• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 6 °C

Astsubay’lar Ne İstiyor? “Ne hak ediyorlar..? Ne hak etmiyorlar..?

Astsubay’lar Ne İstiyor?  “Ne hak ediyorlar..? Ne hak etmiyorlar..?

info@mustafakalabalik.com



İşte en zor konu bu diyor Ali Rıza Ünver astsubay...

O kadar birikmiş, ötelenmiş ki sorunlar, insan nereden başlayacağına şaşırıyor diyor...

Dünya küçüldü köy oldu ama ne yazık ki astsubayların sorunları her gelen yeni komutan ve verdiği direktiflerle çığ olarak büyümeye devam etti.

Her bir muhtıra, her bir ihtilal, astsubayların haklarından hak aldı…

Astsubaylar eşitlik değil adalet istiyorlar!

Haksızlıklara basit bir örnek; Sağlık bakanlığı hastaneye gidiş ve muayenede devrim yaptı ana TSK bağlısı GATA buna ayak uydurma altında yeni poliklinikler kurdu. A Polikliniği paşalara, B Polikliniği üstsubay (binbaşı-yarbay ve albay)'lara, diğerlerine ise normal poliklinikte muayene olma değişikliğine(!) gitti…

Dolayısıyla astsubaylar hangi rütbeye gelirse gelsin, hep normal poliklinikte muayene oluyorlar. Diyeceksiniz ki, şu poliklinikte, bu poliklinikte, yapılması o kadar önemli değil önemli olan muayene. Ama öğle değil! Normal poliklinikte vizite yapan doktorlar genellikle pratisyen veya asistan, yani yeni çıkmış doktorlar oluyor. Yani bizler eğitim ve tecrübe malzemesi olarak kullanılıyoruz…

Oysa A ve B polikliniklerinde çalışanlar doçent, profesör ve hepsi aynı çatı altıda hizmet veriyor. Kan, tahlil, film, mr, ultrasyon… Bir de paşalara ve ailelerine bu hizmetleri beklerlerken, çay, kahve, içecek, kek, pasta ikramı hizmete dahil... afiyet olsun!

Konuyu ele almadan önce sunu açıklıkla belirtelim. TSK belli bir hiyerarşiden oluşur. Bu olmazsa kaos olur. Subaylara verilen hak ve onların sahip oldukları ile bizlerinki aynı olmayabilir ama bu derecede adaletsiz olamaz. Bu eşitsizlikler ve hak kayıpları 1980’den beri işliyor ve gittikçe de artıyor. Yani, astsubaylar eşitlik değil adalet istiyor…

Görev Tazminatlarının Kendilerine de Verilmesini İstiyorlar!

Astsubayın subayın yardımcısı olduğunu belirtmiştik. Ama iş subayın yerine yapılsa da yardımcıya ek bir tazminat yok! Halen "Görev Tazminatı"; yarbay ve daha üst rütbedeki personele ve emeklilerine verilmektedir. Bu tazminattan 20 yıllık Kıdemli Başçavuş olsalar da, astsubaylar yararlanamıyor. Emekli olduklarında da maaşlarında %50 hak kaybına uğruyorlar..

Görev Tazminatı çalışmalarını üst subaylar yaptıkları için yapılan her teklifte kendilerine ve binbaşı rütbesini de teklif ettiklerinden maliye bakanlığı teklifi reddediyor. Aslında subaylar için pek değişen bir şey yok, nihayetinde onların hepsi yarbay olacak ve o tazminatı elbet alacak! Yine her çalışmada olduğu gibi kendileri de nasiplenmek istiyor “muş” gibi yapıyorlar ve kaybeden yine astsubaylar oluyor.

Yarbay ve Albayların Aldıkları Görev Tazminatını İstiyorlar!

‘Silahlı Kuvvetler Tazminatı’ bütün personele verilir. Bunun dışında general ve amirallere ‘Temsil Tazminatı’, daha alt rütbedekilere ‘Görev Tazminatı’ ödenir. Bu tazminatlar emekli yarbay ve albaylara da ödenmeye devam etmektedir. Bazı konumlarda 3 tazminat da aynı kişide birleşebilir. Örneğin; alay komutanı olan bir albay, hem ‘Komutanlık Tazminatı’, hem ‘Görev Tazminatı’, hem de ‘Silahlı Kuvvetler Tazminatı’ alır.

Astsubayları ve emeklilerini ilgilendiren, ‘Görev Tazminatı’dır. Çünkü, astsubaylara ve dolayısıyla emeklilerine bu tazminat ödenmemektedir. “Görev Tazminatı, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile getirildi ve hangi kesimlere ne zaman, nasıl uygulanacağının tespiti Bakanlar Kurulu’na bırakıldı. KHK, 5 yılını doldurmuş bütün devlet memurlarını kapsamasına rağmen, bugüne kadar sadece astsubaylarla binbaşı ve kıdemli binbaşılara uygulanmıyor. Binbaşıları çok etkilemiyor. Çünkü, onlar nasıl olsa 1-2 yıl sonra yarbaylığa, albaylığa yükselecekleri için bu tazminatı elbette ki alabilecekler. Olan yine astsubaylara oluyor ve kaybediyor...

İntibak Yasasının Subaylar gibi Astsubaylar İçin de Çıkarılması

TSK’da lise mezunu olup emekli olan subaylar mevcut. Harp Okulları önceleri 1 (bir) yıllık eğitim süresiyle subay çıkıyorken, daha sonra Harp Okulları 2 (iki) yıla, sonra 3 (ü) yıla ve son olarak da 4 (dört) yıla çıkartıldı. (Her ihtilal sonrası)… Görevdeki ve emekli olan tüm subayların intibakları da yeni duruma göre hemen düzeltildi.

Ama Astsubay okulları da Yüksek Okul seviyesine çıkartılmış olmasına, hatta kendi nam ve hesaplarına Lisans, Yüksek Lisans, Doktora vb eğitimlerle eğitim seviyelerinin yükselmesine rağmen, astsubayların intibakları konusunda hala nedense sonuç alınamadı ve kaybeden yine astsubaylar olmaya devam ediyor…

Silahlı Kuvvetler Tazminatının Emeklilikte de Yansıtılması

TSK Hizmet Tazminatı hiçbir statü için emekli maaşlarının hesaplanmasında dikkate alınmıyor. Subay emeklilerine ödenen tazminatlardan herhangi bir vergi kesintisi olmuyor. Maliye bakanlığı subay emeklilerine verilen tazminatlardan vergi kesse ve kestiği vergiyi astsubay emeklilerine verse en azından bu sorun da ortadan kalkar…

Askeri yargı

Üniversite bitirerek, astsubaylıktan subaylığa geçildiğinde kanun gereği Muharip Sınıflar değil de yardımcı sınıflara geçirilir. Askeri Hakim, Savcı da bu sınıflardandır. Yine kanun gereği astsubay, Hukuk Fakültesini 1.dahi bitirse, diğer tüm şartları sağlasa da Askeri Hakim- Savcı olamaz.. Astsubayın emrindeki sivil memur/işçi bu şartları sağlarsa, -hiyerarşik düzeni bozacağı düşünülmez- Askeri Hakim - Savcı olur, astsubay asla… ve kaybeden yine astsubay oluyor…

Güneydoğu başta olmak üzere tüm karakol ve sınır birliklerinin subay kadrolarına astsubaylar görevlendiriliyor. Sıkıntılı ve zor görevlere subay gönderilmiyor veya subay gitmiyor. Ama sahillerdeki görevlere her nedense subay atanacak personel bulunuyor. Gidilen bu zor görevlerdeki personele görev yeri tazminatını astsubay olunca verilmiyor, Antalya’da görev yapan albayıma veriliyor.. ve kaybeden yine astsubay oluyor…

OYAK

OYAK iştiraklerinde ve kuruluşlarında paşalara ve subaylar ile onların yakınlarına şimdiye kadar öncelik tanınmıştır. OYAK bile bu konuda net açıklama yapamamaktadır. Emekli paşalar OYAK ve iştiraklerinde belli rotasyonlar ile yönetim kurullarında görev yapıyor. Yani emekli olduklarında bile atamalar devam ediyor, ancak OYAK’ın %70 üye sayısını ve sermaye sahibini oluşturan astsubaylar OYAK ve şirketlerinden nemalandırılmıyor.. kaybeden yine astsubay oluyor…

Lojmanlar

Lojman dağılımında tüm kamu konutları, tahsisli ve puana dayalı olarak lojman dağıtımlarını yapar. Her nedense TSK’ da, önce subay – astsubay - sivil memur/uzman erbaşlara, TSK içindeki sayısal oranları ve yüzdeleri göz ardı edilerek, lojman sayılarını yüzdelik oranında adaletsizce paylaştırır!.. Bu paylaşımda da bölgelerdeki personel sayısına göre değil lojman sayısına göre ayarlanır ve kaybeden yine astsubay olur…

Orduevleri ve Askeri Kamplar

Personelinin moral motivasyonu için açılan orduevleri ve kampların dağıtımı da, personel sayılarına göre yapılması gerekmesine rağmen, ne yazık ki TSK’da yine tam tersi bir durum mevcuttur. Odaları veya dönemleri boş olarak geçiren orduevleri ve kamplar yedekte bekleyen astsubaylara tahsis edileceğine, tesislerin zarar etmesi pahasına hem boş tutulur, hem de yararlanamayan astsubayların motivasyonları bozulur… Sebep? subay ve astsubay aynı yerde kalamaz, yiyemez oturamaz...

Rütbe Bekleme Süreleri

Rütbe bekleme sürelerindeki eşitsizliklerde son nokta.. 2008 yılında TSK bünyesinde yapılan çalışma ile subay ve astsubayların rütbe bekleme süreleri ele alındı. Amaç kısa sürede personel “Albay” ve “Kıdemli Başçavuş” oluyor ve bu sebeple yığılmalara sebep veriliyor! Sonuç ne oldu peki! Subayların hizmet süresi 2 yıl daha da düştü. Astsubayları ise hizmet süresi ise 9 yıl arttı. Yine çalışma subaya yaradı ve kaybeden yine astsubay oldu.

Atamalar

Atamalarda her astsubayın torpili bir subaydır. Yani astsubayı’da subay tayin eder. Neye göre belli değidir! 'İhtiyaç' adı altında astsubayın özelliklerine bakmadan atama yapılır. Oysa subay istediği yere gider. Kadrosu yoksa açılır ve atanır ve bu vasıflara uymadı komutanlıklardaki ARGE altına atanır. Astsubay ise atanan yere gider. Eğer gitmez, ya da mahkemeye verirse ihtiyaç sebebiyle yüksek ihtimalle kaybeder ve mobing devreye girer ve kaybeden yine astsubay olur…

Her subay rütbesine göre hangi göreve ne zaman gideceğini bilir. Ama astsubay ilk görev yerine 28
yıl sonra tekrar atanabilir ve atanır da.. Yılların tecrübesi, geçmişi yok sayılır, aldığı eğitimlerin, tecrübelerin, yıllarının kariyerine herhangi bir katkısı yoktur ve 28 yıl önceki aynı göreve döndürülür. Yani elde var sıfır. Ve kaybeden yine astsubay olur… (TSK ve ülkemizin işgücü, zihin kayıpları hesap edilmez)

Komutan Baskısı

Her kurumun kendine has esprisi vardır. Silahlı kuvvetlerde kural espri şudur... Md.1; Üst daima haklıdır. Md.2. Üstün haksız olduğu yerde 1’ nci madde geçerlidir. Yani komutan ne söylese haklıdır. Verdiği emirler mutlak itaat gerekir. Tabi ki sorgularsan kıldan tüyden başka sebeplerle ceza alır ve kaybedersin. Gözünün üstünde kaşın var!, ayakkabıların boyasız!, sakal tıraşın iyi değil!, verimli çalışmıyorsun! gibi gibi…

Emeklilerine Sicil Affı

Bu niye önemlidir. Çünkü, sicil hep bir tehdit ve yaptırım aracıdır subay için. Sicili subay verir ve çoğu zaman tehdit olarak gösterilir.. Çok astsubay bundan zarar görmüştür. Terfi edemez ve gelecekteki maaşları bile etkilenir. Emekli personelin çoğu, sicilden dolayı 1. dereceye çıkamadığı için hak kaybına neden olmuş ve kaybetmiştir. Tabi eşi ve çocukları da…

Bu yüzden son yirmi yılda astsubaylar kendi nam ve hesaplarına lisans, yüksek lisans, hatta doktora eğitimlerini,-her türlü engelleme çabalarına rağmen-hedef olarak belirlemişlerdir kendilerine. Adaletin geçte olsa elbet bir gün yerini bulacağını, (sadece kendilerine hak görenlere rağmen) verilmeyenlerin onlara da verileceğine yürekten inanırlar…

İşte bu inanç, sadece kendilerine değil, ülkemizde yaşanan değişim ve gelişim süreciyle birlikte, özellikle de son zamanlarda Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) ve Pes Diyen Astsubaylar adı altında sosyal medyada hak aramaya başlamaları da sadece bir başlangıçtır. Her türlü baskı, tehdit, dışlamaya rağmen, sorunlar dile getirilecek, verilmeyen haklar istenecektir..

Çünkü bizde anladık!

'HAK VERİLMEZ ALINIR'…

Yarın sizlerle “Spor Adamı Astsubay’lar gözüyle sorunlar!” konusunda düşüncelerimi paylaşacağım.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Nuh Çimento İÖO velileri isyanlarda30 Aralık 2013 Pazartesi 16:27
  • Battalgazi ihmal kurbanı mı?30 Aralık 2013 Pazartesi 16:26
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Sevda’nın rüyası ailesini hayata bağladı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:20
  • Ünlü,“2014 yılı Kocaeli’nin yılı olacak”30 Aralık 2013 Pazartesi 16:13
  • Engelliler tiyatro oynadı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:11
  • Kocaelispor artık meclis gündeminde30 Aralık 2013 Pazartesi 16:09
  • Muhtarlar SEDAŞ’tan memnun30 Aralık 2013 Pazartesi 15:57
  • Bakan Işık, esnafla buluştu30 Aralık 2013 Pazartesi 15:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim