• BIST 81.901
  • Altın 146,149
  • Dolar 3,7772
  • Euro 4,0057
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 5 °C

Allah’ın taksimi ve “muktedirler” in sürekli bal yalayan parmakları

M.Tanzer Ünal

Komşunun bahçesine giren çocuklar, bir sepet dolusu şeftali toplamışlar.
Ancak, bunu nasıl paylaşacaklar?
“En âdil bölüşmeyi yapsa yapsa o yapar” diyerek Nasreddin Hoca’ya gitmişler.
Hoca “Kul taksimi mi istersiniz, Allah taksimi mi?” diye sormuş.
Çocuklar, daha adaletli olur diye “Allah taksimi tabii ki” demişler.
Nasreddin Hoca “Pekâlâ” diyerek taksim işlemine başlamış. Çocuklardan kimine iki tane, kimine üç tane, bazısına da birer tane vermiş. Bir çocuğa da hiç vermemiş…
Afallayan çocuklar “Bu nasıl iş yaa?” diye şaşkın şaşkın birbirlerine bakmışlar.
Nasreddin Hoca’nın hiçbir şey vermediği çocuk “Nasıl paylaşma bu? Allah’ın taksimi böyle mi olur?” diye itiraz edince Hoca:
“ Yoo” demiş “Hemen celallenmeyin. Etrafınızı görmüyor musunuz? Köy ağasının muhteşem bir konağı, kocaman bir koyun ve inek sürüsü var. Muhtarın on odalı evi, otuz koyunu, dört atı, bakkal Rıza efendinin on davarı, Kel Mehmet’in iki ineği var, bazı köylülerin hiçbir şeyi yok. Görüyorsunuz, benim de sadece bir eşeğim var. Allah’ın taksimi böyle, ne yapalım? Ve bunu hiç unutmayın… Bu size hayat dersidir!”

***

Fıkramızı anlattık, şimdi gerisini getirelim…

Sevgili okurlarım, şimdi çevrenize şöyle bir bakın!

Dönemin “muktedirleri” ni göreceksiniz.

Farklı farklı tipler…

Dün açlıktan ağızları kokuyordu, bugün maşallah lüks arabalarla dolaşıyorlar.

Kendilerine ayrı, eşlerine ayrı, çocuklarına ayrı…

Bir elleri yağda, bir elleri balda!

Bu nedenle parmaklarından “yağ” ve “bal” damlıyor.

Bütün bunları çalışarak mı yapıyorlar?

İyi para kazanan firmaları, işyerleri mi var?

Yooo…

Peki de, bu değirmenin suyu nereden geliyor?

Bu çark nasıl dönüyor?

Bu bolluk nereden?

Yoksa Nasrettin Hoca fıkrasındaki gibi, Allah dünya nimetlerini paylaştırırken hep bu dönemin “muktedirleri” ni kolluyor da, karşıt görüşte olanları “es” mi geçiyor?

 

Kimisinin kardeşi, kimisinin oğlu

Oğullarına ve kardeşlerine gelmeden önce, “muktedirler” in kendilerine bir bakın!

O koltuğa oturmadan önce maddi durumları nasıldı, şimdi nasıl?

Sıradan bir evde otururken, şimdi geniş bahçe içinde köşkte yaşıyorlar.

Hanları hamamları var.

Aralarında “muktedir” olduktan sonra ilk 5 ayda iki konut birden satın alanlara bile rastlarsınız.

Bağ, bahçe, kupon arsa peşinde koşanları da unutmayalım.

Özel kasalarında para ve altın istifleyenleri belirtmeden geçmeyelim.

***

Bazı “muktedirler” in kardeşleri, bazı “muktedirler” in oğulları, bazı “muktedirler” in de hem kardeşleri hem oğulları maşallah çok becerikli…

Çok yardımsever…

Sorun çözücü…

Kendilerine iletilen konuları şipşak hallediveriyorlar.

“İnşaat ihalesi” işi mi?

“Muktedir” kendisi hallediyor, kardeşini de “gizli ortak” ediyor.

Bakıyorsunuz, kaldırdığınız her taşın altından “muktedirin kardeşi” çıkıyor.

Bilmem ne bileyim ne firması kurmuş, aynı işi yapan Kocaeli’de 100’e yakın firma var, ama bütün büyük fabrikaların işleri cebren “muktedirin kardeşi” ne bağlanıyor.

“Muktedir”, bizzat fabrikaları arayıp kardeşine iş istiyor.

Fabrikalar da elleri mecbur “Hay hay efendim” diyorlar.

Nasıl demesinler, yaptıkları iş o “muktedir”le ilgili!

Aynı işi yapan diğer firma sahipleri o “muktedir”e öfkeli!

“Biz taş mı yiyelim, bizim çoluk çocuğumuz yok mu?” diye burunlarından soluyorlar.

“Gitsin kendi ekmeğiyle uğraşsın, bizim ekmek teknemize el uzatmasın” diyorlar.

 

Bir başka “muktedir”in mülayim kardeşi

Kendisiyle birkaç kez Nokta Market’te karşılaşmıştık.

Tanışmıyoruz…

İlk gördüğümde “Aaa, birbirlerine çok benziyorlar” demiştim.

Ne iş yapar, nerede çalışır, geçimini nasıl sağlar, bilmiyorum…

O da “muktedir” gibi “mülayim” birisi…

Geçenlerde İstanbul’da bir toplantıda kulaklarını çınlattık.

Yeni tanıştığımız ve geçmişte İzmit’te inşaat işleri yapan önemli bir inşaat firmasının sahibi, kendisini anlata anlata bitiremedi.

Meğer o “muktedir”in o “mülayim” kardeşi de Kocaeli’deki bütün büyük “iş bağlamaları” nın önemli aktörüymüş.

Bütün kapılar o “mülayim kardeş”e çıkıyormuş…

 

Ve sıra geldi “babalar ve oğulları” na…

Bazı “muktedirler” in oğulları, şaka söylemiyorum, takdiri hak ediyor.

İçlerinde sakladıkları cevheri, babaları “muktedir” olunca, ortaya çıkarıverdiler.

Aman efendim, bu “uşaklar” ın her biri birer derya imiş.

Dünyaya “ticari deha” olarak gelmişler de haberleri yokmuş.

Analarından “arsa uzmanı” ve “inşaatçı” olarak doğmuşlar…

Büyük işler yapıyorlar, çok büyük!

Sorunlu arsaları alıp bir güzel temizleyip, o arsalara kat kat değer kazandırıyorlar.

Bildiğiniz gibi değil!

Onların içinde bulunduğu projelerde “kat yüksekliği” de sorun olmuyor.

Hemen hallediliyor…

Size bütün ayrıntılarıyla anlatmak isterdim, ama yazım çok uzar.

Ama bir gün, mutlaka bir gün bu “muktedirler” in “becerikli oğulları” nı sizlere mutlaka anlatacağım.

Sadece “oğulları” değil, “becerikli kardeşleri” de…

Nasıl geçmişte bazı partilerin “becerikli il başkanları” nı anlattıysam, bir gün sıra “muktedirler” in kardeşleri ve oğullarına da gelecek.

 

Yazıyı bitirmeden önce son söz

Türkiye, AKP’den önce de Müslüman’dı, ama bu kadar tüccarı yoktu.

Bu “din tüccarları”, bu “din hokkabazları”; son yıllarda sahip oldukları paralara “Allah’ın rıskı” olarak sakın bakmasınlar.

Bu dönemin yerel ve genel “muktedirleri”, eninde sonunda, hem bu dünyada hem öbür dünyada “haram kazançları” nın hesabını mutlaka verecekler.    

Bu yazı toplam 1314 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim