• BIST 89.764
  • Altın 145,477
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : 6 °C

Allah zalimleri sevmez (3)

Mehmet Sönmezoğlu

Mazlumun duası

Zulmün küçük büyük her çeşidinden uzak durarak mazlumun bedduasından sakınmak lazım.  Çünkü mazlumun duası Allahu Teâlâ tarafından reddedilmez ve kabul edilir. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s.), Muaz bin Cebel (r.a)’i Yemen’e vali olarak gönderirken ona bir takım tavsiyelerde bulundu. En son olarak şunları söyledi: “… Mazlumun bedduasını almaktan da son derece sakın, çünkü onun bedduası ile Allah arasında bir perde yoktur.” (Buharî, Zekât, 41, 63; Müslim, İman 29, 31)

 

Hz. Peygamber (s.a.s.) başka bir hadisinde ise şöyle buyurmuştur: “Üç kimsenin duası reddolunmaz: Orucunu açarken oruçlunun duası, adaletli yöneticinin, bir de mazlumun duası.  Allah mazlumun duasını göklerin üstüne yükseltir ve dua için gökyüzü kapıları açtırılır. Allahu Teâlâ da: “İzzetime andolsun ki, bir süre sonra da olsa sana yardım edeceğim’ buyurur.” (Tirmizî, Deavât, 129)

 

Mazlumun duasının Allah tarafından kabul edileceğini bildiren bu hadis-i şerifler zalimin zulüm yapmasını önlemeye yönelik bir tehdit olduğu gibi, mazlumu teselli etmeye yönelik mesajlar da içermektedir. Yine hadisten anladığımıza göre mazlumun ahı yerde kalmaz, zalim er geç mutlaka karşılığını görür. Atasözlerimizde bu gerçek veciz bir şekilde ifade edilmiştir: “Zalimin hasmı Allah’tır.” “Zulüm ile âbâd olanın akıbeti berbat olur.” “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.” “Mazlumun ahı, indirir şahı.” “Mazlumların ahı, yeri göğü titretir.”

 

Mazluma Yardım

Zalimler genellikle kendilerinden daha zayıf ve güçsüz kimselere musallat olurlar. Zaten güçsüz olan mazlum kimseler hak etmedikleri bir zorbalığa uğramaları sebebiyle haklarını bile savunamayacak kadar zavallı duruma düşmüşlerdir. 

 

Bu nedenle mazlumların haklarını savunmak, onları zalimin elinden kurtarıp korumak dinî ve insanî bir görevdir. Müslüman, kimden gelirse gelsin zulmün her çeşidine karşı koymalı, kim olduğuna bakmaksızın bütün mazlumların yanında olmalıdır. Kur’an-ı Kerim’de bir saldırıya uğradıkları zaman aralarında yardımlaşanlar övülmüş ve onlar için Allah katında mükâfat olduğu bildirilmiştir. (Şûrâ, 42/36-39)

 

Allah Resûlü (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Din kardeşin zalim de mazlum da olsa ona yardım et.” Bir adam: “Ya Resûlallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zalimse nasıl yardım edeyim, söyler misiniz? dedi. Peygamberimiz: “Onu zulümden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şüphesiz ki bu ona yardım etmektir” buyurdu. (Buhârî, Mezâlim, 4; İkrâh, 6)

 

Mazluma yardım etmek ve ona yapılan haksızlığı ortadan kaldırmaya çalışmak dinî ve vicdanî bir görevdir. Bütün peygamberler, yeryüzünden zulmü ortadan kaldırmayı hedeflemişlerdir. Bu yüzden de, gönderildikleri toplumlarda peygamberlere ilk karşı çıkanlar, onlara eziyet ve işkence yapanlar o toplumun içindeki zalimler ve baskı grupları olmuştur. Buna karşılık, peygamberlere ilk inanan ve onun yanında yer alanlar ise mazlumlardır. Her defasında galip gelenler de haktan yana tavır koyup zulme başkaldıranlar olmuştur. Çünkü zulüm pâyidâr olmaz. Allah’ın yardımı zalimlere değil, daima mazlumlaradır. “Zalimin zulmü varsa, mazlumun da Allah’ı var” atasözü bu değişmez gerçeğin evrensel ifadesidir.

 

Sahabe-i kiram, mazluma yardımı anlamış, ama zalime nasıl yardım olunacağını Resûlullah’a sorma ihtiyacı duymuştur. Çünkü ilk akla gelen, zalime yardımın da zulüm olduğudur. İşte bu isabetli soru ve Allah Resûlü’nün cevabı sayesinde biz de konuyu anlamış bulunuyoruz. Buna göre zalimin zulüm yapmasına engel olmak ona bir yardımdır. Çünkü yapacağı zulüm ve haksızlıktan onu kurtarmak, işleyeceği haram ve günaha engel olmak, dünya ve ahirette hak edeceği cezadan onu kurtarmak demektir. Zalime bundan daha büyük bir yardım olmaz. Buna karşılık, zalimin zulüm yapmasına göz yummak ve engel olmamak da zulmün bir çeşididir. (Riyâzü’s-Sâlihîn Terc. Erkam Yay. C. 2, 205-207)

 

Yine bir hadis-i şeriften öğrendiğimize göre Hz. Peygamber (s.a.s.) ashabına yedi şeyi emretmiş, yedi şeyi de yasaklamıştır. Emredilen yedi şeyden birisi de zulme uğrayana yardım etmektir. (Buharî, Mezâlim, 5; Müslim, Libâs, 3)

 

Yeryüzünde özellikle de İslam coğrafyasında insan haklarına yönelik ihlaller, vahşete varan katliamlar, zulümler maalesef hız kesmeden devam etmektedir.  Dünyanın birçok yerinden mazlumların yürek yakan feryatları yükselmektedir. Bu biçare insanlar kendilerine uzanacak yardım eli gözlemektedirler. Dinimize göre; mazluma yardım etmek, Müslümanların üzerine düşen farz-ı kifâye hükmünde önemli bir görevdir. Bu nedenle mü’minler olarak, mazlumların imdadına koşmalı, her türlü imkanlarımızla onlara destek olmalıyız.

Bu yazı toplam 684 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim