• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 6 °C

Azerbaycan’ın hem matem hem de gurur günü

Bilal Dündar





1990 yılını anmaya toplandığımız “20 Yanvar (Ocak) Faciası” Azerbaycan halkı için bir “Matem Günü” olmanın yanı sıra aynı zamanda bir “Onur Günü – Ulusal Bağımsızlığa Doğru Gitme Günü”dür.
Nedir bu “20 Yanvar Faciası?”: Söz konusu facia, 1990 yılı Ocak ayının 19’unu 20’sine bağlayan gece, Azerbaycan halkını, Ulusal kurtuluş mücadelesinden vazgeçirmek ve onurunu kırmak için, Sovyet Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve KGB tarafından tasarlanıp, doğrudan Gorbaçov tarafından yönetilen bir gözdağı saldırısının sonucu idi.
Sözü edilen gece, adı geçen kurumların tasarladığı “Udar” (Darbe) ismini verdiği, otuz beş bin askerin (bu asker eşkıyaların büyük çoğunluğu Ermenilerden oluşmuştu) katıldığı ve her türlü savaş mühimmatına sahip bir ordunun saldırısı, Azerbaycan’da ve onun Başkenti Bakü’de gerçekleşti. Bu saldırı sonucu olarak 134 sivil vatandaş şehit 600’den fazlası da yaralanmış.
Şehit olanlar arasında beş milletin mensupları var idi. Şehitler arasında 20’den fazla kadın ve çocuk vardı. Bakü halkı gafil avlanmıştı. Gece kulakları sağır eden tankların paletlerinden çıkan sese ve tank mermilerinin her tarafı delik deşik eden sesleri birbirlerine karışmıştı. Neler oluyor? Merakı ile evinin balkonuna veya sokağa çıkan sivil insanlar mermilerin hedefi oldular.
Gece serseri kurşunlar ile yok edilen insanların cesetlerini hemen toplayıp kan izlerini su ile yıkadılar. Bu hareket planlı ve sinsi yok etme hareketiydi.
Sözü edilen günlerde Bakü’de sıkıyönetim olmasına rağmen, Azerbaycan’ın yüz binlerce vatandaşı kendi şehitlerini büyük saygı ile “Şehitlik”te toprağa emanet etti. Yapılan saldırı Azerbaycanlıların mücadele azmini kıramadı, aksine daha da alevlendirdi, gücüne güç kattı.
Bugün yapmakta olduğumuz bu anma toplantılarında Azerbaycan’ın özgürlüğü ve geleceği için, tarihe ve atalarına karşı görevlerini yaparak şehit düşmüş olanları rahmetle ve minnetle anıyoruz. Onları yüreğimizde saklayıp ömür boyu unutmayacağız.
Bir millet iki devlet olmamız düşmana korku, dosta sevinç ve güç vermektedir.
Yaşasın Türkiye- Azerbaycan kardeşliği ve dostluğu.
Allah’ın sopası var
Bazen kraldan çok kralcı kesilenler her toplumda olduğu gibi bizden de çıkıyor.
Baskın Oran adını çok duyduk. Baskın Bey Ermeni Soykırım iddiasının kabul edilmesi gerektiğini savunan ve inanan bir avuç insandan biridir. “Türkiye geçmişi ile yüzleşsin, inkâr politikasından vazgeçsin” benzeri söylemleri dile getirenlerdendi.
“Ermenilerden özür” için imza kampanyasına da imza atmıştı. “İnsan hakları ve özgürlük” gibi kavramları da dilinden düşürmezdi.
Sırma Oran Hanım, Baskın Oran Bey’in kızı olup Fransa’da yaşıyor. Yerel seçimlerde Yeşiller Partisi’nden Belediye Meclisine aday oluyor. Villeurbanne Belediye Başkanı Jean Paul Bret tarafından kendisine ikna odasında “Ermeni soykırımını kabul edip etmediğinin sorulması üzerine onuruna yedirmeyip adaylıktan çekilip Bret aleyhine” ayrımcılık davası açıyor.
Mahkeme Başkanı; “Sırma Oran’ın soykırımın yoktur pankartının açıldığı bu gösteride bulunduğunu belirterek Fransız yasaları soykırımı kabul etmektedir, Bret’in bu soruyu sorma hakkı vardır diye karar veriyor “
“Fransa da Ermeni iddiasını kabul etmediği için mahkûm olan ilk Türk” olması nedeni ile medyadan demokrasi, özgürlük, eşitlik savunucuları adeta bombardımana tabi tutmaları gerekirken ses çıkmadı.
Oran, “Ermeni iddiasını kabul etmediği için” mahkum olan ilk Türk’tü ama ondan önce dünyanın en saygın tarihçilerinden olan Prof. Bernard Lewis de bir röportajında “Soykırım olmadığını, Türklerin de acı çekip yok edildiğini, tarihi belgelerin imha’yı değil tehcir’i gösterdiğini söylediği için Ermeni diasporası tarafından açılan davada tazminata mahkum edilmişti”.
Sırma Oran daha sonra bu karar için “Utanç verici bir karar, o soru bana Türk asıllı olduğum için soruldu. Hakim beni dinlemedi bile. AİHM’ne kadar gideceğim” diyor.
İnsan hakları ve özgürlük adına tarihi kendisine göre yorumlayan, çarpıtan Baskın Oran Bey’e duyurulur. Çiftte standardı, şovu, çarpıtmayı ve tahribatı yaşam biçimi kabul eden çakma aydınlara duyurulur.
Allahın sopası budur işte.
Sağlık, umut ve mutluluk dolu günlere…

Bu yazı toplam 930 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim