• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 1 °C

Bahçelerimizde su vermeden yetişecek ve bozulma olmadan kalacak bitkiler

İbrahim Tınaztepe

Saygıdeğer Okuyucularım;

 Bu yazımda sizlerle bahçelerimizde su vermesek de bozulmayacak ve kalıcı olacak bitki türlerini paylaşacağım. Hepimiz zaman zaman bazı sebeplerden dolayı evlerimizden ayrılıp bir yerlere gitmiş olabiliriz. Ancak evimizin bahçesi olup sulanması gereken bitkilerimiz olduğu zaman, gittiğimiz yerlerde aklımız hep onlarda kalmakta; “Acaba bir şey oldular mı, bozuldular mı?” Diye... Bilhassa, yaz aylarında bu durum, daha da önem kazanmakta. Bizleri gittiğimiz yerlerde tedirgin etmektedir. Evlerimize döndüğümüzde bahçelerimizdeki bazı bitkilerimizin bozulmuş olduklarını veya kuruduklarını görünce hem üzülmekteyiz, hem de alırken vermiş olduğumuz paramız çöpe gitmektedir. Tekrar alıp aynı bitkilerden bahçemize diksek, su verilmediği zaman onların da akıbeti aynı olacaktır. Böyle durumlarla karşılaşmamak için bu duruma bir çözüm getirelim ki; evimizden günlerce veya haftalarca ayrılmış olsak, döndüğümüzde bahçemizdeki bitkilerin hepsinin sağlıklı ve bozulmadan kalmış olduğunu görelim. Hatta; açmış olan veya açacak çiçeklerin de bozulmamış şekilde kaldığını görmek bizleri daha da mutlu edecektir. Ayrıca sulama yapmadığımızdan dolayı maddi ve manevi olarak da kazancımız olacak; zaman açısından da kaybımız olmayacaktır.

            Su vermeden en güzel şekilde yetişen bitkilerden biri, akşam sefasıdır; hatta su verdiğimiz zaman, vermediğimiz zamandan daha kötü olmakta ve doğru düzgün çiçek bile açmamaktadır. Akşam sefasının kırmızı, sarı, beyaz ve bordoya benzer renkte çiçek açan çeşitleri bulunmaktadır. Akşam sefasının tohumlarını bahçemize ektiğimiz zaman bir daha tekrar ekmemize gerek kalmayacak; dökülen tohumları seneye ilkbaharda daha da çoğalarak kendiliğinden çıkacaktır. İlk önce ekmiş olduğumuz akşam sefası da toprağa havuç şeklinde kök yaparak, senelerce bu kökten filiz sürecek ve çiçekler açacaktır. Sadece toprak üstü kısmı, kış aylarında bozulmakta olan akşam sefasının toprak altı kısmı, uzun süre dayanmaktadır. Bir de Türkçe adı “Tesbih Çiçeği”, Latince adı “Canna İndica” diye bilinen bitki bulunmaktadır. Bu da toprak altında bulunan yumrularından çoğalmakta olup bir defa diktiğimiz zaman, bir daha dikmemize gerek yoktur. Toprak üstü kısmı, kış aylarında bozulan tesbih çiçeği; ilkbaharda kendiliğinden çıkmaktadır. Yaz boyunca da kırmızı ve sarı renklerde çiçekler açmaktadır. Boyları da bir metre veya daha fazla büyüyebilen tesbih çiçeği, iri ve bolca yapraklarıyla da bahçelerimize değişik güzellik katmaktadır.

Bir diğeri Türkçe adı “Süsen”, Latince adı “İris” olan bitki vardır. Kış – yaz yeşil kalıp bozulmayan bu bitki, su vermeden de rahatlıkla hayatını sürdürmektedir. İlkbaharda açan çiçekleri de güzel kokularıyla ilgimizi çekmektedir. Türkçe adı “Dam Koruğu”, Latince adı “Sedum” olan bitki de susuz şekilde gayet güzel yetişmektedir. Dam koruğunu bahçelerimizde öbek olarak da dikebiliriz veya boş alanlarımızda yer kaplayıcı olarak da kullanabiliriz. Dam koruğu kış – yaz bozulmadan, devamlı yeşil kalmakta; bazı zamanlarda da çiçek açmaktadır. Dam koruğunu çoğaltmak istediğimiz zaman dallarından alıp dikerek veya ayırma yaparak, rahatlıkla çoğaltabiliriz.  Türkçe adı “Avize Çiçeği”, Latince adı “Yucca” olan yerli yucca da bahçemizde rahatlıkla yetişebilmektedir. Avize çiçeği de Kış – Yaz devamlı yeşil kalmakta ve bozulmadan senelerce hayatını sürdürmektedir. Sonbahar’da ve Kış aylarında tek sap üzerinde dizili, beyaz renkte çiçekler açan bu bitki; avizeye benzetilmiş ve bundan dolayı da avize çiçeği denmiştir. Avize çiçeğini çoğaltmak istersek, diplerinden çıkan sürgünleri alıp çoğaltabiliriz veya çelik yaparak da avize çiçeğini üretebiliriz. Çelikle çoğaltmak istediğimiz zaman; ilkbahar ve sonbahar, çelik yapmak için en uygun aylardır. Dip sürgünlerinden de aynı aylarda alıp çoğaltmak mümkündür.

Kaz ayağı denilen bitki de kış – yaz yeşil olup devamlı olarak uzun yıllar kalıcı olmaktadır. İlkbaharda açan pembe renkli ve iri çiçekleriyle de değişik bir görünüm oluşturmaktadır. Kaz ayağını yer örtücü olarak da kullanabiliriz veya bazı çirkin görünümde olan bazı duvarların üst taraflarına dikip aşağıya doğru sarkmasını sağlayarak hem çirkin bir görünümü kapatmış olacağız, hem de yemyeşil ve çiçek açan bir bitkiyi görmüş olacağız. Kaz ayağının önemli bir özelliği de deniz suyuna karşı dayanıklı olmasıdır. Deniz suyu serpintisi gelen bütün ev bahçelerimizdeki yerlere bu bitkiden dikerek, bozulmadan uzun süre sağlıklı bir şekilde kaldığını görmüş olacağız. Bu bitkiyi çoğlatıp başka boş alanlara da dikmek istersek, İlkbahar’da tepe uçlarındaki filizlerinden on, on beş cm uzunluğunda keserek istenilen yerlere dikip çoğalmalarını sağlarız.

Türkçe adı “Oya Çiçeği”, Latince adı “Lagerstroemia” olan bitki vardır. Bu bitkinin çiçeklerinin kenarları, aynı oya şeklinde işlenmiş gibi olduğundan dolayı adına oya çiçeği denilmiştir. Oya çiçeği, çiçekleri açtığı zaman uzun süre üzerinde kalmakta ve muhteşem görünümleriyle bahçelerimize ayrı bir güzellik vermektedirler. Kırmızı, pembe, leylak ve beyaz renklerde çiçek açan oya çiçekleri, çok uzun ömürlü ve kalıcı bir bitkidir. Kış aylarında da yaprağını dökmektedir. Güzel ve kaliteli bir çiçek açmasını istiyorsak, her sene budamasını yaparak taze dallar çıkarmasını sağlarız. Bu taze dallar üzerinde açacak çiçekler, en güzel ve en sağlıklı çiçekler olacaklardır. Budamış olduğumuz dallardan da çelik yaparak, çiçeklerimizi çoğaltmış oluruz. Bunları daha sonra ister bahçemizde bulunan ve yetişmesi uygun boş alanlara dikeriz veya eşimize, dostumuza vererek böyle güzel bir bitkinin çoğalmasına katkı sağlamış oluruz. Bir de bu çiçeğimizi, bahçemizde nasıl bir yere dikeceğimiz de çok önemlidir... Eğer çiçeğimizi her gün sulanan çim alanları içine veya gölge yerlere dikmişsek, ne yaparsak yapalım kesinlikle oya çiçeğimiz sağlıklı olmayacağı gibi çiçekleri de sağlıklı olmayacaktır. Ya doğru düzgün açmayacak ya da hiç açmayacaktır. Böyle yerlerde bulunan oya çiçekleri, devamlı “külleme hastalığı” dediğimiz beyaz una benzer şekildeki mantarlara maruz kalacak ve çiçeklerini açamadan bozulup döküleceklerdir. Çiçeğimizin bu şekilde olmasını önlemenin tek yolu, çiçeğimizi dikeceğimiz yerin kesinlikle çim içlerinde olmaması, nemden uzak olması ve tamamen bol güneş alacak yerlere dikilmesidir. Toprağının da süzek ve milli olması, istediği en güzel ortamdır. Böyle yerlere dikilen oya çiçeklerimiz, hiçbir sorun yaşamayacak ve çiçeklerini de en güzel şekilde açmış olacaktır.

Sağlığınızın ve bütün bitkilerinizin de sağlıklı olması dileğiyle...

Bu yazı toplam 1287 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim