• BIST 82.504
  • Altın 147,463
  • Dolar 3,8179
  • Euro 4,0606
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

Astsubay çocuğu olmak!

Astsubay çocuğu olmak!

info@mustafakalabalik.com



Değerli okuyucular, yazı dizimde asker eşleri, çocukları gözüyle olumlu ya da olumsuz düşünceleri de sizlerle paylaşmak istedim.

Yaşam içindeki “iyi” ya da “kötü”, “başarılı” ya da “başarısız”, “mutlu” ya da “mutsuz” yaşanmışlıkların her zaman topluma örnek olduğuna inanıyorum. Yapılan bir hata varsa ve onu gören, hisseden birisiysek eğer, aynı hataya düşmemek için mücadele edebilmek, alacağımız örneğinde etkisinde olur.

Sadece başarılı örnekler yaşamı olumlu etkilemez… Aynı şekilde başarısızlık hikayelerini de kendimize bir ders olarak örnekleme yapabiliriz, yapmalıyız..!

Bugün astsubay çocuklarının düşüncelerini, hissiyatlarını, kendi oğlumun kelimeleriyle sizlere aktarmaya çalışacağım.

Şu anda Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel sanatlar Fakültesi, Tiyatro bölümünde eğitimlerine devam eden oğlumdan, hür iradesiyle, görev yaptığım illeri, ilçeleri, görev yerlerini değerlendirerek, buralarda yaşadıklarını, hissettiklerini, dostluklarını, arkadaşlıklarını kaleme almasını istedim.

Sağ olsun beni kırmadı ve yoğun dersleri arasında düşüncelerini benimle paylaştı.

Bakalım neler söylemiş Furkan !

Asker Çocuğu Olmak

Ben 1988 mezunu Deniz İkmal Astsubayı Mustafa Kalabalık'ın oğlu Furkan Kalabalık.

Yazının başlığını 'Astsubay Çocuğu Olmak' olarak da düşündüm, ama genel konulardan bahsedeceğimden dolayı Asker Çocuğu Olmak başlığını daha uygun buldum.

Gelelim açılışta geçen Asker-Astsubay ikilemime. Çok uzun uzadıya bir açıklama olmayacak ama yine de; Subay-Astsubay ayrımının askeriye içindeki sosyal üstünlük dereceleri arasındaki farklar yüzünden böyle bir ikilemde kaldım.

Yazının devamında bu ikilemi bir kenara bırakarak 'Asker Çocuğu' tamlamasını kullanacağım.

Önce bu durumun olumlu yanlarından bahsetmek gerekirse eğer; sosyal getirilerinin sivil bir aile bireyinden -çocuk, büyük ayırt etmeksizin- çok daha rahat ve ucuz olduğu açıkça ortada.

Örnek vermek gerekirse, babam Marmaris/Aksaz'da 5 yıl görev yaptı.

Aksaz, Türkiye'deki askeri sosyal tesisler arasında en büyüklerinden ve en iyilerden birisi. Biraz daha açmak gerekirse, sivil bireylerin yüklü miktarda paralar vererek kısa bir süre -Bir iki hafta, belki bir iki ay- gideceği tatil beldeleri ya da oteller derecesinde bir yer.

Orada 5 yıl yaşamış olmayı büyük bir avantaj olarak görüyorum. Sadece tatil beldesi olarak değil, lojman içinde yaşama dair eğitiminden eğlencesine, kütüphanesinden kültür merkezlerine, yemekhanesine kadar her şeyiyle bakmak lazım tabii.

İşte bu avantajlardan -argo tabiriyle- şaka gibi, hatta neredeyse bedava denecek bir ücret karşılığında ve rahatlığında faydalanıyor olmak mükemmel bir duygu. (Örn: Dışarıda bir traş, bir yıkamaya 25-30 TL hatta daha fazla para verirken askeri tesiste 1 TL karşılığında ikisi birden yapılabiliyor.)

Gelelim diğer meselelere…

7/24 güvende olduğunu bilmek insanı inanılmaz derecede rahatlatıyor.

Asker çocukları olarak aramızda Subay-Astsubay ayrımını bir tek halı saha maçlarında fark ederdik. Çünkü lojmanlar ayrıydı. O farkı da bir tek bu yüzden anlayabilirdik zaten.

Subay-Astsubay kazançları ve yaşam kalitesini, Subay-Astsubay olan baba/annelerimizin diğer personellerle arasındaki ilişkileri ve zorlukları işin içine katıp konuşmayı dallandırıp budaklandırmak istemiyorum.

Tabii yetiştirilme tarzıyla alakalı olan bazı subay çocuğu arkadaşlarımız, ne kadar adı 'arkadaş' da olsa, ne kadar 'çocuk' da olsak, kendilerini ilişkimiz boyunca hep belli etmişlerdi zaten.

Bir diğer yandan; Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde olan ailelerin çocuklarının bu konudaki düşünceleri nelerdir bilemem ama, Türkiye'nin İzmir, Marmaris, Gölcük, Ankara vb. güzel yerlerini -yine sivil toplum bireylerine nazaran- gezmek, farklı kültürlerden insanlar, aşklar, dostlar, büyükler, küçükler, yaşamlar tanımak benim için her zaman bir avantaj oldu.

Kişisel gelişim olarak görüyorum, ve bu durumdan oldukça memnunum…

Yaşıtlarımızın doğup-büyüdükleri yerlerden 'çocukluk arkadaşı', 'bebeklik arkadaşı' olarak tanımladığı 15-20 yıllık dostları, kardeşleri var.

Bizler asker çocukları olarak -ki daha 20 yaşındayım- her 5 yılda bir -belki daha az- tayin olunan şehirlerde o kısacık dönem içinde bir ömre bedel kat kat daha fazla dostluklar, karakterler tanıyoruz.

Büyükler tarafından sosyal tesisin ya da görev yerlerinin içinde yaşananlar bizlere yansımadı (çoğunlukla) ve biz askeriyenin olumlu yanlarını gerek maddi gerek manevi olarak tattık.

Tatmaya da devam ediyoruz. En basit örneği, Türkiye'nin her yerinde kalabileceğimiz bir yuvamızın olduğunu bilmek çok ayrı bir duygu..

Tabi bu imkanları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milletinin verdiğini de hiçbir zaman unutmadık, unutmuyoruz… Allah devlete millete zaval vermesin…

Başka bir örnek vermek gerekirse geleceğimize atacağımız en büyük adım olan üniversite kuruluşlarının bazılarının 'asker çocuğu' olan bizlere maddi olarak ayrı kolaylıklar sağlıyor olması.

Bahsedilebilecek ve anılardan yararlanılabilecek bir çok olumlu örneği, bu yazıyı okuyan diğer asker çocuğu arkadaşlarımın ve asker olan büyüklerimin bildiğini varsayarak uzatmak istemiyorum.

Bize yansıtılmayan olumsuzluklar konusunda; gerek bahsettiğim gibi fazla yansımadığından dolayı, gerekse işin derinine inince konunun siyasete, yaşam biçimlerine, insani kararlara ve karakterlere yansıyacağını bildiğimden tek bir paragrafta yüzeysel bir şekilde bahsedeceğim..

Subay-Astsubay ayrımını yaşayan ailelerimizin sıkıntılarını bir nebze de olsa hissetmek, bir Astsubay çocuğu olarak maddi farklılıkların farkına varmak ve ailelerin çocuklarını yetiştirme tarzından dolayı ortaya çıkan 'kendini beğenmişlik' yönlerini görmek canımı sıkmıyor değildi…

Babam emekli de olmuş olsa, profesyonellikte iktisatçı, yönetici, gazeteci, yazar, tv program yapımcılığı da yapsa, kamu yönetimi uzmanı, siyaset bilimci de olsa, bu bir birey olarak ve bakış açısı olarak hala canımı sıkıyor…

Ama her ne olursa olsun, biz bize yettik. Yeteceğiz…

Astsubay-Subay ayrımının -gün olur da başta maddi olarak, daha sonra tesis içindeki tavır ve yaşam olarak ortadan kalktığını görebilmek ve hepimizin bir bütün olduğunu görmek umuduyla……

Saygı ve sevgiler.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Nuh Çimento İÖO velileri isyanlarda30 Aralık 2013 Pazartesi 16:27
  • Battalgazi ihmal kurbanı mı?30 Aralık 2013 Pazartesi 16:26
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Sevda’nın rüyası ailesini hayata bağladı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:20
  • Ünlü,“2014 yılı Kocaeli’nin yılı olacak”30 Aralık 2013 Pazartesi 16:13
  • Engelliler tiyatro oynadı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:11
  • Kocaelispor artık meclis gündeminde30 Aralık 2013 Pazartesi 16:09
  • Muhtarlar SEDAŞ’tan memnun30 Aralık 2013 Pazartesi 15:57
  • Bakan Işık, esnafla buluştu30 Aralık 2013 Pazartesi 15:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim