bir dizi fetva verebiliyor. Din adına kadınlara ayrımcılık yapabiliyor. Öteki gördüklerine ayrımcılık yapabiliyor. Cihat ilan edebiliyor, ölüm fermanı çıkarabiliyor.

*Bütün bunlar ciddi bir eleştiriyle karşılanmıyor. Böyle bir keyfilik olur mu? İslam tarihinde böyle bir keyfiliğe hiç meydan verilmedi. Bugün niye bu fetvalar kendisine alan bulabiliyor?

*Bunun bir nedeni de günümüzde ulemanın birbirini idare ediyor ve adeta meslek dayanışması gösteriyor oluşu… Sözüm ona ulemanın itibarına gölge düşürmüyorlar.

*Bugün İslam dünyasında tam bir ulema enflasyonu ve dini bilgi keşmekeşliği var. Sorun çözücü ulema, sorun kaynağı olabiliyor.

*Ulema da dünyevileşti. Siyasete ve dünyaya bu kadar yakın duran ulemanın eğilip bükülmemesi, kirlenmemesi de zaten mümkün değildi.

 

Ali Bardakoğlu’nun söylediklerine katılıyor musunuz?

Sevgili okurlarım, Ali Bardakoğlu’nun güncel konularla ilgili görüşlerini sizlerle paylaşmaya çalıştım.

Katılmadığınız bir nokta varsa bana yazar mısınız?

Ben görüşümü başta söyledim, olaylara bakış açımız aynı.

Ülkemizin gurur duyacağı bir bilim adamı!

Şundan eminim…

Ali Bardakoğlu gibilerin çizgisi bugün ülkemizde kabul görseydi, bu sıkıntıları yaşamazdık.

“Dinin siyasete alet edilmesi” ni bir tarafa bırakın, biz “siyaseti dinleştirdik”!

Arkasını iktidara dayayanlar; her türlü hırsızlık, yolsuzluğu yapıyorlar ve bu ne “suç” oluyor ne de “günah”!

Paradan, maldan mülkten başka değer yargısı olmayan insanların eline düştü güzel ülkemiz.

Ne yazık ki, bu böyle!

Bu yazı toplam 1249 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim