• BIST 102.270
  • Altın 149,533
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 19 °C

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz…

Tarık Bağdat

 

 

Hayat koşuşturmasında esas olan sözden çok icraattır.  

Kal ve Hal tercihi için Ziya Paşanın sözleri bugün içinde hala önemlidir. Gerçek olan haldir. Kal ise söylemden öteye geçmez. Sabun köpüğü gibidir parlaması ve sönmesi bir olur.

            “Kemalat” kadar”kem’alat”ehli, eşyanın tabiatının bir gereği olarak olacaktır. Hal ve kal uyumu olanlara tutarlı özü sözü bir deriz. Diğerlerine halk deyimi ile “uçurtma” ifadesi yakıştırılır. Onlar uçarlar, onlar için uçmanın bir sınırı haddi hesabı yoktur.

            Birincisi gerçek anlamda saygı görür takdir edilir örnek alınır diğerleri ise öylesine.

            Kal diliyle meramını anlatanlar için dilin kemiği yoktur. Onlar Anka Kuşu ile Kaf Dağından Süreyya Yıldızına göz açıp kapayınca kadar gider gelirler.

            Ahkam kesmek fetva vermek yol yordam göstermek eleştirmek tenkitler yapmak birini diğerine karşı üstün göstermek onlar için çocuk oyuncağıdır.

            Zaten, kolay olanda budur.

            Zor ve esas olan ise Hal diliyle konuşmak yaşamak icraatlar yapmaktır. Türkçe tabiri ile çok konuşmak yerine sadece işini yaparak, bulunduğu yere gerçek aşkla hizmet etmesidir.

            Ziya Paşa’nın ifadeleri ile“ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde”dir.

            Ziya Paşa bakın ne diyor Kal ehli için.  

            Na Ahlak çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı Nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı

( Ahlaksızlık çoğalıp sadakat sözü moda haline geldi, namusu bitirdik, hamiyet yeni çıktı)

            Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet .Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı (Düşmanlara dostları yermek bir incelik oldu; başkalarına gönül dostlarından şikâyet yeni çıktı)

            Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu. Lafazanlara ikram ü inayet yeni çıktı (Sâdık kişileri aşağılama, reddetme benimsenir oldu; Çok konuşanlara ikram ve yardım yeni çıktı)

            Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçi Hainlere amma ki riayet yeni çıktı (Her ne kadar doğruyu söyleyenler de önceleri nefretle karşılanmışsa da ancak hainlere uyma yeni çıktı)

            İsnâd-ı ta'assub olunur merd-i gayûra Dinsizlere tevcîh-i reviyyet yeni çıktı (Gayretli kişiler taassubla suçlanırken dinsizlere özgü derin düşünce yeni çıktı)

            Ha! Yukarda yazdıklarımın hepsi sadece Karamürsel’de her siyasi parti düşünce sahibinin beni siyasetin içine çekme çabası üzerine yazılmıştır. Yazdıklarımın günün siyasi gelişmeleri ile alakası kesinlikle yok. Bu keskin ayrımı özellikle belirtmek istiyorum. Buna rağmen iyi okumayıp istediği gibi değerlendirme yapacak zavallılara sözüm yok. İstedikleri yorumu yapmaya devam etsinler.

            Bir kısım kişiler görüşüme ihanet ile suçlarken bir kısım da görüşümden dolayı bulunduğum makamda olmamı eleştiriyor. Kısaca her iki tarafta eleştiriyor. Eleştirsin, ben çalışıyor ve Karamürsel halkına yardımcı oluyor muyum önemli olan o.

            Belki ukalaca gelecek ama ben çalışıyorum. Karamürsel’im için çalışıyorum. Karamürsel halkı için Karamürsel’in çocukları için çalışıyorum. Benim için gurur kaynağı, çocuklarıma bırakacağım büyük onur. Ne İsa’ya yaranmak zorundayım, Ne de Musa’ya yaranmak zorundayım.

            Birlerinin bulunduğum makamla ilgili önceden beri gelen hesapları olduğu için hırsla laf söylüyormuş, varsın söylesin önemi yok. Çalışkan olsaydı, dürüst olsaydı zaten bugün benim yerimde o olurdu, bu kadar basit.

            Parti değiştirecek muhterem bir zatın bahanesine bak, “ Beni o makama getirdikleri için başka partiye çalışıyormuş” lafa bak, bahaneye bak. Geç bunları geç, değiştirdi isen sen değiştirdin benimle sohbetin yok, beni tanımazsın bile.

            Efendim! Ben çalışmıyormuşum. İş ile ilgilimi diye soruyorum? Gelen cevap “Hayır! Siyasi olarak çalışmıyormuşum” İster okumuş cahil olsun, ister okumamış cahil olsun hepsine bu sözlerden dolayı zavallılar diyerek gülüp geçiyorum.

            Şimdi bir çok kesimden kişi bana bu yazımdan dolayı kızacak. Bu dönemde yazılır mı diyecek? Evet! Bu dönemde yazılır. Ben Karamürsel için doğru olan her şey de çalışırım. Dün de öyle yaptım, bugünde öyle yapıyorum, yarında öyle yapacağım.

            Dün sürgüne giderken de arkamdan konuşanlar vardı, sürgünden geldiğimde de konuşanlar vardı, bugünde konuşanlar var, yarında olacak. Ve konuşanlar sadece reklamı seven, konuşmayı seven bir azınlık. Onların sesleri gürdür, çok çıkar. Ama aklı selim çoğunluk ise sadece susar, konuşanlarla dalga geçer için için gülerler.

            Bu arada unutmadan söyleyeyim, ben sürgüne giderken benim siyasi düşüncemdeki insanlar birden yok olurken , bana destek olan, bana güç veren bir tek İsmail YILDIRIM vardı. Ve İsmail YILDIRIM ile aynı görüşte olmadığımız halde manevi destek verdi. Bunu unutmam  mümkün mü?.  

Bu yazı toplam 3254 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim