• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 16 °C

“Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir”

M.Tanzer Ünal

Önce yaşanmış bir olayı aktarayım:
Bir il başkanı yanına gelmiş, “Hocam, kalbim var” diyerek siyasetten affını istemiş.
Erbakan Hoca, “Herkesin kalbi var, benim de var” demiş ve isteği reddetmiş.
Ancak il başkanı ısrarlı...
“Hocam, kalbimde pil var, pille çalışıyor” deyince, Erbakan Hoca dayanamamış ve şöyle çıkışmış:
“O zaman pil bitene kadar çalışacaksın. Bu haftalık, aylık değil, ölene kadar çalışılacak bir iştir. Öyle kolay kolay kurtuluş yok!”

İşte Erbakan böyle bir insandı.
Son nefesine kadar siyasetin içinde kaldı.
Amerikalılar’ın tabiriyle Hoca, “siyasal yaratık”tı.
Böyle bir “kimlik” pek az insana nasip olur.
Rahmetli, böyle bir kimliği hak edecek pek çok özelliğe sahipti.
Keskin zeka...
Özgüven...
Belagat yeteneği...
Nükteli üslup...
Akıl almaz bir irade...
Direnme gücü...
İktidar azmi...
Hırs...
Mühtiş bir ego...
Benmerkezcilik...
Ve sınırsız bir çalışma...
Bu özellikler, Erbakan Hoca’yı “yarım asır” siyaset sahnesinde tuttu.
1960’lı yıllardan bugüne dek, O hep kendenden söz ettirdi.
Torumu ekti, suladı, çapaladı, ürün elde etti.
Kendisiyle ilgili söylediğim bu güzel sözler, Hoca ile aynı siyasi ve dünya görüşünü paylaştığım şeklinde anlaşılmasın!
Tam aksine...
Ayrı dünyaların insanlarıyız.
Ama bu, benim Erbakan’ın önemini vurgulamama engel değil.
Erbakan’ı takdir ederim.
Hedefli olduğu için...
Çalışkan olduğu için...
Mücadeleci olduğu için...
Vizyoner olduğu için...
Bu özellikler yokmuş, ama benimle aynı dünya görüşünü paylaşıyormuş...
O kişinin bende hiç önemi yoktur.

Erbakan bir maraton koşucusuydu.
Kitleleri peşinden sürükleyen karizması vardı.
İki büklüm haliyle dahi “siyaset koltuğu”ndan kalkmadı.
İl başkanına nasıl “Pil bitene kadar çalışacaksın!” dediyse, kendisi de son nefesine kadar “görevde” kaldı.
“Hayat mücadeledir” felsefesini değil, “Mücadele hayattır” felsefesini uyguladı.
Mücadele gücü, onu uzun yıllar sağlıklı tuttu.
Ama bir yere kadar.
Hepimiz için geçerli olan “son”, O’nu 85 yaşında yakaladı.
Türk siyasetinin Osman Bölükbaşı’ndan sonra en renkli simalarından biriydi.
Nükteli üslubu, yıllar geçse de unutulmayacak.
İşte bir kaçı:
“Aatatürk yaşasa, Refah’lı olurdu.”
“Refah bir ordudur. Bütün gücünle bu ordunun büyümesi için çalışacaksın. Çalışmaz isen patates dinindensin.”
“Biz seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz.”
“Bir çiçekle bahar olmaz, ama her bahar bir çiçekle başlar.”
“Bunlar gulu gulu dansı yapıyorlar.”
“Kadayıfın altı kızaracak.”
“Mantar zihniyetli değiliz, biz çınar ağacıyız.”
“Milli Görüş’ten kopanlar hormonlu domatese benzerler.”
“Fırtınalara yön veren, kelebeklerin kanat çırpışıdır.”
“Milli Görüş, bu milletin inancıdır, tarihidir, kimliğidir, ruh köküdür. Herkes milli görüşçüdür, ama farkında değildir.”

Araplar’ın bir sözü vardır.
“Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir” derler.
Milli Görüş, “alimini” kaybetti.
Bakalım “Milli Görüş Âlemi”, Âlim Necmettin Erbakan’ın ölümüyle kendisine nasıl bir yön çizecek?
Yoksa, Arap atasözünde olduğu gibi, alimin ölümü, alemin ölümünü de mi getirecek?
Merhuma Tanrı’dan rahmet, ailesine ve camiasına başsağlığı diliyorum.

Bu yazı toplam 1723 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim