• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 15 °C

Bahçelerimizde domates yetiştirilmesi ve domatesin budanması

İbrahim Tınaztepe

Saygıdeğer okuyucularım;

 Bu yazımda, sizlerle domatesin yetiştirilmesi ve budaması ile ilgili önemli bilgileri paylaşacağım.

Domatesin anavatanı; Güney Amerika’da, Peru ve civarıdır. Latincesi de “Solanum Lycopersicum”dur. Ancak bizim kendi yerli domateslerimiz, en güzel ve lezzetli olanlarıdır; ince kabuklu, bol sulu ve iri domateslerimiz artık azalmış durumdadırlar. Bunların yerlerini ithal türü, sert, susuz, lezzetsiz ve kokusu dahi olmayan domatesler almış durumdadır. Az da olsa bazı yerlerde bizim yerli domateslerimiz yetiştirilmekte, fideleri de satılmaktadır. Mesela; Kocaeli’nin bazı İlçe ve Köyleri’nde, İstanbul - Tuzla’da ve Yalova’da bizim mis gibi kokan, lezzetli, yerli domates yetiştiren ve fidesini satan yerler bulunmaktadır. Buralardan fide alıp ev ve bahçelerimizde yetiştirebiliriz.

Genelde evlerde, sırık domates yetiştirmek; hem daha az alan kaplamakta ve bununla birlikte daha fazla domates fidesi dikme imkanı olmaktadır. Diktiğimiz domates fidelerinin yanlarına birer adet sırık dikeriz ve daha sonra büyüdükçe bu sırığa bağlarız. Öncelikle diktiğimiz domates fidelerini 15-20 gün geçtikten sonra çapa yaparız ve kök boğazlarını toprakla doldururuz. Fidelerimize bu dönemde çok su vermememiz gerekir. Çok su verirsek, boya gidecek ve çok az çiçek açacaktır. Bu nedenle suyunu az verirsek; boya gitmeyecek, bol bol çiçek açacak. Açan bu çiçekler; meyve bağladıktan sonra suyunu bolca verdiğimizde hem domateslerimiz bol sulu ve lezzetli olacaktır, hem de domateslerimizin bütünlüğü fazlalaşacaktır.

 

iceee-014.jpg

(Yanda ve yukarıdaki fotoğrafta görülen sırık domatesler, bizzat tarafımdan yetiştirilen ince kabuklu, eski tip, yerli ve sulu domateslerdir.)

Domates fidelerimiz büyüdükçe, sırığa bağlamaya devam ederiz ve her kökte bir dal veya en fazla iki dal bırakarak diğer dalları keseriz. Bıraktığımız bu dallarda da zamanla çıkan “koltuk” dediğimiz çiçek açmayan ve meyve vermeyecek olan dallar varsa; bu dalları da temizleyerek hem bitkinin lüzumsuz yere kuvvet kaybetmesini önlemiş oluruz, hem de bunlara verecek olduğu kuvvetini domateslere vererek meyvelerin daha iri olmasına faydalı olacaktır. Bir de domates fidanının en alt kısmında sararmış, işe yaramaz veya toprağa değen, çürümüş yapraklar ve gövdesi üzerinde sararmış, bozulmuş veya çok fazla sık yaprak varsa; bu fazla lüzumsuz yaprakları alarak hem rahat hava almasını sağlamış oluruz, hem de domateslerimizin güneşi iyi bir şekilde alarak kızarmasını ve lezzetli olmasını sağlamış oluruz. Bir de domates fidesinin boyu çok yükselir de kırılma noktasına gelecekse, bu duruma gelmeden uygun bir yerinden ucunu kesip kırılmasını önlemiş oluruz. Ayrıca domatesi dikeceğimiz zaman her sene, arka arkaya aynı yere dikmememiz gerekir. Aksi halde domateslerde olan, kendine has mantar hastalıkları daha çok artmış olacak ve bundan dolayı da daha fazla hastalıklarla mücadele etme mecburiyetinde kalacağız. Bundan dolayı domateslerimizi Kış Ayları’nda lahana ve kereviz gibi sebzelerin boş bıraktığı alanlara dikebiliriz. Domatesleri söktüğümüz yerlere ise kışlık salata, pancar, havuç ve ıspanak gibi meydana gelen yapraklarındaki ve meyvelerindeki mantari hastalıklara karşı %1’lik bordo bulamacı atılması en uygun olanıdır.

Domateslerde kendine has siyah ve daha değişik böcek türleri oluşmaktadır. Bunlar için de böcek öldürücü ilaçlar atılarak, mücadele yapılır. Ancak; böyle bit ve böcek ilaçları atılacağı zaman, eğer sebzelerimizi yakın bir zamanda toplayacaksak – mesela; 3-4 gün içinde – o zaman tesir müddeti az olan “Desis” gibi ilaçlardan atmamız gerekir. Eğer sebzemizi veya meyvemizi 10-15 gün sonra toplayacaksak, o zaman da tesir müddeti bir hafta olan ilaçlardan kullanmamız gerekir. Aksi halde, sebzede ve meyvede tesiri devam eden ilaçlı meyveyi ve sebzeyi bünyemize almış olacağımızdan dolayı, daha sonraları sağlığımızla ilgili değişik sorunlarımız meydana gelebilir. Bu bakımdan bu durumu göz önünde bulundurarak ilaçlı mücadeleyi yaparsak, bu tür zararlardan bünyemizi korumuş oluruz.

Sağlığınızın ve yetiştirdiğiniz bitkilerin en iyi olması dileklerimle...

Bu yazı toplam 1850 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim