• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 14 °C
  • Sakarya : 13 °C

Allah cömertleri sever (2)

Mehmet Sönmezoğlu

Cömertlik, dünya ve ahirette insan için mutluluk ve huzur vesilesidir. Muhtaçların imdadına koşan cömert kimse yaptığı iyiliğin karşılığında aldığı hayır dualar vesilesiyle daima huzurlu ve mutlu olur. Kalbinde sevinç ve ferahlık hiç eksik olmaz. Ahirette de zaten iyiliklerinin karşılığı kendisine fazlasıyla verilecektir.

 

Küfür ve nifak gibi insanın kalbini karartan sebeplerden biri de aşırı mal sevgisi ve servete düşkünlüktür. Cömertlik sayesinde insan bu kötü hasletlerinden kurtulur.  Cömertliğin temelinde mal, mülk ve servetin gerçek sahibinin Allah olduğu; elde bulunan mal ve serveti asıl sahibinin rızası doğrultusunda kullanmak gerektiği inancı yatmaktadır. Bunun yanında cömert insan, “Rızkı verenin Allah olduğuna” (Zâriyât, 51/58) yürekten inanır ve fakirlik endişesine kapılmadan Cenâb-ı Hakk’ın kendisine ihsan ettiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerine cömertçe harcar.

 

Cömertlik bereket sebebidir. Allah için harcanan mal artar, çoğalır. Verene Allah daha fazlasıyla ikram ve ihsanda bulunur. Öyleyse malın azalacağını düşünerek cimri davranmaya hiç gerek yoktur. Zira cimrilik, dünya ve ahirette mahrumiyet sebebidir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Her sabah iki melek iner. Biri: ‘Ya Rabb! İyilik edene malının karşılığını ver’ der. Diğeri de: ‘Ya Rabb! Cimrilik edenin malını telef et’ diye dua eder.” (Buharî, Zekât, 27; Müslim, Zekât, 57)

 

Cimrilik, olgun bir mü’minde asla bulunmaması gereken kötü bir huydur. Hz. Peygamber (s.a.s.), bir mü’minin kalbinde hem imanın hem de cimriliğin bulunamayacağını (Nesâî, Cihâd, 8) ve cimrinin cennete giremeyeceğini (Tirmizî, Birr, 41) bildirmiştir. Bundan dolayı her Müslüman cömert olmaya azami gayret göstermeli, manevî bir hastalık olan cimrilikten sakınmalıdır.

 

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) cimrilikten daima Allah’a sığınırdı ve şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilik ve yaşlılıktan sana sığınırım. Kabir azabından, hayat ve ölümün fitnesinden de sana sığınırım.” (Buharî, Cihad, 25; Müslim, Zikr, 52)

 

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Cömertliği

Her yönden mükemmel ve “en güzel örnek” olan Peygamber Efendimiz (s.a.s.), cömertlikte de zirve noktada idi. Öyle ki, Efendimiz yokluk ve fakirlik korkusu duymadan elindeki imkanları ihtiyaç sahiplerine cömertçe dağıtırdı. O’nun bu vasfını sahabeden Abdullah bin Abbas (r.a.) şöyle anlatıyor: “Allah Resûlü insanların en cömerdi idi. Ramazan ayında ise cömertliği daha da artardı. Çünkü Cebrail (a.s.), her sene Ramazan ayında gelir, ayın sonuna kadar Efendimiz ona Kur’an’ı arzederdi. İşte Allah Resûlü (s.a.s.) bu günlerde, esen rüzgârlardan daha cömert olurdu.” (Müslim, Fezâil, 50)

 

Cömertlikte emsalsiz bir mertebede olan Hz. Peygamber (s.a.s.), kendisinden bir şey istendiğinde asla “yok” “hayır” demez, kimseyi kapısından boş çevirmezdi. (Buharî, Edeb, 39) Şayet yanında verecek bir şey yoksa borçlanmak suretiyle isteyenin ihtiyacını karşılardı.

 

Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in cömertlik ve keremine dair bir pek çok örnek mevcuttur. Bir defasında yanına gelen Safvan İbni Ümeyye’ye iki dağ arasını dolduracak kadar bir koyun sürüsü verdi. Safvan, kabilesine dönünce halka şöyle seslendi: “Ey milletim! (Koşun) Müslüman olun. Çünkü Muhammed, fakirlik ve ihtiyaç korkusu duymadan çok büyük ikram ve ihsanlarda bulunuyor.” (Müslim, Fezâil, 57-58)

 

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Veren el, alan elden üstündür” (Müslim, Zekât, 97) buyurmak suretiyle Müslümanları ihtiyaç sahiplerini görüp gözetmeye, sürekli iyilik ve yardımda bulunmaya teşvik etmiştir. Ashabını bu konuda gayretlendirmek için zaman zaman onları ikaz ederek cimrilikten sakındırmıştır. Bir keresinde baldızı Esmâ (r.anha)’ya hitaben şöyle buyurmuştur: “Kesenin ağzını sıkma! Allah da sana sıkarak verir!” (Buharî, Zekât, 21; Müslim, Zekât, 88)

 

Bir hadis-i şerifinde ise cimriliği zulüm ile birlikte zikrederek, cimriliğin tehlikeli sonuçlarına dikkat çekmiştir: “Zulüm yapmaktan sakının. Çünkü zulüm kıyamet gününde zalime zifiri karanlık olacaktır. Cimrilikten de sakının. Zira cimrilik sizden önce yaşayan insanları, birbirini boğazlamaya ve dokunulmaz haklarını çiğnemeye götürmek suretiyle perişan etmiştir.” (Müslim, Birr, 56)

 

Bütün bunlardan sonra diyebiliriz ki; Müslümana yakışan cimrilik değil,  Sevgili Peygamberimizin yolu olan cömertliktir. Öyleyse bize yakışan şekilde davranmalı, Yüce Rabbimizin bizlere ihsan ettiği maddî-manevî her türlü imkanımızı insanlara iyilik ve yardım yapmak için cömertçe harcamalıyız.

Bu yazı toplam 945 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim