• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 16 °C

Atatürk, Erdoğan ve Fener Rum Patriği…

M.Tanzer Ünal

Diyeceksiniz ki, “Bu üç ismin bir arada ne işi var?”
Birazdan anlarsınız…
Kemal Atatürk, cumhuriyetimizi kurarken ne demişti?
“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!”
Cumhuriyetimizin şimdiki başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk’ün bu ifadesine katılıyor mu?
Katılmıyor…
“Türk” veya “Türklük” kelimelerini duyunca, sanırım Erdoğan’ın tüyleri diken diken oluyordur.
Tepkilerinden belli…
“Sen ne mutlu Türküm dersen, diğeri de ne mutlu Kürdüm der.”
“Gazetenin bir tanesi yazmış. Türkiye, Türkler’in diye. Eğer bunu derseniz, Türkiye’yi 30’a bölersiniz. Çünkü Türkiye’de sadece Türkler yaşamıyor. Türkiye’de Kürt’ü de var, Laz’ı, Çerkez’i de var. Türkiye’de yaşayan herkes Türktür, diyor. Olmaz öyle şey. Türkiye, Türkiye’de yaşayan herkesindir.”
“Etnik unsurlar vardır. Kürt’ü vardır, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Arnavut’u, Boşnak’ı, Türk’ü vardır. Bunlar ülkemizde bir alt kimliktir. Bunun bir tek üst kimliği vardır. O da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. ”
Peki, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un “Türklük” tanımı nasıl?
Patrik, hafta başında, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nu ziyaret etti, öneri paketini sunarken şunları söyledi:
“Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı herkes, din, mezhep, dil ve etnik köken gözetilmeksizin Türktür. Türklük, bütün Türk vatandaşlarının beraberce varlığı ve dayanışmasının ifadesidir.”
Bu sözler, komisyondaki AKP’lileri memnun etmemiş.
Başka kimi memnun etmemiş?
BDP’lileri…
Yani PKK’nın Meclis’teki temsilcilerini…
*******
Adı üstünde…
Patrik, bir Rum…
Türkiye’ye sadece vatandaşlık bağı ile bağlı.
Diyor ki, ”Dinimiz, dilimiz, mezhebimiz ve etnik kökenimiz farklı olabilir. Ama bu ülkede yaşıyoruz, o halde hepimiz Türk’üz.”
Dikkatinizi çekerim.
Patrik, Müslüman mı?
Değil, Hıristiyan…
Dili, Türkçe mi?
Rumca…
Etnik kökeni?
Rum…
Yani “dil, din, mezhep, etnik köken birliğimiz” yok.
Buna rağmen, Patrik, “Bu topraklarda yaşayan hepimiz Türk’üz “ diyor.
Gururla…
Türklüğü, “etnik köken” olarak değerlendirmiyor.
“Beraberliğimizin ve dayanışmamızın ifadesidir” diyor.
Patrik, böyle söylüyor.
Demek istiyor ki,”Biz, Atatürk gibi düşünüyoruz.”
Anlayacağınız, Atatürk ile Patrik, “Türklük kavramı” konusunda aynı çizgide…
Gel gelelim, Başbakan Erdoğan, bu görüşe ters.
“Türkiye’de etnik unsurlar vardır” diyor…
Başlıyor saymaya…
“Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Arnavut’u, Boşnak’ı, Türk’ü…”
“Türk”ü, en son söylüyor.
Sıradanlaştırıyor…
Hatta aşağılıyor…
Siz, Erdoğan’ın “Türküm” dediğini hiç duydunuz mu?
Duyan, yok…
Ancak, Gürcistan ziyareti sırasında, “Ben de Gürcü’yüm” dediği, herkes tarafından biliniyor.
*******
Bir kişinin etnik kökeni, öne çıkarılacak bir durum değil.
En nihayet hepimiz, elimizde olmadan, bir ırkın mensubu olarak dünyaya geliyoruz.
Doğduğumuz ülkenin, yaşadığımız ailenin dili dilimiz, dini dinimiz oluyor.
Benim üzerinde durmak istediğim…
Benim tehlikeli gördüğüm…
İnsanların etnik köken, dil, din ve mezhep yönünden ayrıştırılması…
Ülkenin sıkıntıya sokulması…
Topraklarımızın bölünmeye götürülmesi…
Dil ve etnik ayrımcılığının sonu, bölünmedir.
Emperyalist ülkeler, bu oyunu pek çok ülkede oynadı ve başardı.
İşte Yugoslavya örneği…
Sen Sırp’sın, sen Hırvat’sın, sen Boşnak’sın…
Herkes kendi okulunda kendi dilini kullanabilir…
Yugoslavya diye bir ülke kalmadı.
Şimdi o topraklarda kan ve gözyaşı var.
Dünyada olup biten ibretlik olaylardan bile ders almasını bilmiyoruz.
Ülkemiz üzerine oynanan oyunu görmüyoruz.
******
“Ne mutlu Türküm diyene!”
“Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir.”
Bu ve buna benzer sözler, devletimizin kuruluş yıllarında neden söylenmiş olabilir acaba?
“Türklüğü” reddedenler, hiç düşündüler mi?
Savaştan yeni çıkılmış.
Her taraf yıkık dökük…
Millet perişan…
Çok uluslu Osmanlı yıkılmış, yeni bir “ulus devlet” kurulacak.
Bir millet, bir devlet yoktan var edilecek.
Türk ulusunun eski bir ulus olduğu bilinci, ön plana çıkarılıyor.
Türklük, vurgusu yapılıyor.
Atatürk, sınırlarını çizdiği toprakların, “Türk yurdu” olduğunu söylüyor.
Düşmana gözdağı vermek için, “Türkiye, Türklerindir” diyor.
Tamamen bilinçli olarak…
Dışarıya karşı, milletimizi ve topraklarımızı korumak için…
Millete, bir “kimlik” kazandırılması lazım.
“Ne mutlu Türküm diyene” ifadesini kullanıyor.
Dikkat edin!
“Ne mutlu Türk olana” demiyor.
Atatürk bunu, “Ne mutlu bu ülkenin vatandaşı olana” anlamında söylüyor.
Bu ifadede ayrımcılık değil, birlik ve beraberlik vurgusu var.
Türklüğü, ulusal bir kimlik olarak ortaya koyuyor.
Topluma “kimlik” kazandırıyor…
Topluma “güven” aşılıyor…
“Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir” sözünde de bu amaç var.
******
Fener Rum Patriği Bartholomeos, “Türklük” yaramızı deşti.
Düşünceleri, beni çok duygulandırdı.
Sözleri, umarım bazı kişilere ders olur.
Teşekkürler…

Bu yazı toplam 1194 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim