• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 6 °C

“ASTSUBAY”; Kime göre, kimdir?

“ASTSUBAY”; Kime göre, kimdir?

info@mustafakalabalik.com


Bu ilk yazımda, yasal zeminde “ASTSUBAY” ile ilgili kanun maddelerini değerlendirip, burada tarif edilip edilmeyen görevleri, görev anlayışları, sorumlulukları ve yetkilerini sizlerle paylaşarak başlamanın daha doğru olduğuna inanıyorum...

Astsubay’ın tanımı, TSK İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğinde şu şekilde yapılmaktadır: “Hususi kanununa göre Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbeye haiz olan askerdir.” (İç. Hz. K. Md.: 3)

TSK Personel Kanununda ise; “Türkiye Cumhuriyeti Ordusunun Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı kadrolarının ast komuta kademelerinde eğitim, sevk ve idare ile diğer idari işlerde subaya yardımcı olarak görevlendirilen asker şahıslara, astsubay adı verilir.” ( Per. K. Ek Md.: 21 )

Anlaşıldığı üzere TSK’nın kendi kanunlarındaki tanımlamalarına göre bile “astsubay”; “ast komuta kademelerinde” eğitim, sevk ve idarelerinde görev alır, komuta eder, diğer idari işlerde de subaylara yardımcı olur…

Kanunlara göre astsubay’ın; bazı kişilere (!) göre sadece emir alan, dinleyen, söyleneni yapan, emir almaya alışkın insanlar olmadığı gayet açıktır..

Ama burada sanırım öz eleştiri yapmak gerekir ki, astsubaylar zaman içinde motivasyon eksikliğini, haksızlıkları, adaletsizlikleri, bıkkınlıkları bahane ederek, kendi kanunlarının bazı tuhaf maddelerine göre, TEMAD Genel Başkanı Sayın Ahmet Keser’in sıkça ifade ettikleri gibi; “iki dudak arası emir ve ceza verme”, aba altından sopa gösterme ve modern günümüzde sıkça dillendirilen mobbing uygulamalarıyla, kanunlarla verilen asli görevlerinden uzaklaştırılması sağlanmış, subaylara yardımcı olacağı yerde, bizzat görevlerini de üstlenmelerine rağmen haklarını aramayı unutmuşlar, unutturulmuşlardır.

Bugün ise TEMAD ve PES DİYEN ASTSUBAY’LAR’ın seslerini yükseltmelerinin temel kaynağı, bu bilincin artık ortaya çıkması ve (komuta kademelerince istenmese de (istisnalar kaideyi bozmaz)) kendi nam ve hesabına yaptıkları eğitimlerle, eğitim seviyelerinin giderek yükselmesi ve sonuç olarak da hak, hukuk ve adalet arayışlarından başka bir şey değildir aslında..

Astsubay; bir birliğin sırdaşı, dostu, vatani görevlerini yapan çocuklarımızın en yakınları, onlara annelik, babalık, ağabeylik, arkadaşlık yapan, görev ve sorumluluklarını paylaştıran, takip eden, topluma ve hayata hazırlayan, kendilerine emanet edilen gençleri ailelerine en iyi şekilde iade ederken de yanında olan, olmaya çalışan..

Sistemleri bizzat kuran, bizzat işleten, bakımlarını bizzat yapan, yaptıran, bizzat onaran, yeri geldiğinde yemekleri yapan, dağıtan, yeri geldiğinde çocuklarının rızkını, parasını harcayarak birliğinin ihtiyaçlarını gideren ama üst makamlarına bile hissettirmeyen..

Az ile kanaat getirip, çoğunu aramayanlardır...

Ama maalesef ki bir kesime göre de, çok çirkin bir ifadeyle tabir edilerek “bir kalem” olarak anılmaya cesaret edilen, yaptıklarını, tecrübelerini, bilgilerini, meziyetlerini görmezden gelerek, profesyonelleşmiş oldukları branşları, teknik hususları, bilginlikleri yok sayarak hakir görmeye, küçük görmeye ve göstermeye çalışan basitliklerin ve basit insanların da olduğunu görüyoruz.

Oysa ki doğanın ve yaşamın en önemli koşulu; doğmak, büyümek, gelişmek, yaşamak ve ölmek…

Astsubay’da her canlı gibi doğar, büyür, gelişmenin ilk basamaklarında sınavlara girer, kazanır, okur, mezun olur, profesyonelliğe adım atar, okur, yine okur, türlü türlü engellemelere rağmen yine okur, gelişir, kendini, zihnini, insanlığını geliştirir…

Yaşar ve yaşatmaya çalışır.. Öncelikle içinde olduğu kurumlarda var olduğunu kanıtlamaya, can olduğunu, canı olduğunu, yaşadığını, yaşamak istediğini kanıtlamaya çabalar..çabalar..çabalar…

Muvazzaflarının çoğunluğu ve özellikle emeklilerin çoğunluğu, daha 13-14 yaşlarında girdikleri meslekleriyle ölmeleri beklenir kendilerinden..

Ne yaparsan yap sen tercihini yapmışsın denir! Daha 14 yaşındayken, sadece bir sınavda aldığı başarı(!) ile ölen, öldürülen ve ölmesi için çalışılan başka meslek grubu var mıdır acaba?

“Mühendis” denince tek bir zümre algılanıyor mu? Soruyoruz ne mühendisi diye! Ziraat, gıda, inşaat, maden, metalürji, endüstri, bilgisayar, uçak mühendisliklerinden herhangi birisi olabilir insan. Ama mühendisleri “bir kalem”de aynı çizgiye, örneğin hepsini ziraat mühendisi gözüyle görebilir ve aynı çizgiye sığdırabilir misiniz? Özellikle de mezun oldukları, eğitim aldıkları yerler göz ardı edilebilir mi?

Ya da öğretmen! Matematik, Türkçe, İngilizce, Fransızca, almanca, sosyal bilgiler, tarih, müzik, beden eğitimi, el sanatları, gemi makineleri, elektrik, elektronik öğretmenlerinden herhangi birisi olabilir insan. Ama öğretmenleri “bir kalem”de aynı çizgide, örneğin hepsini müzik öğretmeni gözüyle görebilir ve aynı çizgiye sığdırabilir misiniz? Özellikle de mezun oldukları, eğitim aldıkları yerler göz ardı edilebilir mi?

Ya da doktor! Kulak burun boğaz, ortopedi, üroloji, dahiliye, psikiyatri, çocuk, genel cerrahi ya da pratisyen hekim olmayı seçmiş olan herhangi bir doktor olabilir insan. Ama doktorları “bir kalem”de aynı çizgide, örneğin hepsini pratisyen hekim gözüyle görebilir ve aynı çizgiye sığdırabilir misiniz? Özellikle de mezun oldukları, eğitim aldıkları yerler göz ardı edilebilir mi?

Dolayısıyla da her meslek grubunda olduğu gibi, “Astsubay” mesleği de, kendi branşlarında profesyonelleşmiş, eğitimleri üzerine yılların tecrübelerini katmış, birçoğu artık lisans, yüksek lisans, doktora yapmış ve yapmakta olan, dolayısıyla da haksızlıkları, hukuksuzlukları, adaletsizlikleri de artık kabullenemeyen meslek grubu olarak seslerini yükseltmeye, aidiyetlerini kaybetmek değil, daha da sağlamlaştırmak için haklarını talep etmekteler…

Evet sevgili dostlar bugün sadece “Astsubay” kime göre kimdir? Sorusunun cevabını sizlerle paylaşmaya çalıştım kendi dilimce..

Elbette ki sözler, duygular bunlarla sınırlı değil, ancak bu satırlar sınırlı..,

Yarın sizlerle “Astsubayların Görev Bilinçleri” konusunda düşüncelerimi paylaşacağım.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Nuh Çimento İÖO velileri isyanlarda30 Aralık 2013 Pazartesi 16:27
  • Battalgazi ihmal kurbanı mı?30 Aralık 2013 Pazartesi 16:26
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Sevda’nın rüyası ailesini hayata bağladı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:20
  • Ünlü,“2014 yılı Kocaeli’nin yılı olacak”30 Aralık 2013 Pazartesi 16:13
  • Engelliler tiyatro oynadı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:11
  • Kocaelispor artık meclis gündeminde30 Aralık 2013 Pazartesi 16:09
  • Muhtarlar SEDAŞ’tan memnun30 Aralık 2013 Pazartesi 15:57
  • Bakan Işık, esnafla buluştu30 Aralık 2013 Pazartesi 15:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim