• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 1 °C

Anadolu İlleri’nden kültür gezisi

Anadolu İlleri’nden kültür gezisi
Kocaeli Anadolu İlleri Derneği öncülüğünde Anadolu Jet ve Akmis Seyahat’in de katkılarıyla bir uygarlıklar kenti Mardin, Batman ve Diyarbakır’a gerçekleştirilen kültür gezisinde ülkemizin her kentinin gezip görülesi yerler olduğu ortaya çıktı

 

 

 

 

Seda DEMİRAL (FOTO)

 

İlimizde faaliyet göstermeye başlayan Cengiz Topel Havaalanı’nın tanıtılması amacıyla Kocaeli Anadolu İlleri Derneği’nin öncülüğünde ve Anadolu Jet ile Akmis Seyahat’in katkılarıyla ülkemizin güzide kentlerinden ve aynı zamanda çeşitli uygarlıkları yıllarca barındırmış olan Mardin, Batman ve Diyarbakır kentlerine kültür gezisi gerçekleştirildi.

 

YURDUN HER KÖŞESİ

BİR BAŞKA GÜZEL

Mardin Midyatlı olan Kocaeli Anadolu İlleri Derneği Başkanı Necmettin Kaya’nın hazırladığı program ile bu illerimize gerçekleştirdiğimiz ziyarette ülkemizin her köşesinin bir kez daha ne kadar güzel olduğunu gördük. Şimdi sizlere gerçekleştirdiğimiz kültür gezimizden bahsederek sizleri oralara götürmeye çalışacağım.

 

YOLCULUK CENGİZ

TOPEL’DEN BAŞLADI

Gezi maceramız sabah saat 05.00 sularında start aldı. Anadolu İlleri Derneği’nin düzenlediği bu eşsiz geziye katılabilmek için Cengiz Topel Havaalanı’na gitmek üzere herkesin bir araya geleceği buluşma noktasında yani Akmis Seyahat’in Yahya Kaptan’da bulunan ofisi önünde toplanıldı.

 

40 KİŞİ KATILDI

Anadolu İlleri Derneği’nin başarılı ve sevilen başkanı Necmettin Kaya’nın, derneğin birbirinden değerli üyelerinin ve bu geziye büyük katkıları olan Akmis Seyahat Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Karaalp ile eşi Nur Karaalp’in, Akmis Seyahat Turizm Müdürü Göksel Geyik ile nişanlısı Bahar Aksoy’un bulunduğu yaklaşık 40 kişilik grup, Akmis Seyahat’in ayarladığı araçla Cengiz Topel’e doğru yol aldı.

 

KÜLTÜRÜYLE BÜTÜNLEŞMİŞ

‘HASANKEYF’

Cengiz Topel’den Anakara’ya aktarmalı gerçekleştirilen uçuş sonrası saat 11.00 sularında ‘Dicle’nin suladığı topraklarda ‘kültürlerin buluştuğu kent’ olarak anılan Batman’a ayak bastık. Batman Havaalanı’nda bizim için hazırlanan otobüste yerlerimizi alarak sabırsızlıkla, yüzyıllar önce çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış, Dicle-Fırat nehirleri arasında yer alan bu şehrin görüntüsünü görmek için bekledik. Batman’da ilk uğradığımız yer Hasankey’di. Hasankeyf’i Dicle’nin kıyısında, kayalara ve vadilere sığınmış, yüzyıllar boyu tarihi ve kültürüyle bir bütün olmuş, Batı’nın Doğu ile karşılaştığı ilk kavşak olarak tarif edebiliriz. Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan Hasankeyf, Mezopotamya bölgesine hakim olan kavimlerin en gözde yerlerinden biriymiş.

 

DİCLE NEHRİ ÜZERİNDE

Hasankeyf’e geldiğimizde o yörenin iklim koşullarını anında hissettik. Hava sıcaklığı o gün yaklaşık 34 derece dolaylarındaydı. Sıcaklığa alışkın olan ve aldırış etmeyen yöre çocukları ise Hasankeyf’in tarihinden bahsetmek için hemen etrafımızda toplandı. Hem çocukları dinleyerek hem de gördüğümüz eşsiz manzara karşısında hayranlık duyarak etrafı dolaşmaya başladık. Dicle Nehri üzerinde yer alan Hasankey’i incelerken dere kenarında çamaşır yıkayan insanlar, etrafta otlayan keçiler de gördük. Gördüğümüz manzarayı fotoğraflamaya çalışırken vaktin de nasıl ilerlediğini fark edemedik. Otobüsümüze doğru ilerlerken herkes sevdiklerine götürmek üzere hediyelik eşyalar satan tezgahtarlardan bir şeyler satın aldı.

 

YÖRESEL LEZZET

‘KUZU DOLMA’

Hasankeyf’i geride bırakırken bir sonraki durağımız ise Necmettin Kaya’nın memleketi olan Midyat oldu. Bizi yöre hakkında bilgilendirmeyi ihmal etmeyen Kaya, Midyat’ta bizleri Midyat Sanayici ve İşadamları Derneği (MİSADER) Başkanı Yusuf Yenigün başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşların yetkililerinin karşılayacağını belirtti. Midyat’a vardığımızda bizleri büyük bir ilgi ve hoşgörüyle karşılayan grup, acıkmış olduğumuzu düşünerek bizi Mardin’e bağlı Soğuksu’ya davet etti.

 

DOĞAL DOKUSU İLE MAĞARALAR

Hasankeyf’in aksine akan suyun serinliğiyle de insanların huzur bulduğu bir yer olan Soğuksu’da bizi güzel bir sofra bekliyordu. Özel olarak iki adet nar gibi kızartılmış kuzu dolmaların eşsiz lezzetini tatmak için herkes sabırsızlanırken bir yandan da manzaranın tadını çıkardık. Yenen lezzetli yemeklerin ardından ise meyve ve çay ikram edildi. Yemeğin ardından yeniden yola koyulduk. Soğuksu’dan çıkmak üzere otobüsle tekrar Midyat’a doğru ilerlerken yol kenarlarındaki mağaraları gördük. Kayalık tepelerde ve derin kanyonlarda kalkerli yapısı nedeniyle doğanın ve insanların oluşturduğu binlerce mağara, doğal dokusu ile görenleri adeta hayrete düşürüyor.

 

MARDİN BÜYÜLEDİ

Geçmişte büyük sorunların yaşandığı bölgeden geçerken farklı duygular içine girdik. Fakat ülkemizin her köşesinin gezip görülecek yerler olduğunu, tarihimize sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha anladık. Yöre insanlarının gelen misafire gösterdiği cana yakınlığı ve misafirperverliği de özellikle batı bölgelerinde yavaş yavaş yitirdiğimiz bazı duyguları hatırlatmaya yetti. Midyat’ın ardından eski ve yeni olarak ikiye ayrılan Mardin’e yol aldık. Vaktimizin kısıtlı olmasından dolayı ayrıntılı bir tur gerçekleştiremediğimiz Mardin’de adeta büyülendik. Özellikle de eski Mardin’in o tarihi dokusunu kaybetmemiş olması, farklı inançların bir arada olmasından dolayı kilise ve camilerin genelde yan yana yer alması çok etkileyiciydi.

 

GECE DENİZ GÖRÜNÜMLÜ

MEZOPOTAMYA OVASI

Mezopotamya ovasının geceleri deniz görünümüne kavuştuğunu, gündüz ise uçsuz bucaksız bir ova olduğunu bizlere aktaran Necmettin Kaya, sık sık kültürümüzü yaşatmamız gerektiğinden ve doğu illerine gereken ilginin gösterilmesinden bahsetti. Eski Mardin’den yeni Mardin’e doğru ilerlerken hava yavaş yavaş kararmak üzereydi. Yöresel lezzetlerinin yanı sıra Mardin’in leblebisinin, badem şekerinin ve peksimet ekmeğinin meşhur olduğunu öğrendik. Aynı zamanda Mardin’in güvercini, telkari gümüşü ve bıttım sabunu da meşhur. Mardin ve Midyat sokaklarında gezerken çok sayıda gümüşçüye rastlarsınız. El emeği olan telkariler ise oldukça dikkat çekici ve önemli bir emeğin sarf edildiği takılardır.

 

SONA DOĞRU…

Mardin’den Diyarbakır’a doğru yol alırken artık gezimizin sonuna doğru yaklaştık. Diyarbakır’da da gezme şansımız olmazken Mardin’de gördüklerimizin büyüsünden zaten daha çıkamamıştık. Diyarbakır Havaalanı’na doğru gitmek üzereyken Necmettin Kaya, yol kenarında hizmet veren bir esnaftan serinlememiz için bizlere buz gibi soğuk ev yapımız ayran ikram etti. Doğallığı nedeniyle tadına doyamadığımız ayranlar gümüş kaplarda geldi ve afiyetle içtik. Havaalanına geldiğimizde ise zamanın nasıl geçtiğini anlamazken güzel günün bitişinin de hüznünü yaşadık. Bu gezi sonunda herkesin aldığı bir mesaj vardı. O da batı illerinin yanı sıra doğu illerinin de mutlaka gidilip görülmesi, bu illerin bir sürgün yeri olarak değil de yerleşilerek hayat sürülebileceği yerler olarak görülmesiydi. Umarım sizin de yolunuz bir gün oralara düşer… 

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
İZMİTLİ
03 Haziran 2014 Salı 09:35
09:35
CENGİZ TOPEL HAVALİMANIMIZA DESTEK OLAN HERKESE CANDAN TEŞEKKÜRLER. BIRAKIN YÖNETİCİLERİMİZ REKLAM VE TANITIM YAPMASINLAR..YETERİNCE DESTEK OLMASINLAR..
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim