• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613
  • Kocaeli : 34 °C
  • İstanbul : 32 °C
  • Sakarya : 34 °C

Av. Küçükosmanoğlu’nun 20 yıl önce kaleme aldığı sosyal demokrasi!

Mesut Akbulut

Adı;  Nazmi Küçükosmanoğlu…

Hukuk fakültesini yeni bitirdi…

Avukat oldu…

Pırıl pırıl bir genç…

Siyaseti seviyor…

1994 yılında CHP Merkez İlçe Sekreterliği görevine getirildi…

Av. Küçükosmanoğlu’nun tam 20 yıl önce CHP Merkez İlçe Sekreteri iken Kocaeli gazetesinde kaleme aldığı “Sosyal Demokrasinin Doğuşu ve Tarihsel Gelişimi” yazı dizisi elime geçti.

Yazı dizisi üç gün sürmüş…

**

Küçükosmanoğlu,  sosyal demokrasi ile ilgili yazı dizisini okudum…

Yazıda ünlü kişilerin düşünceleri ve tarihsel gelişimi irdelenmiş…

Çeşitli örnekler verilmiş…

20 yıl önce yazılan yazı ile şimdiki sosyal demokratların içinde bulunduğu durum arasında pek fark yok…

Yani sosyal demokratlar hala 20 yıl öncesinde…

Bir adım ilerleyememişler…   

**

Sizlere Küçükosmanoğlu’nun 20 yıl önce kaleme aldığı 3 günlük yazı dizisinden bazı kesitler sunmak istiyorum;

Sosyal demokrat politikaların tıkan­maya başladığı 1970’li yıllarda yeni sağ akım sosyal demokrasinin kaldıracı işle­vindeki refah devletini hedef almıştır. İş­sizlik sigortası eğitim ve sağlık hizmetleri gibi temel sosyal demokrat dayanaklar­da ve diğer sosyal refah harcamalarında yapılan bütçe kesintileri sağcı hükümet­lerin ortak özelliği olmuştur. Bu konuda Aydın Güven Gürkan’a yöneltilen, sağ akımlarda insan hakları, demokrasi, sivil toplum ve sosyal adalet konularında be­lirgin bir duyarlılığın oluştuğu, sosyal de­mokrasinin sağdaki akımlardan nasıl farklılaşacağı sorusuna şöyle yanıt veri­yor: "Sosyal demokrasinin yaptığı gibi inançlı önderlik başkadır, toplumun da­yatması ve zorlamasıyla yeni ve özgür­lükçü değerlere kör topal ayak uydurmaya çalışmak başka bir şeydir. Sağ için kapitalist kesimin desteği, gereksinimi, etkinliği ve becerisi önemli ve ön­celiklidir. Sağ siyasal akımlar için temel doktrin -ekonomizm-dir. İnsan, toplum ve doğa, sağ siyasal akımlar için kapitalist kesimin birer edilgen girdisi niteliğinde­dir. Sağın zaman zaman demokrasiye, in­san haklarına ve özgürlüklere önem vermesi, daha çok iktidar olabilmek, ikti­darda kalabilmek için topluma ve seçme­ne vermek zorunda kaldıkları ödünler niteliğindedir. Adalete, sosyal adalete, dengeli gelir bölüşümüne, sağlık ve eği­time önem verme gibi yaklaşımlarda ço­ğu zaman -ekonomizm-in izin verebildiği sınırların ötesine taşılmamaya çalışılır.

Sosyal demokrasi, insanın, toplumun ve doğanın kapitalist kesimden, onun ihti­yaçlarından ayrı bağımsız bir varlık ve önem edinebilme kazanımları sağlayabil­mek savaşının adıdır. Geniş kitlelerin ekonomik, sosyal ve siyasal güç edine­bilmeleri, sosyal demokrat dünya görü­şünün temel ve stratejik tercihlerinden biridir. Sağ dünya görüşü içinse bunlar daha çok taktiksel ödünler niteliğindedir.

**

Ancak sonuçta anlaşılıyor ki, kapita­lizm ile sosyalizm arasındaki mücadele Duverger’in deyişiyle ‘rejim üzerine bir mücadele olmaktan çıkıp, rejim içerisin­deki bir mücadeleye dönüşmüştür.’ Çün­kü Batı Avrupalı sosyal demokrat partiler sınıfsal tabanlarını genişletmekle, üretim araçlarının toplumsallaştırılması tasarımın­dan vazgeçmekte ve sosyalizmi son he­def olmaktan çıkarmaktadırlar. Bu mücadele içerisinde ideolojik ve siyasal uzlaşmacılığından dolayı sosyal demok­ratlar ‘liberal politikalar uygulayan sol partiler’ olarak görülmektedirler. Böylece Rosa Luxemburg’un ‘siyasal gücü ele

geçirme ve toplumu dönüştürme tasarı­mını gerçekleştirmek’ yerine ona karşı olarak yasal reform yolunu benimseyen­ler, aynı amaca götürecek sakin, emin ve yavaş bir yol değil, başka bir amaç seç­miş olurlar. Sonuç, sosyalist düzenin ger­çekleştirilmesi yerine, kapitalist düzende reformların yapılmasıdır. Kısaca, kapita­lizmin kendisine dokunulmayacak, kapi­talizm içindeki zararlı otlar yok edilecektir çözümlemesi geçerlilik kazanmıştır.

**

Toktamış Ateş’in altını çizdiği gibi ‘sosyal demokrasi, devletin ödevlerini ar­tırdığı gibi, halkın ödevlerini de artırmak­tadır. Siyasetin kapsamı genişlemiştir. Devletin tek görevi, aslında var olan öz­gürlükleri korumak değil, var olması ge­reken özgürlüklerin gelişmesini engellemesidir. Servetin belirli ellerde toplanması, gelir grupları arasındaki bü­yük farklar, fırsat eşitliğinin yokluğu, iş­sizlik, sosyal demokrasinin ortadan kaldırılması gereken ilk hedefidir. Çünkü bu şartlar altındaki insanlar özgür olamaz­lar. Özgürlük kavgasının yerini ekmek kavgası alırsa özgürlük, mutlu bir azınlı­ğın tekelindeki bir lüksten daha ileri bir şey olamaz.’

**

Sosyal demokrasinin bu çerçevesi değişmemiştir. Ancak amaca ulaşmak için seçilen araçlarda bazı değişiklikler ol­muştur. Bu değişikliği Willy Brandt şöy­le açıklıyor: ‘Bu değişiklik,

deneyimlerimizin bir sonucudur. 2.Dünya Savaşı’ndan sonra, çoğumuz devletin ekonomideki rolüne bugün olduğundan daha büyük bir güven duyuyorduk. Bu­gün ise çoğumuz kamu müdahalesi ile pi­yasada ifade edildiği şekliyle özel girişimlerin rolü arasında daha uygun bir dengeden yanayız.”

**

Küçükosmanoğlu’nun görüşleri böyle…

20 yıl önce genç bir delikanlı iken CHP Merkez İlçe Başkanlığı yapan ve gazetemizde sosyal demokrasinin gelişimini yazı dizisi olarak yazan Küçükosmanoğlu’nun siyasette daha üst seviyelere gelmesi engellendi… Delege ağaları, koltuk sevdalıları buna izin vermedi… CHP’nin 20 yıl önceki siyasi tablosuna bakın, şimdiki tablosuna bakın, arada bir fark göremeyeceksiniz. Değişen tek şey, biraz göbek, epeyce beyazlaşmış saçlar. 20 yıl önce koltuk peşinde koşanlar, hala koltuk peşinde, sıfat peşinde koşuyorlar… Sonra da biz neden iktidar olamıyoruz diye birbirine soruyorlar… CHP’de hak edenler, hak ettiği yere getirilmedikçe, delege ağalığı devam ettikçe, birbirlerinin ayaklarını kaydırmak için fırsat kollandıkça 20 yıl sonra aynı şeyleri yazmaya, aynı şeyleri konuşmaya devam ederiz…

kupur.jpg


 

Şahin, Dilovası’nda

30 Mart seçimlerinde Dilovası Belediye Başkanı Ali Toltar’ın en büyük destekçilerinden Dilovası’nın sevilen isimlerinden ve geniş bir aileye sahip olan Şahinler Otomotiv ve İmparator Yapı İnşaat firması sahiplerinden Şeref Şahin, Dilovası Belediyesi’nde Danışman olarak göreve başladı. Şahin, Halkla İlişkiler ve Park Bahçeler Birimlerinden sorumlu olacak.

seref.jpg

Bu yazı toplam 1173 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim