• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 20 °C

Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotikler Kongresi'nden önce...

Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotikler Kongresi'nden önce...
11,12 Mart 2016 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen "3. Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotikler Kongresi"ne katılacağız.

Kongrede, mikrobiyotanın obezite, IBS, ateroskleroz, kolon kanseri, Parkinson, MS gibi hastalıklarla ilişkileri, bu konudaki son gelişmeler vb. pek çok önemli başlık gördük. (1) Öğrendiklerimizi sizlerle paylaşacağız. Ancak öncesinde konuya hep birlikte bir giriş yapalım istedik. Beslenme Terapisti olan Naomi Mead bu konuyu çok güzel özetlemiş. Biz de aynen tercüme ettik. (2)

 

"BAĞIRSAKLARIMIZLA İLGİLİ BİLMEMİZ GEREKEN 10 BİLGİ

Toplu olarak mikrobiyom adıyla bilinen bağırsak bakterileri şimdilerde bilim dünyasının çok dikkatini çekiyor. İnsan sağlığındaki rolünün sindirimin çok ötesinde olduğu artık anlaşıldı.

 

1- İnsan olduğumuzdan daha çok bakterileriz.

Bağırsaklar yaklaşık olarak 100 trilyon (100.000.000.000.000) mikro organizmaya ev sahipliği yapmaktadır. Bu vücudumuzdaki hücre sayısının 10 katı büyük bir rakamdır. Eğer bağırsak bakterilerimizi tartsaydık 1,5 kg gelirdi.

 

2- Bağırsaklarımız çok şeyi kontrol ediyor.

Sağlık için mikrobiyomun yüksek çeşitlilikte "iyi" bakterilerle dengede tutulması temeldir. Dengeli bir mikrobiyom sindirim, iştah kontrolü, metabolizma, bağışıklık, ruh hali, zihinsel sağlık, kemik gelişimi ve kardiyovasküler sağlık üzerinde önemli bir rol oynamaktadır.

 

3- Bağırsak sağlığımızı pek çok şey etkiler.

Bağırsak mikrobiyomumuzun çeşitliliği doğum şekli (normal doğum veya sezaryen), çevre, stres, beslenme ve ilaç kullanımı gibi birçok faktörden etkilenir. Anlaşılan o ki her birimiz kendine özgü bir bileşimden oluşan bir mikrobiyoma sahibiz. Yemek yediğimizde, dışarı çıktığımızda, birisini öptüğümüzde veya bir antibiyotik kürü aldığımızda mikrobiyomumuzun bileşimini etkiliyoruz.

 

4- Bağırsak mikrobiyomu popülasyonu doğumda başlar.

Bebek doğum kanalından geçerken annesinin vajinasından milyarlarca bakteri alır ve mikrobiyom oluşur. Sezaryenle doğan bebeklerin aldığı bakteriler ise ebe - doktorların elleri ve doğumhanedeki bakterilerdir. Sezaryenle doğan bebeklerde astım, allerji ve atopik hastalıkların oranı daha yüksektir. Bunun, onların mikrobiyomlarının normal doğan bebeklerden farklı olmasından kaynaklandığı düşünülüyor.

 

5- Hijyen konusunda takıntılı olmak kötü olabilir.

Eskiden "iyi" mikrop denilen bir şey olmadığı, bakterilerin bize zarar verdiği ve hasta ettiğine inanılıyordu. Bunun sonucu olarak da bakterilere, aşırı titizlik, antibakteriyel sprayler ve ağırlıklı olarak antibiyotiklere yüklenme ile savaş açtık. "Hijyen hipotezi"ne göre kendimizi çok fazla mikropsuz tutmakla mikrobiyomumuzu dengeli tutmak için gereken bakterilerden yoksun kalıyoruz. Bu da sağlığımız üzerinde özellikle bağışıklığımızın üzerinde olumsuz etki yapıyor.

 

6- İyi bakterileri engellemek kolaydır.

Mikrobiyomun dengesizleşmesine katkıda bulunan başka faktörler de var. Bunlar kronik stres, enfeksiyonlar, alkol, rafine karbonhidratlar, şeker, abur cubur ve lifsiz gıdalardan oluşan beslenme olarak sıralanabilir. Tüm bunlar da bağırsaklarda "iyi" bakterilerin gelişmesine engel olur.

 

7- Bağırsak mikrobiyomu çeşitliliğini devam ettirmek için beslenmelidir.

Probiyotikler mikrobiyomun dengesini sağlamak için onu besleyen canlı bakterilerdir. Bunlar kapsül şeklinde de alınabildiği gibi yoğurt, sauerkraut (Almanların lahana turşusu) kimchi (Korelilerin fermente bir Soya yiyeceği), miso (Japonların fermente bir yiyeceği) ve kefir tüketerek de alınabilir. Özellikle antibiyotik kullanımının ardından bu iyi bakterileri yerine koymak çok önemlidir. 

 

Prebiyotikler bağırsaklardaki "iyi" bakterileri besleyen yiyeceklerdir. Soğan, sarmısak, kükürtlü sebzeler (brokoli, karnabahar, lahana), mercimek ve kuru fasulye gibi baklagiller bu yiyeceklerdendir. Bol sebze ve taze meyve içeren bitkisel beslenme sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunu besler.

 

8- Bağırsaklarımız besinlerin parçalanması ve emilimlerini sağlarlar.

Bağırsaklarımız olmasaydı hem yediklerimizi sindiremez hem de vücudumuzun hayatiyeti için gereken besinleri alamazdık. Özellikle B vitaminleri ve K vitamini gibi bazı vitaminler bağırsaklarımızda üretilir. Bazı bakteriler butirat adlı kalın bağırsağa enerji sağlayan bileşiği üretirler ve bu sindirim sistemizin sağlıklı olabilmesi için çok önemlidir.

 

9- Bağışıklık sistemimizin çok büyük bir bölümü bağırsaklardadır.

GALT adı verilen (gut-associated lymphoid tissue) bağırsakla ilişkili lemfoid dokunun içinde pek çok bağışıklık hücresi kümelenmiştir. Bunları en ön cephe olarak düşünebiliriz, zararlı mikropların bağırsak duvarını aşarak emilmelerini önlerler. Giderek daha iyi anlaşılıyor ki insan mikrobiyomu GALT'ın fonksiyonu için hayati önemde ve bol miktarda "iyi" bakteriye sahip olmak "kötü" bakterileri kontrol altına alıyor. 

 

10-Bağırsaklarımız "ikinci beyin" olarak adlandırılıyor.

Bağırsaklar bazı nörokimyasallar üretiyor, bunlar beynin hafıza, öğrenme, ruh halinin düzenlenmesinde kullandığı maddeler. Aslında mutluluk hormonu olarak bilinen "serotonin"in %80'i bağırsaklarda üretiliyor. Yeni hipotezlere göre bağırsak bakterilerimizde değişiklikler yaparak kaygı, depresyon gibi durumları etkileyebiliriz. Bu üzerinde henüz çalışmalar yapılan bir konu."

Naomi Mead,

Beslenme Terapisti

 

Çeviri: Nurçin Çağlar

Sağlıklı Yaşıyoruz

Kaynaklar:

(1) http://probiyotik2016.org/index.php

(2) http://www.netdoctor.co.uk/healthy-eating/news/a26224/10-things-to-know-about-gut-microbione/

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
DEMİR BEKDEMİR
09 Mart 2016 Çarşamba 16:31
16:31
Bağırsak mikrobiyomu çeşitliliğini devam ettirmek için 'KOMBU ÇAYI' KULLANABİLİR Mİ?
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim