• BIST 106.919
  • Altın 140,862
  • Dolar 3,5378
  • Euro 4,0661
  • Kocaeli : 25 °C
  • İstanbul : 29 °C
  • Sakarya : 25 °C

Av. Raif Kandemir’in kaleminden; Tiflis

Av. Raif Kandemir’in kaleminden; Tiflis
Avukat Raif Kandemir’in ve Gürcistan’da iş yapan DYP eski milletvekili İbrahim Artvinli ile Batum’da yaptığı gezintiyi dün ve önceki gün size aktarmıştık. Bugün de Kandemir’in Tiflis izlenimlerini sizlerle paylaşıyoruz.

Haberin fotoğrafları için tıklayın

 

Halil İbrahim Artvinli, Cafer Özgen ve Mahir Kaptan ile birlikte Batum’un ardından Tiflis turuna çıktık. Neler neler yaşayıp, neler gördük… Batum gezisi esnasında her fırsatta Halil İbrahim Artinli’ye beğenimi ifade ettim. Artvinli ise Tiflis, Rusya ve Kafkas dağları tarafının da özellikle Mayıs ayında çok güzel olduğunu söyledi. Batum gezisini güzel anılarla sonlandırıp arkadaş grubu ile sonraki gezi planlarımız için gün saymaya başlıyoruz. Nihayet o gün geldi… Halil İbrahim Artvinli, Gölcüklü işadamı dostları Cafer Özgen ve Mahir Kaptan ile harika vakit geçirdiğimiz Batum gezisini sonlandırıp, Tiflis gezisi için İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan uçaklarına binip, havalandık.

 

3 SAATLİK YOLCULUK

4 kişilik arkadaş grubu olarak 3 saatlik bir hava yolculuğunun ardından Tiflis’e iniş yaptık.  Artvinli’nin yakın bir dostu, grubu yağmurlu bir Tiflis akşamında havaalanında karşılayıp, Tiflis’in içinden akan nehrin kenarında bulunan temiz ve mütevazı bir otele getiriyor. Burada uçak yolculuğunun verdiği yorgunluğu istirahat ederek atıyoruz

 

İLK GÜN

Sabah kahvaltısının ardından arabalarına binip gündüz gözüyle Tiflis’i gezmeye başladık. Yağmur dinmişti fakat serinliği devam ediyordu. Tiflis’i tepeden gören güzel bir mesire alanına doğru yola koyulduk. Kraliçe Tamara’nın devasa heykelinin ve Devlet Başkanının tepenin yamacında bulunan malikânesinin yanından geçerek alana ulaştık. İşte bütün Tiflis ayaklarımızın altında…

 

ERGUVAN SARHOŞLARI

Grup olarak dağ, taş, dere tepe demeden, bitki örtüsünün Karadeniz’e benzediği Tiflis’te yeşillikler içinde gezdik. Çok fazla Erguvan ağacının olduğu Tiflis’te, kendi deyimimle neredeyse Erguvan sarhoşu olduk. Grup olarak alandan şehir merkezine doğru inme kararı aldık ve araçlarımıza bindik. Şehir merkezindeki özellikle eskiden kalan yüksek yapılı idari binalar ve klasik tarzdaki yapılar  ilgimizi çekti.

 

PARKTAKİ SEYYAR EMLAKÇILAR

Daha sonra Halil İbrahim Artvinli’nin akrabası olan geçmişteki Rus dönemi vaktinde Spor Bakanı olan Dr. Ramaz A. Goglidze ve onun yanındaki işadamı George Tchanturia ile görüşmek üzere sözleşiyorlar. Sözleştikleri noktanın yakınında bulunan parkı geziyoruz. İlk olarak parkın içindeki seyyar emlakçılar dikkatimizi çekti. ğaçlar arasına gerilmiş tellere asılı duran satılık ve kiralık ilanlar bize enteresan geldi. Daha da ilerledik, Rus pazarı tipindeki sergilere uğradık. H. İbrahim Artvinli buradan güzel bir Akordeon aldı.

 

AÇIK HAVA RESİM ATÖLYESİ

Parkta ilerlemeye devam ettik, her tarafın açık hava resim atölyesine benzediği büyük bir alana geldik. Her yer yağlı boya, sulu boya, kara kalem resimleriyle donanmış. Hangisine bakacağına şaşırıyor insan. Bütün resimleri incelemek için bir gününüzün yetemeyeceği çok büyük bir resim atölyesi burası. Dikkatimi çeken büyük heykellerin gerçekte kimleri temsil ettiğini sorduk. Sorduğum soru karşısında ilginç cevaplar aldım, “Geçmişte sanat eseri bırakan şahsiyetlerin heykelleri”. Politikacı kişilerin heykellerinin olmaması dikkatimden kaçmadı.

 

SONUNDA BULUŞTULAR

Açıkhava resim atölyesinden sonra sözleştikleri gibi geçmiş dönemde Rus Spor Bakanı olan Dr. Ramaz A. Goglidze ve onun yanındaki işadamı George Tchanturia ile buluştuk. Grup, hep birlikte iş adamları kulübünün lokalinin yolunu tuttu. Tarih kokan lokal binasını her tarafını egzotik tarzda. Orijinalliğini de koruyan bina, fevkalade nezih döşenmiş ve temizliğe de büyük özen gösterilerek bugünkü yerinde misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

 

SİGNALİ VE TELAVİ

İşadamları Kulübünün lokalinde Gürcülere özgü lezzetlerin son derece düzenli ve dakik bir servisle sunulduğu keyifli bir yemeğin ardından yolumuz Kafkas Dağlarının bulunduğu bölgedeki Signali ve Telavi beldelerinin bulunduğu bölgeye çıktı. Burada harika bir doğa manzarasıyla karşılaştık, etrafa bakınmaktan neredeyse hiç konuşmuyoruz.

 

TÜRKÇE BİLEN BİRİ…

Muhteşem doğa manzarasının ardından Signali kentine geçtik, son derece şirin bir kent ile karşılaşıyoruz. Biraz soluklanmak için beldenin merkezini bütünüyle görebilecekleri bir kafenin balkonunda çay içip, daldık muhabbete. Burada Türkçe bilen biriyle karşılaştık, küçük bir şaşkınlık geçirdik.  

 

GELİNLİK GİBİ KAFKASLAR

Karla kaplı Kafkas Dağlarını, beyaz gelinliğini giyip, sedire uzanmış, düğünde çok yorulduğu için, biraz dinlenmek için boylu boyunca uzanmış bir geline misaline benzettim. Beldenin arasında gözün alabildiğince uzanan tabak gibi bir ovaya ve nefis şarapların yapıldığı üzüm bağlarından gözümü ayıramadım. En sonunda fotoğraf çekmeye karar verdik, Kafkaslara sırtını dayayıp anı ölümsüzleştirdik.

 

TELAVİ’DEN KAFKASLARI İZLEYİN

Ovanın kenarlarında dolandıktan sonra bir müddet sonra Telavi’ye geldik. Telavi, Kafkas dağlarına daha yakın bir bölgede yer alıyor. Telavi’den daha bir muhteşem görünüyor Kafkaslar. Telavi’de bir otele yerleştik, burada çok güzel lokantaların olduğunu öğrendik. Hemen bir restorana girip, ev yapımı turşulardan, Gürcülere özgü sebze ezmelerinden, taratorları, salataları, kırmızı ve beyaz et çeşitlerini üç ayrı şekilde sonlandırılarak ve ızgarada pişirilerek sunulmasıyla nefis bir yemeğin tadını çıkarttık.

 

SALAŞ LOKANTALAR

Harika bir Gürcü yemeğinin ardından otele döndük, istirahata çekilmeden önce başladık muhabbete, grup benim ağzımdan dinliyor Gürcistan’ı, “Gürcistan’daki lokantaları ahım şahım zannetmeyin. Bizim tabirimizle ‘salaş’ diyebileceğimiz yerler. Oralardaki güzellik tertemiz ve güler yüzlü, çabuk servis en önemlisi de lezzet” dedim. Sözlerimin sonunda eklemeden geçemedim, “Ne yazık ki Gürcü kardeşlerimiz bu güzellikleri bırakıp gelmişler, bizlere taşıyamamışlar” dedim.

 

KAFKAS MANZALARI SABAH KAHVALTISI

Sabah kahvaltısını kaldığımız otelde Kafkasları seyrederek yaptık, tekrardan Tiflis’e doğru yola çıktık. Tiflis’te işadamı dostlarımızla tekrardan buluştuk, Parlamento binasının bulunduğu Kutaisi şehrine gitmek istediğimizi söyleyip, koyulduk tekrardan yollara.

 

YOL ÜSTÜNDE BENZİN İSTASYONLARI YOK

270 kilometre uzaklıktaki Kutaisi’ye doğru giderken yol üstünde hiç benzin istasyonları yok sadece temiz lokantalar var. Yavaş yavaş acıktığımızı hissettik, yol üstünde gördükleri tek alışveriş merkezinde durduk.  Sandviç ve kuru kuru gitmesin diye yanına meşrubatlar aldık, Mahir Kaptan’ın dikkatini cevizli pekmez sucuğu çekiyor ve ondan da aldık. Nefis bir ziyafet çektik.  

 

BEĞENİLMEYEN TEK ŞEY: NARGİLE

Kutaisi şehrine varan grubu, şehir içinde yer alan şirin bir butik otele yerleştik. Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra hemen başladık şehri turlamaya. Akşam olduğunda Amerikan yapımı bir Mercedes ile dağ yollarına vurduk kendimizi, Telavi’deki gibi küçük, şirin ve irili ufaklı beldelerden geçtik. Gelat denilen bölgedeki kır lokantasının önünde durduk, yine yemeden anlatılacak gibi olmayan Haçapuri (pide), çeşit çeşit pişirilmiş etler, tavuklar… Akşamın ilerleyen saatlerinde şehir merkezine döndük, Türklerin işlettikleri bir cafede çay, kahve içtik. Ardından da nargile içtik, Gürcistan’daki beğenmediği tek şey nargile oldu.

 

“PEYNİR”

Grup olarak Gelat’taki dağa gittiğimiz Mercedes ile Batum’a doğru yola çıktık.  Bu kez Batum’da daha önceden kaldığımız otelden daha iyisini bulup, buraya yerleştik. Akşam yemeği öncesinde yine şehir turuna çıktık, yemek için şehrin içindeki bir lokantayı tercih ettik. Her şey yine kusursuz… Dünyanın neresine gittiysem peynir yedim, ama burada yediğim peynirin tadı çok ayrı yerde. Konakladığımız yere vardık, iyi bir uykunun ardından sabah kahvaltısını yaptık, artık güzel yurdumuza dönme vakti geldi.

 

LARİLERİ, LİRAMIZDAN DAHA DEĞERLİ

Batum’dan çıkış yapıp yol kenarında 2. El oto satışının gerçekleştiği bir alana geldik. Buradaki fiyatları sorup, soruşturdum. İlginç fiyatlarla karşılaştık. 5000 dolar gibi bir paraya lüks sayılabilecek araçlar satın alınabiliyor. Paylaşmadan geçemedim, Gürcistan’ın ekonomik durumu Türkiye’den iyi olmamasına rağmen ilginç bir bilgidir, para birimleri olan Lari, Türk Lirasından daha değerli. Bizde 100 lira onlarda 80 lari ediyor.

 

EVE DÖNÜŞ

Eve dönüş yolunda Sarp kapısından geçerek güzel yurdumuza giriş yaptık, Balık pazarındaki Turan Dayı’ya da uğramadan, balık yiyip, çay içmeyi ihmal etmeden geçemedik Rize’yi.

 

Av. Raif Kandemir’in kaleminden: Batum-1

Av. Raif Kandemir’in kaleminden; Batum-2

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Zehra ve Yılmaz çifti Finlandiya'da17 Temmuz 2017 Pazartesi 12:39
  • Karamürsel’de 15 Temmuz resim sergisi16 Temmuz 2017 Pazar 12:18
  • Körfez’de sergi açılışı15 Temmuz 2017 Cumartesi 13:12
  • THM yaz konseri muhteşemdi13 Temmuz 2017 Perşembe 14:55
  • Gölcük’te Ahşap Heykel Sempozyumu Başladı13 Temmuz 2017 Perşembe 14:50
  • İHA’nın 15 Temmuz Sergisine Mehterli açılış13 Temmuz 2017 Perşembe 14:43
  • SEKA Müzesi’ni gezdiler12 Temmuz 2017 Çarşamba 13:54
  • Afyon Gecesi’nde doyasıya eğlendiler12 Temmuz 2017 Çarşamba 11:54
  • Pembe Köşk restore edilecek11 Temmuz 2017 Salı 15:42
  • Ahşap Heykel sanatına ilgi duyanlar dikkat!11 Temmuz 2017 Salı 11:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim