• BIST 89.930
  • Altın 145,507
  • Dolar 3,6229
  • Euro 3,9053
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 11 °C

Artvin-Hopa cinayeti!..

Mustafa Küpçü

Yaradan, insana “akıl” vermiş; düşünsün, üretsin, hayatını güzellesin diye. Ama “insan” görünümlü kimi yaratıkların doymak bilmeyen ihtirasları hem insana hem de doğaya büyük zararlar vermiş ve hala da veriyor.

Dünya ölçeğinde olduğu gibi, bizim ülkemizde de “Doğaya saygılı” insanlar olduğu gibi, “Doğayı sömüren aç gözlü” “insanımsı yaratıklar” da var!

Özellikle son 20 yıldır, “şiddetli yağışların yol açtığı heyelanlar ve sel felaketleri” yaşıyoruz.  “Doğal felaket” diyoruz ama bu felaketin ardındaki asıl felaketi; “insanın aklını aşan ihtiraslarını” görmüyor pek çoğumuz.

Dere yataklarına evler hatta hastaneler yapıyoruz.

Birinci sınıf tarım alanlarını yok ederek fabrikalar, şehirler kuruyoruz.

Orman alanlarını yok ediyor, lüks villalar ve oteller yapıyoruz.

Göllerimizi, nehirlerimizi, denizlerimizi çöplüğe, lağım çukuruna çeviriyoruz.

İstanbul’u düşünün; kent merkezi gökdelenlerle doldu. Her yer beton. Güneşin verdiği ısıyı emen betonlar, gece ve gündüz o yüksek ısıyı kent içinde yayıyor. Klimalar iç mekanları soğutsa da, tüm ısıyı dışarıya salyor!

Üçüncü Köprü ve Havaalanı inadıyla İstanbul’un son ormanları da yok oluyor! Ama o köprü ve havaalanı çevresinde, kimi uyanıklar için büyük bir “RANT” olanağı sağlıyor!

 Rant; kamu eliyle yapılan işler sonucu, birilerinin hiç emek vermeden sağladığı haksız zenginliktir! Ne yazık ki, ülkemizdeki zenginliklerin çoğu bu “emeksiz ve haksız kazanç” ile oluşuyor! Bunun asıl kaynağı da yerel ve merkezi siyasal iktidarlardır!

“Karadeniz Sahil Yolu doğaya büyük zarar verecek, yapmayın, etmeyin” dedi Meslek Odaları. İnatla yaptılar. Karadeniz her fırsatta intikamını alıyor. O yolun sahil dolgusu için Karadeniz dağlarının doğal yapısı bozuldu. Şimdi, her yağışta seller ve heyelanlar yaşanıyor.

AKP iktidarı, birilerini kolay yoldan zengin etmek uğruna, Karadeniz Bölgesi’nde binlerce HES-Hidroelektrik Santrali kurulmasına ruhsat verdi. Doğal kaynaklarının yok olacağını gören Karadenizliler karşı koydular; vatandaş olarak doğal varlıklarına sahip çıktılar. Dipçiklendiler! Anzer Yaylası ve dünyaca ünlü Anzer Balı da yok olacak! Anzer yaylası’nda 3 HES kurulması için, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ruhsat vermiş!

Ya İstanbul?

Muhtemel bir deprem anında halkın toplanması için belirlenen “530 toplanma alanı” yok edilmiş! Nasıl? AVM’ler ve lüks konutlarla! Birileri kolay yoldan büyük paralar kazanmışlar ama İstanbul halkı depremde nerede toplanacak belli değil!

TAKSİM’i betonla örttüler. Son yağışlarda “Taksim Tüneli” göl gibi dolmuş! Şaşırmalı mı? Bu yetmiyor, Gezi Parkı’nı da yok etmeye kararlılar!

Kadıköy-Kurbağalıdere’nin balçığını Marmara Denizi’ne döküyor İstanbul Büyükşehir Belediyesi.

Boğaziçi İmar Planları ve SİT alanları umurlarında değil. Görgüsüz, türedi zenginler tarihi köşkleri yakıyor, “onarım” adı altında köşklerini büyütüyor, kat çıkıyor, korulukları yok ediyor!

Dünyada “kendi kendini temizleyen” sayılı doğa varlıklarından biri olan SAROS KÖRFEZİ’nde TAŞ OCAKLARI CİNAYETİ işleniyor. AKP hükümeti, yemek kuponu dağıtır gibi ruhsat veriyor. Çünkü, en kolay ve büyük paralar kazanma kaynaklarından biri taş ocağı işletmek!

AKP iktidarı ne meslek odalarına ne de YARGI Kararlarına saygılı değil.

ALTYAPISIZ KENTLER her türlü felakete davetiye çıkarıyor!

 

MİLAS ÖRNEĞİ

Son iki aydır Milas’ta yaşıyorum.  Burada da şiddetli yağışlar oluyor. Ama ne su baskını-sel ne de heyelan yaşanmıyor! Kent esnafı diyor ki;
 “Belediye altyapı çalışması nedeniyle iki sene çile çektik. Ama şimdi güvendeyiz. Öyle bir altyapı yapıldı ki, ne kadar şiddetli yağış olursa olsun, on dakika içinde her yer kupkuru.”

“Halk için belediyecilik” yapanla “Mütegallibenin kazanç hırsı için belediyecilik” yapan, rant dağıtan ve kentleri felaketlere  sürükleyen belediye başkanları var!

Ezcümle; ARTVİN-HOPA’da yaşanan son sel felaketiyle yitirilen canların katilleri doğa değildir!

Çevre bilinci, doğaya saygı ve haksız kazanca karşı durabilme gücü olmaksızın bu felaketler bitmeyecek.

Elbette, yaşadığımız doğal felaketlerin küresel ölçekte nedenleri de var; SAVAŞLAR, TERÖR, Fosil Yakıtlar ve fabrikaların kirli atıklarıyla doğayı mahveden KÜRESEL KAPİTALİZM- Yani; EMPERYALİZM, doğanın ve tüm insanlığın ortak düşmanı ve katilidir!..

Bu yazı toplam 894 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim