• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Kocaeli : 4 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 4 °C

Alo evlat projesi tutar mı?

Hasan Altınkaya

Sosyal belediyecilik kavramları son yıllarda epey bir değişti. Artık vatandaşın ayağına giderek ihtiyaçlarına cevap veren sosyal hizmetleri rahatlıkla görebiliyoruz. Böylelikle hem istismarların önüne geçiliyor, hem de gerçekten ihtiyacı olan vatandaşın talebi karşılanabiliyor. Yemek yardımı, erzak yardımı, kömür yardımı, evde bakım hizmetleri gibi sosyal hizmetler vatandaşın ayağına kadar gidiyor. Konuyla ilgili biraz araştırma yapıldığında, ülke genelinde birçok belediyenin yerinde tespit ve hizmeti vatandaşa başarılı şekilde sunduğunu görebiliyoruz.

 

Tüm bunların yanında bir de Kartepe’de yavaş yavaş uygulamaya geçen bir hizmet var ki, açıkçası ilk duyduğumda pek önemsememiştim. “Alo Evlat” Projesi… İsmi çok yabancı gelmeyen bu projeyi daha önce de Kartepe’de duymuştum ama nedir ne değildir tam olarak bilmiyordum. Yeteri kadar tanıtımı yapılamadığını düşünüyorum. Geçtiğimiz günlerde bir TV kanalında canlı yayın konuğu olan Belediye Başkanımız Hüseyin Üzülmez’in sosyal belediyeciliği anlattığı kısma denk geldim. Alo evlat projesinin anlatıldığı programı dinlediğimde, projenin önemini daha iyi anladım. Demek başkan her konuyu bizzat anlatmalıymış ki haberdar olalım.

 

Üzülmez projeyi anlatırken oldukça heyecanlıydı. Başbakan Binali Yıldırım ile sohbet ettiğinde Yıldırım’ın projeden bahsettiğini ve Üzülmez’in de izin isteyerek projeyi uygulamak istediğini anlattı. Demek ki proje adamı olarak bildiğimiz Yıldırım, sosyal belediyecilikte de boş durmuyor ve projeler üretiyormuş. Projenin detaylarına hakim oldukça uygulamasının biraz zaman alacağını düşünsem de, sistem oturduktan sonra çok ses getireceği kesin.

 

İnsanın çoğu zaman kendi evladına bile rahatça söyleyemediği birçok ihtiyacı bu hat aranarak karşılanabilecek. Evinde kimi kimsesi olmayan, ya da ihtiyacını karşılayamayan bir çift düşünün. Bir tane ekmek istese bile bu hattı arayacak ve en kısa zamanda ihtiyacı karşılanacak. Gecenin bir yarısı etrafta kimseler yokken acil ilaç ihtiyacınızı ya da biten kömürünüzü bir telefonla temin edebileceksiniz. Bunun önemini anlayabilmek için çevremize bakmamız, sıkıntı çeken vatandaşla empati kurabiliyor olmamız gerekir. İhtiyaç sahibi o kadar çok vatandaş var ki…

 

Kanaatimce, proje oldukça güzel ve etkili. Yalnız dikkat edilmesi gereken şey, vatandaşın her telefon edişinde karşısında muhatap bulabilmesi, bu kişilerin de konuşmasıyla ve tavırlarıyla hayırlı bir evlat gibi davranabilmesi. Bu iş için eğitimli personel görev başına getirilir ve adımlar samimiyet temelli atılırsa, dalga dalga ülkeye yayılan bir akım olur bu. Canı gönülden inanıyorum…

 

 

İstasyon ışıklar ne olacak?

Bugüne kadar yüzlerce kazanın meydana geldiği İstasyon ışıklarıyla ilgili sıkıntılar bir türlü bitmiyor. Dal-çık projesiyle bir düzenleme yapılana kadar yine kaza olmasından endişeleniyorum. Çünkü buradaki sinyalizasyon sürekli arıza yapıyor.

 

Geçen gece yine arıza yapan sinyalizasyon yüzünden araçların birbirine girmesine ramak kalmıştı. Birçok araç yolun ortasında kaldı. Kim geçecek, kim ne tarafa dönecek belli değil. Zaten birbirimize saygımız pek olmadığı için, duran trafikte bile işin içinden çıkmak hayli zor olmuştur eminim. Arıza ne zaman giderildi bilmiyorum, ama iki gün sonra yine sinyalizasyon bozuldu. Nasıl oluyorsa artık!

 

Neyse ki görev saati bitmiş olmasına rağmen bir polis memuru trafiği idare etti. Üstelik sağanak halde yağan yağmura aldırış etmeden… Ayrıca, mesai saatinin bitimine yarım saat kala çantasını toplayıp hazırlık yapan memurları görmeye alışınca, bu tür memurları görmek insanı mutlu ediyor. O gün o polis bir kaza olmasını engellemek için orada durdu. Ancak her zaman bu kadar şanslı olmayabiliriz. Bu sinyalizasyon sorununa birileri ciddi ciddi çözüm bulmalı. Sorun “nasılsa yakında dal-çık başlayacak” diye geçiştiriliyorsa, canımızı yakacak olaylara davetiye çıkartmaktan başka bir şey değil bu.

 

Bu yazı toplam 1646 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ferhat
28 Mayıs 2016 Cumartesi 19:49
19:49
İstikrarlı yazılarını beğenerek okuyorum.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim