• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 9 °C

Asrın felaketinin yıl dönümü

Bilal Dündar

Hiçbir Kocaelili Marmara Depremi diye hafızalarımıza kazılan, yaşantımızı alt üst eden o karanlık geceyi unutamaz. Hala izleri silinmiş değil. Birçoğumuzun yakınları gözümüzün önünde çaresizliğimiz ve tamamen insani hatalarımız yüzünden öldüler. Bu yıkımdan, bu ölümlerden hepimiz derece derece sorumluyuz.
**
Ruhsat vereni, inşaat yapanı, yaptıranı, proje çizeni ve kontrol mühendisi hepsi hepimiz sorumlu ve suçluyuz.
Kamu binalarını açık eksiltme ile altından kalkılmayacak fiyata yaptırmaya çalışanlar da aynı derece suçlular. Bu sistem ister istemez yüklenici kişi ve firmaları çalmaya teşvik etti.
Japonya da aynı büyüklükte ki depremde bir tuğla düşmez iken ve bir insanın burnunun kanamadığı halde Marmara Depreminde binlerce insan ölüyor.
Bu aymazlığa, ihmale kılıf bulmak için adına kader diyenlerde aynı derece suçludur. Bunlar kaderin ne olduğunu bilmeyip safsata üretenlerdir.
**
Aradan koskoca 13 yıl geçti, hala deprem izleri ile yaşıyoruz. Yüzlerce hasarlı bina yıkımı bekliyor. Bu durumdan, bu trajediden ders almayan bazı kişiler yıkılması gereken yerleri alavere dalavere yaparak yıkımdan kaçtılar.
Birçok az veya orta hasarlı binalarında onarılmadığı söyleniyor. Yeterince güçlendirme yaptığımızda söylenemez. Allah korusun diyelim yeni bir depremde Kocaeli ve diğer deprem gören yörelerde ki binaların tamamı kibrit kutusu gibi devrilecektir diye endişe içindeyiz.
Nereye gidiyoruz, ne yapıyoruz ve ne düşünüyoruz sorularına iç aydınlatıcı cevap vermek mümkün değildir. Tabir yerinde ise bindik alamete gidiyoruz kıyamete ruh halini yaşıyoruz.
**
17 Ağustos da ilk üç dört gün ortada Devlet yoktu. Kızılay’ın çadırları yırtık, pırtık ve çürümeye yüz tuttuğu için küf kokuyordu.
Işık yok, su yok, yiyecek yok, ulaşım yok. Yani yok oğlu yok, diyebilirsiniz.
Bu şoktan çıkmaya ve kurtulmaya başladığımız anda iyi şeylerde görüp yaşadık. Köylerde domates, patlıcan ve benzer meyve ve sebze yetiştiren köylüler kıt imkanları ile onları parasız dağıttıklarını gördük. İçten ve dıştan çok büyük yardımlar su gibi aktı. Bu yardımların tamamının yerli yerine dağıtıldığını söyleyemeyiz. Depremde mağdur olanlara dağıtılması gerekenlerden bazı kişiler hak etmedikleri halde faydalandılar. İçimizden deprem zenginleri çıkanlar oldu.
Şimdi kemikleri bile kalmamış olan Saddam’ın 10 milyon dolarlık yardımını bile usulüne uygun harcanmadığına dair çok konuşuldu.
Giden insanları ve maddi kayıpları geri getirmek mümkün değildir. Ama bu yaşadığımız acı ve dramdan mutlaka ders almamız şarttır.
İstanbul da olacağı tahmin edilip, söylenen deprem hepimizi ürkütüp, korkutuyor.
Kocaeli, Sakarya, Yalova da deprem acısını tatmayan hemen hemen yok gibidir. Bizde aileden ve dostlarımızdan çok kişiyi kaybettik. Herkes gibi bizimde acımız çok büyüktür.
Yakın dostlarımızdan Melahat Şişman, eşi ve oğlunu, Yeğenlerim Coşkun ve eşi Yeter, Özkan eşi Leyla ve tek oğulları Gürkan, Kenan ve eşi Güllü, Muammer ve eşi Reyhan’ı kaybettik. Rahmetle anıyorum. Depremde hayatını kaybedenlerin tümüne Allah’tan rahmet, yakınlarını kaybedenlere de sabır ve baş sağlığı diliyorum.
Allah’tan bir daha böyle acıları göstermesin temennisinden başka elimizden bir şeyde gelmemektedir.
Yarın Ramazan (şeker) Bayramının ilk günü. Herkesin, tüm inananların Ramazan ( şeker ) Bayramı’nı candan kutluyor, sağlık, başarı, mutluluk ve güzel günler getirmesini temenni ediyorum. Ömrünüzün bayram sevinci ile geçmesini diliyorum.
Nice mutlu bayramlara…

Bu yazı toplam 1171 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim