• BIST 83.037
  • Altın 147,024
  • Dolar 3,7684
  • Euro 4,0483
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 6 °C

Anlayabilene 3 kısa hikâye…

M.Tanzer Ünal

Tavuk, çayırda otlayan ineğe gitmiş:
“Merhaba inek hanım!”
İnek, tavuğun kendisine, merhaba demesini yadırgamış: “Hayrola?”
“Size, ortaklık teklif etsem, ne dersiniz?”
İnek, ne kadar inek olsa da, bir işi reddedecek kadar inek olmadığından, inekleşmemiş:
“Söyle bakalım, ne iş bu?”
“Sizinle sucuklu yumurta yapalım, insanlar sucuklu yumurtaya bayılır!”
İneğin aklı yatmış, tavuk ortaklık şartlarını sıralamış:
“Bana münasip bir yerde folluk gösterin, gidip yumurtalarımı folluğa doldurayım!”
Birkaç gün sonra, tavuk, bir küfe yumurtayla çıkagelmiş, inek memnun, yalnız tavuğun yanındaki eli bıçaklı adamı gözü tutmamış:
“Ortak, bu adam kim?
“Kasap, sucuklu yumurta için… Sizi kesecek, sucuk yapacak, benim de yumurtalarım var, ortaklık tamam!”
İnek ayılır gibi olmuş:
“Bu ortaklık benim canıma mal olacak galiba!”
“Maalesef inek hazretleri, amacımız, insanlara bol, lezzetli ve şişmanlatmayan sucuklu yumurta yedirmek, değil mi?
Hadi, lütfen kendinizi sayın kasaba teslim ediniz!”
Şimdi buna, kalkınmış ülkelerle, kalkınmamış ülkeler arasında,
“ekonomik işbirliği anlaşması” diyebilir misiniz?
***
“Cambaz”ın değişik anlamı vardır, at üstünde, tel üstünde gösteri yapanlara da cambaz denir, özellikle hayvan pazarlarındaki pazarlıkçılara da cambaz, denir.
Cambazın biri, eşeği yularından çekip gelmiş, bir başka cambaz yanaşmış:
“Kaça bu eşek?”
“Bin lira!”
“Aldım gitti, ver elini helalleşelim!”
Birkaç kişi alıcının kulağına fısıldamış:
“Yahu görmüyor musun, bu eşek topal, onun için ucuza verdi!”
“O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış, topal sanıp ucuza elden çıkarmaya bakıyor!”
Eşeği satana koşmuşlar:
“Yahu bu topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış!”
Satıcı gülmüş:
“Eşek topal olmasına topal da, öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben koydum!”
Alıcıya koşmuşlar:
“Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı o koymuş. Seni de kandırdı, parayı aldı!”
Alıcı dövünmeğe başlamış:
“Vay namussuz, eğer verdiğim para sahte olmasaydı, beni kazıklayacaktı!”
Bunun adına serbest piyasada “alışveriş” diyorlar mı?
* * *
Aslan, eşek ve tilki ava çıkmışlar, bir geyiği vurup gelmişler.
Aslan emretmiş:
“Şunu pay edin!”
Eşek avı üç eşit parçaya bölmüş, herkesin payını vermiş;
ama aslan beğenmemiş:
“Hani benim aslan payım?”
Eşek, eşekliğinden olacak anlamamış…
“Ne demek aslan payı?”
Aslan bir pençede eşeği parçalamış, sonra tilkiye dönmüş:
“Hadi, sen pay et!”
“Efendim sizin olduğunuz yerde pay etmek ne demek?
Hepsi sizin, buyurun afiyetle yiyin!”
Aslan hayretle sormuş:
“Sen bunu kimden öğrendin?”
Tilki cansız yatan eşeği göstermiş...
Bunun adına da “sosyal adalet” diyorlar.

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Odalar mı insanları büyütür, yoksa…
**********
Sizi bilmem, ama ben deli oluyorum.
İster özel sektörde, ister kamuda olsun…
“Müdür” ve “şef” sıfatını taşıyanların “büyük makam odası” tutkusu var.
Devasa büyüklükte…
Hantal, gösterişli bir masa…
Her birinde dört beş koltuk bulunan oturma grupları…
Yine uzun bir toplantı masası…
Çalışma odası mı, toplantı odası mı, misafir ağırlama yeri mi, belli değil!
Ucube bir konsept!
Böyle abartılı makam odalarıyla karşılaştığımda, her defasında aynı şeyi düşünürüm.
“Acaba odalar mı insanları büyütüyor? İnsanlar, ne kadar büyük bir adam olduklarını kanıtlamak için kendilerine böyle büyük odalar mı yapıyorlar? Çalışma odaları, aynı zamanda misafir ağırlama yerleri mi olmalı?”
Aksi yok mu?
Mütevazi çalışma odalarını tercih edenler…
Kullanışlı ve yeterli büyüklükte…
Az… Çok az… Tek tük…
Bunlardan biri de Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker…
Murat Bey, geçenlerde, grubun “makam odası kriterlerini” sosyal medya ile paylaştı.
“Bana göre odayı, koltuğu büyüten unvanlar değil, çalışanın kendisidir. Bu nedenle odamın 12 metrekare olmasında ısrarcı oldum. Rahmetli babam Sabri Ülker’in odası da 10 metrekareydi. Topkapı fabrikasındaki odası giriş kapısının üstündeydi. Halbuki en üst katta deniz manzarası vardı…”
***
Murat Ülker’in bu sözleri çok hoşuma gitti.
Yıldız Holding, bugün Türkiye’nin dev kuruluşlarından birisi…
İstese, “yayla gibi” makam odası yapar.
Ama O, 12 metrekarelik odadan koskoca holdingi yönetiyor.
Demek ki, makam odalarının büyüklüğü, insanları “büyük adam” yapmıyormuş.

Bu yazı toplam 1401 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim