• BIST 89.930
  • Altın 145,507
  • Dolar 3,6229
  • Euro 3,9053
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 11 °C

Asıl siyaset şimdi başlıyor

Mehmet Özmen

Türkiye siyasetinde yanıt bekleyen soru sayısı her geçen gün artıyor. Seçimdir, şudur budur derken eksilen soruların yerlerini mutlaka yenileri alıyor.

Cumhurbaşkanlığı muhabbetinde neler olacak diye beklerken, Tayyip Erdoğan işi ilk turda bitirdi. Daha önce de bir köşe yazımda ifade ettiğim yüzde 51,3’lük oran, yarım puanlık bir artışla yüzde 51,8 olarak gerçekleşti. Ancak bu orandan açıkçası Tayyip Erdoğan’ın ve ekibinin memnun olduğunu zannetmiyorum. Çünkü hedef ve beklentiler büyük olduğundan alınan sonuç yeterli görülmeyecektir. Dahası, riskli bir durum olarak hep karşılarında duracaktır.

Bu seçim de ortaya koymuştur ki, muhalefet yine yanlışlar silsilesinin ardından yine kaybetmeye mahkum bir halde siyaset sahnesindeki yerini almıştır. Zira AK Parti’nin adayı Erdoğan’ın aldığı oy 30 Mart ile hemen hemen aynı iken, katılımın az olmasından dolayı oranı yükselmiştir. Bu da bizlere muhalefetin ilk turda kendi adaylarını çıkararak, çatı aday fikrini ikinci tura bırakmaları halinde meseleden daha güçlü çıkabileceklerini gösteriyor.

Fakat bu konudaki tartışmalar artık geride kaldı. Yani seçim heyecanından kısa sürede kurtulduk diyebilirim. Artık Memati’nin cenderesi AK Partili dostlarım için çalmaya başladı.

Bir liderlik yarışıdır gidiyor. Geçici olarak partinin başına bir isim geçecek. Bu konuda kim olacak diye bir soru ortada var. Benim geçici genel başkan ve başbakan için açıklanmasını beklediğim isim Mehmet Ali Şahin…

En azından süreci iyi götüreceğine inanıyorum…

Fakat asıl heyecan ise büyük olasılık ile eylül ayından itibaren başlayacak. Özellikle Abdullah Gül’ün “Partime döneceğim” şeklindeki açıklamalarından sonra AK Partililerin yeniden hesap kitap yapmaya başladığını görebiliyoruz. İşte merak edilen konu ise bu sürecin nasıl işleyeceğidir…

Şimdi akıllarda oluşan ilk senaryoyu sizlerle paylaşmak istiyorum…

27 Ağustos’taki olağanüstü genel kurul ile geçici bir isim partinin başına geçecek ve başbakanlık koltuğuna oturacak. Ardından Abdullah Gül’ün dönüşünün ardından AK Parti’de yeniden kongre süreçleri başlayacak. İlçeler, il kongreleri derken, genel merkez de kış döneminde, yani ocak ya da şubat ayında kurultayını yaparak Abdullah Gül’ü genel başkanlığa getirecek.

Böylece 58. hükümetin başbakanı olan Gül, yıllar sonra yeniden liderlik koltuğunda yer alacak. Bu durumda ayrıca muhalefetin de eleştirilerinden belki de en az o etkilenecek. Temiz ve etkili bir çalışma dönemi ile Haziran 2015’te yapılacak genel seçimlere girecek…

İkinci senaryo ise, çok daha farklı ve dikkate değer aslında. Çünkü bazı sebeplerden dolayı, Abdullah Gül’ün AK Parti içindeki bazı “Ekibim” dediği şahsiyetlerle birlikte farklı bir çalışma içine girebileceği şeklindeki yorumlar, bu senaryonun sahiplerinin sıkça dillendirdiği konular haline geldi.

Bu senaryoya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlık koltuğunu, üç dönem kuralına takılmayan, iki dönemdir Dış İşleri Bakanlığı görevini yürüten Ahmet Davutoğlu’na verecek. Bu şekilde hem teşkilatlara hem de partisine hakim olabilecek. Sözünden çıkmayacak bir başbakan olarak Davutoğlu ile koordine içinde çalışacak, bakanlar kurulunu belirli aralıklarla toplayacak, kurulun ardından ise başbakanı sağ tarafına alarak açıklamayı bizzat kendisi yapacak.

Yani bunu yaparak, “Başbakan olabilirsin, ama lider hala benim” mesajını verecek…

Tabi bizim bildiğimiz Abdullah Gül, bu ikinci senaryonun kullanacağı kalıbın içine pek sığmaz. Ancak bu durum, Erdoğan ve Gül’ün liderlik savaşına girerek, karşılıklı olarak birbirlerine üstünlük sağlamak isteyecekleri anlamına da gelmez.

Şahsi yorumuma gelince;

Ben, açıkçası gerek Abdullah Gül’ün gerekse de Tayyip Erdoğan’ın en azından parti ile ilgili olarak böylesine yersiz hesaplar içinde olabileceklerine çok ihtimal vermiyorum. Ne şartta olursa olsun bir noktadan sonra karşılıklı olarak birbirlerini anlayacaklarını düşünüyorum. Fikir ayrılıkları elbette olabilir, ancak AK Parti’de bugüne kadar kol birçok kez kırılmasına rağmen yen hep içinde kalmıştır.

Ayrıca muhtemelen muhalefetin de içinde yer alacağı yeni bazı senaryoların da gündeme gelebileceğini belirtmek lazım.

Neticede AK Parti’deki liderlik muhabbetlerinin, yüzde 74,1 oranındaki katılımı ile cumhurbaşkanlığı seçimlerinden çok daha heyecan verici olacağını söylemeliyim. Biz sadece izler ve yorumlarız. Neticede ise ‘hayırlı olsun’ demekten başka bir şey yapamayız…

Bu yazı toplam 1204 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim