• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kocaeli : -2 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : -1 °C

Atatürk’ü haksız yere eleştirmeye kalkan soytarılara

M.Tanzer Ünal

Bugün size bir mektuptan söz edeceğim.
30 Ekim 1923 tarihli bir mektuptan…
Atatürk,88 yıl önce yazdığı mektupta,İsmet Paşa’ya memleketin durumunu bakın nasıl anlatıyor.
Dikkatli okuyun!
Özellikle,Atatürk düşmanı soytarılar dikkatli okusun!
Türkiye,88 yıl önce neredeymiş,bugün nerede?
Bugünkü Türkiye,gökten zembille inmedi.
Atatürk ve arkadaşları,ülkemizi yoktan var ettiler.
Osmanlı’nın enkazından bir ülke,bir millet yarattılar.
Kurtuluş Savaşı şartlarını unutup,bugün ortalıkta şarlatanlık yapanlar,bu mektup özellikle size!
Geçmişle hesaplaşmak isteyenler…
Tarihiyle yüzleşmek isteyen utanmazlar…
Sizler de bu mektubu dikkatle okuyun!
Belki yüzünüz kızarır.
Kızaracak yüzünüz varsa tabii…
Atatürk’ün,İsmet Paşa’ya yazdığı tarihi mektup şöyle:
“Sevgili Paşam,
Cumhuriyet’in ilk başbakanı olarak seni düşünüyorum.Dur,hiç itiraz etme.Niye seni düşündüğümü şimdi anlayacaksın.
Bizi yine büyük bir savaş bekliyor.Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Başdelegesi olarak elbette biliyorsun.
Büyük devletlerin,bu sefil duruma bakarak kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını,Lozan dönüşü sen bize anlattın.
Ben,sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim.
Bize geri,borçlu,hastalıklı bir vatan miras kaldı.
Yoksul bir köylü devletiyiz.
Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az.
4000 km. kadar demiryolu var.Bir metresi bile bizim değil.Üstelik yetersiz.Ülkenin kuzeyini güneyine,batısını doğusuna bağlamamız şart.
Denizciliğimiz acınacak durumda.
Köylümüzü topraklandırmalı,ihtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız.
Doğudaki aşiret,bey,ağa,şeyh düzeni,Cumhuriyet’le de insanlıkla da bağdaşmaz.Bu durumu düzeltmeli,halkı kurtarmalıyız.
Her yerde tefeciler halkı eziyor.
Güya tarım ülkesiyiz, ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz.
Sığır vebası,hayvancılığımızı öldürüyor.
Doktor sayımız 337,sağlık memuru 434,ebe sayısı ise 136.
Pek az şehirde eczane var.
Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor.Üç milyon insanımız trahomlu.Sıtma,tifüs,verem,frengi,tifo salgın halinde.Bit,ciddi sorun.Nüfusumuzun yarısı hasta.Bebek ölüm oranı yüzde 60’ı geçiyor.
Nüfusun yüzde 80’i kırsal bölgede yaşıyor.Bunun önemli bir bölümü göçebe.
Telefon,motor,makine yok.Sanayi ürünlerini dışarıdan alıyoruz.Kiremiti bile ithal ediyoruz.
Elektrik yalnız İstanbul ve İzmir’in bazı semtlerinde var.
Düşmanın yaktığı köy sayısı 830.Yanan bina sayısı 114.408.Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyor.
Yunanistan’dan gelen göçmen sayısı da 400 bini geçecek.
İktisadi hayatımız da,eğitim durumumuz da içler acısı.
İktisatçımız da çok az.
Zorunlu okuma yaşındaki çocukların ancak dörtte birini okutabiliyoruz.Halkın eğitimi hiç çözülmemiş.
Oysa Cumhuriyet’in insan malzemesini hazırlamalı,namus cephesini güçlendirmeliyiz.
Kültür eserleri kaçırılmış,kaçırılmaya devam ediliyor.
Raporlarda daha ayrıntılı,daha acı bilgiler var.Bunları Bakanlara ve parti yönetim kuruluna da ver.Genel durumu tam bilsinler.
Bütçemiz,gelirimiz yetersiz.İktisadi çıkmazdan kurtulmak için geliştirdiğim bir düşüncem var.Bu düşünceyi günü gelince konuşuruz.
Hedefimiz milli iktisat.Bağımsızlığın sürekli olması için,iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı.
Osmanlı,bu gerçeği çok geç fark etti.Fark ettiği zaman çok geç kalmıştı.
Cumhuriyet’e uygun bir anayasaya gerek var.Bu zor durumdan nasıl çıkılabileceğini gösteren ne bir örnek var önümüzde,ne de bir deney.
Ama yılmamak,ucuz,geçici çarelerle yetinmemek,halkı kurtarmak için sorunları çözmek,kalkınmak,ilerlemek,milli egemenliğe dayalı,uygar ve özgür bir toplum oluşturmak,yüzyılımızın düzeyine yetişmek,kısacası çağdaşlaşmak,bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız.
Bu ana kadar bu ideali koruyarak geldik.Bundan sonra daha hızlı yürümek zorundayız.Bunun için gerekli yöntemi,yolu,birlikte arayıp bulacağız.
Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız.Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal bir görev bu.
Bu büyük görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim.Allah,yardımcımız olsun.”
******
Mektup böyle.
Atatürk ve arkadaşlarının devraldıkları ülke, işte böyle perişan durumdaydı.
Atatürk,ülke bu haldeyken,bir de hainlere karşı hoşgörülü mü davransaydı?
İsyanlar karşısında,”eller yukarı “ mı yapsaydı?
Dış güçlerin,kışkırtmalarını görmemezlikten mi gelseydi?
Ne yapsaydı,söyler misiniz?
Ermeniler,”Şu Ermeni soykırımı dosyasını bir açalım “ diyorlar.
Bizimkiler de ,Dersim Dosyası ve İstiklal Mahkemesi dosyalarının peşindeler.
Ermenileri anladık…
Türk ve Türkiye düşmanı…
Ya diğerleri?

Bu yazı toplam 1289 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim