• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 5 °C

Astsubay’ların Görev Bilinci

Astsubay’ların Görev Bilinci

info@mustafakalabalik.com


Bugün sizlerle, astsubay’ların daima öncelikli işlerinin, mesleki sorumlulukları ve görevleri olduğuna dair düşüncelerimi paylaşacağım.

Hani hep anlatılan kavanoz hikayesi var ya; kavanoz tenis topları ile doldurulur ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığı sorulur…

Öğrenciler, hep bir ağızdan kavanozun dolduğunu söylerler…

Bu sefer içi çakıl taşı dolu olan bir torba çıkarılır ve torbanın içindeki tüm çakıl taşları kavanoza dökülür… Sonra çalkalayarak taşların tenis toplarının arasındaki boşluklara yerleşmesi sağlanır…

Öğrencilere tekrar sorulur; “Kavanoz doldu mu çocuklar?”

Öğrenciler yine “evet doldu” diye yanıtlarlar.

Bu defa içi kum dolu bir torba çıkarılır ve torbanın içindeki tüm kum kavanozun içine boşaltılır… Onu çalkalar ve kumların, içi tenis topu ve çakıl taşı dolu olan kavanoza yerleşmesi sağlanır…

Bir defa daha sorulur öğrencilere; “Kavanoz doldu mu çocuklar?..” Öğrenciler bir kez daha yanıtlar; “Evet, doldu…”

Bu sefer de, iki fincan kahve kavanozun içine dökülür ve çalkalanır… Sınıfa dönüp son kez sorulur;

“Kavanoz doldu mu arkadaşlar?” Öğrenciler biraz şaşkın dördüncü defa “evet doldu” diye cevap vermek zorunda kalırlar…

Bu hikayede geçen kavanoz, hepimizin hayatını simgeler… Bu tenis topları da hayatınızdaki en önemli şeylerdir…

Aileniz, çocuklarınız, sağlığınız arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeyler…

Diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur… Çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeyleri temsil eder… İşiniz, eviniz, arabanız vs… Kum ise geriye kalan ufak şeylerdir… Şayet kavanoza önce kum doldurursanız çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına yeterli yer kalmaz…

Aynı şey hayatımız için de geçerlidir… Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır… Dikkatinizi mutluluğunuz için değer taşıyan önceliklerinize çevirin… Çocuklarınızla oynayın… Sağlığınıza dikkat edin… Eşinizle yemeğe çıkın… Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın…

Yani öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin… Önceliklerinizi, sıraya dizmeyi iyi bilin… Gerisi hep kumdur…

Tam bu esnada bir öğrenci sorar; “Peki, o iki fincan kahve neydi?” Yanıt: “Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle birer fincan kahve içecek kadar yeriniz vardır… O iki fincan dostlarınızla keyifle içeceğiniz kahvedir!..” Alıntı: Anonim

İşte Astsubay’lar hayatlarında tenis toplarına öncelik veremezler…

Örneğin, bir Deniz Astsubayı bilir ki, yakıtı, yedeği, yiyeceği, malzemesi eksik olarak asla seyire çıkamaz gemi…

Ama astsubay’ın evindeki ekmeği takip etmese de olur.. Bu ihtiyaçları takip eden daima eşleridir. Parası var olduğu sürece mutfak alışverişlerini eşi yapar, pazarını yapar, elektrik, su doğalgaz vs faturalarını öder, borç ödemelerini, kira, taksit işlerini eşleri takip eder.

Çocukların okullarıyla eşleri ilgilenir, çocuklarının velileri hep eşleridir.

Bir karacı, jandarma astsubay’ı; şark görevlerine evini götürmez, götüremez çoğunlukla. Malum ülkemizin uzun yıllardır süren bir terör sorunu yüzünden, özellikle doğu ve güneydoğu bölgesindeki görevler hep yürek hoplatmıştır. Vatani görevini bölgede yerine getirmiş ve getiren çocukları olan tüm aileler gibi.

Onlar yinede şanslı.. Çünkü gençler en azından belirli bir süre için oradalar ve bir daha da istemedikleri sürece oralarda bulunmak zorunda değiller. Ama Astsubay’lar, Uzman Er ve Erbaş’lar için durum farklı.. Meslekte bulundukları süre boyunca hep bir “şark görevi” ile mağduriyet yaşıyorlar.

Onun içinde bugün, Ankara’daki, Antalya’daki albaylar ve aldığı tazminatlarla karşılaştırılmak durumunda kalınıyor. Öyle ki, albay rütbesine gelmiş birisinin güvenlik sorunu ortadan kalkıyor çünkü zaten o bölgeler gitmiyorlar (istisnalar kaideyi bozmaz)...

Çoğunun bekleme süreleri aşmış, kadrosuzluk tazminatı alabilme sürelerini bekledikleri de bir gerçek.. Neyin kadrosuzluğu ise? Astsubay’lar için ise böyle bir ufuk yok! Ne çalışırken bir kadroları var, ne de emeklilik sonrasında…

Ama hiçbir astsubay, subaylar ne alıyorsa aynısını biz de isteriz demiyor! Onlar nöbet tutmuyorsa bizde tutmayalım demiyor! Onlar “şark görevine” gitmiyorsa bizde gitmeyelim demiyor! Denizaltındaki ve su üstündeki gemilerle seyir yapan, dalış yapan subaylar gibi maaş alalım, sorumluluklarımız azalsın ama yetkilerimiz artsın demiyor!

Ya ne diyor? Eğer görev sebebiyle bir tazminat alma hakkı verildiyse, aynı şartları yaşayan Subay, Astsubay, Uzman Erbaş arasında niye fark olsun ki diyorlar? Maaş farkını zaten rütbeleri karşılığında, dereceleri ve kademeleri oranında alıyorlar. Uçuş, dalış, terör, görev, makam gibi tazminatlarının zümrelere göre belirleniyor olmasına itirazları var…

Ama hiçbir zaman görevlerini ikinci plana atma, sorumluluklarını azaltma iradesinde değiller.

Çünkü Astsubay’lar Türk Silahlı Kuvvetlerinin profesyonel kadrolarının yüzde altmış beşini oluşturduklarını, ordunun idamesinde, idaresinde, gücünde ne kadar asli unsur olduklarını, ordunun temelini oluşturduklarının bilincindeler…

Çünkü Astsubay’lar, Hz Mevlana’nın; “Bin sene de okusam.. “Ne biliyorsun?” diye sorsalar bana, “haddimi bilirim” dediği gibi, kimseyle, özelliklede subay’larla, komutanlarıyla yarış halinde olmadıklarını ve olmayacaklarını, bu görev bilinçlerinin de, hiçbir güç, haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik etkisiyle zayıflamayacağını, zayıflatılamayacağını da her fırsatta dile getiriyorlar…

Yarın sizlerle “Astsubay’lar Ne İstiyorlar? “Ne hak ediyorlar? Ne hak etmiyorlar?” konusunda düşüncelerimi paylaşacağım.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Nuh Çimento İÖO velileri isyanlarda30 Aralık 2013 Pazartesi 16:27
  • Battalgazi ihmal kurbanı mı?30 Aralık 2013 Pazartesi 16:26
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Sevda’nın rüyası ailesini hayata bağladı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:20
  • Ünlü,“2014 yılı Kocaeli’nin yılı olacak”30 Aralık 2013 Pazartesi 16:13
  • Engelliler tiyatro oynadı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:11
  • Kocaelispor artık meclis gündeminde30 Aralık 2013 Pazartesi 16:09
  • Muhtarlar SEDAŞ’tan memnun30 Aralık 2013 Pazartesi 15:57
  • Bakan Işık, esnafla buluştu30 Aralık 2013 Pazartesi 15:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim