• BIST 107.303
  • Altın 152,986
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Kocaeli : 12 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 12 °C

Bahçemizdeki bodur güllerin bakımı ve budamaları

İbrahim Tınaztepe

Saygıdeğer okuyucularım;

Bu yazımda, sizlerle evimizin bahçesine, diğer özel veya resmi kuruluşların ve belediyelerin park ve bahçelerde diktikleri bodur güllerin yaz müddetince ve diğer zamanlarda yapılacak budanması ve diğer bazı bakımlarıyla ilgili önemli ve teknik bilgileri paylaşacağım.

Diğer bitkilerde olduğu gibi güllerde de en önemli işlerin başında budama gelmektedir; hatta yerine göre gübreden de daha önemlidir. Bitkinin iyi bir şekilde şekillenip gelişmesi de budamayla sağlanmaktadır. Bunun dışında yapılacak ikinci bir şık, kesinlikle yoktur; “Var” Diyen olursa da bu konuyu müzakere ederiz.

Bodur güllerimiz İlkbahar’dan başlayarak Yaz müddetince ve Sonbahar’a kadar az veya çok çiçek açmakta ve belirli bir zaman sonra bu çiçekler, solmakta ve dökülmektedirler. Dökülen bu çiçeklerin yerine başka goncalar oluşmasını sağlamak için veya dökülen bu çiçek kısmında oluşacak tohumların, gülün  boşu boşuna kuvvetini almasını önlemek için bu tohum oluşacak kısmı, gülün çiçeği dökülür dökülmez bir makasla kesip atarız. Ancak önemli olan konu ve püf noktası bu çiçeği dökülen kısmı, neresinden kesmemiz doğru olanıdır. Eskiden beri halk arasında bazı kişiler, “Gül çiçeği döküldükten sonra aşağıya doğru üç yaprak sayın ve oradan kesin.” Demektedirler; hatta böyle bir uygulamayı bazı ziraat mühendisleri, bahçe mimarları da söylemekte ve uygulama yapmaktadırlar. Ancak böyle bir şekildeki uygulamaların ve söylemlerin tamamı, kesinlikle yanlıştır. Bitki sağlığı için zararlıdır. Ben; bu yazımda bütün bu yanlışların doğru olarak nasıl yapılması gerektiğini, bitkiye en faydalı şekilde nasıl olunacağına dair ayrıntıları dört dörtlük ve en ince detaylarına kadar siz saygıdeğer okuyucularımla paylaşacağım.

Genellikle Yaz Ayları’nda güllerdeki çiçek açma yoğunluğu, İlkbahar’daki gibi olmamakta ve azalmaktadır; ancak bizim yapacağımız uygulama az da açsa, çok da açsa aynıdır. Misal vermek gerekirse; gülümüz, çiçeğini açtı ve döktü. Eğer biz bu kısmı, çiçek dökülen yerden aşağıya doğru üç yaprak veya beş yaprak diye sayıp kesersek; vay o gülün haline... Biz diyelim ki; üç yaprak saydık, oradan kestik... Kesilen kısmın altında kalan en fazla üç veya dördüncü gözden filiz patlatıp sürecek ve o da belirli bir çiçek açma büyüklüğüne ulaştığı zaman çiçek açacaktır. Diyelim ki; bizim kestiğimiz yerin altında bir metrelik veya yetmiş beş santimlik  bir mesafe kaldı... Bir metre veya yetmiş beş santimlik bir mesafede bizim kestiğimiz yerden  filiz sürüp çiçek tomurcuğuna kadar olan kısım büyüdü. Etti mi iki metre veya en az yüz elli santim? Peki; bu iki metrelik veya yüz elli santimlik gonca gülün sapı, ayakta nasıl kalacak? Herhalde buna sihirli değnek koyacak değiliz... Tek şık ve tek çözüm nedir? Bilerek ve doğru yerinden kesmektir; aksi halde bu şekilde yanlış uygulama yaptığımız müddetçe gülümüz, ileriki zamanlarda çalı topuna dönüşecek ve kısa zamanda ömrü bitip ölecektir. Bunu önlemenin tek yolu; her bodur gülü, çeşit durumuna ve kendi bünyesinin tartacağı şekilde hesaplayarak ve bilerek kesilmesidir.

Mesela; portakal sarısı olan bettina gülü veya zayıf gelişen bazı ponpon gülleri, kendi durumlarını göz önünde bulundurarak, orta boy büyüklüğünde muhafaza etmemiz en idealidir. Bunların dışında “buccanner – carino virgo” veya “thais” gibi daha güçlü büyüyen güllerin boylarını ise biraz daha orta boyun üstünde tutabiliriz. Ancak bütün gül goncalarının kendi kendini tutacak şekilde kalması şartıyla bütün mesele; çiçeği döküldükten sonra olsun, güllerin normal her sene yapılan ana budaması olsun, gülün kendi bünyesinin durumuna göre yapılması en doğrusudur. Bunun dışında her şey yanlıştır ve güllere de zarar verecektir. Bir de güllerde ucunda gonca olmayan “kör dal” dediğimiz filizler, büyümektedirler. Bu dalların uçlarını fazla büyümeden kesersek; hem boşu boşuna gülün kuvvetini almamış olur, hem de kesilen yerden çıkacak filizden  gonca verip gül açma imkanı olabilir.

Bodur gülleri; her sene don tehlikesi geçtikten sonra Mart Ayı içerisinde, esas ana budamada yapacağımız en güzel uygulama, en kuvvetli ve en genç taze dallarından dört beş adedini bırakıp geri kalan kart ve lüzumsuz dalları kesip atmaktır. Bırakmış olduğumuz bu kuvvetli ve taze dalların uçlarından da on beş veya yirmi santim aşı mesafesinin üstünden keserek, bu şekilde budamalarını yaparız. Kestiğimiz her dalın göz kısmı, gülün dış tarafına bakacak şekilde kesilmesine dikkat etmemiz gereklidir. Aksi halde; içe bakan gözlerin üstünden kestiğimizde gül filizleri, içe doğru sürmüş olacak ve dallar birbirine girecektir. Budamanın en önemli noktalarından biri ve püf noktası budur. Bir de kesilen gül dallarının uçlarını hafif toprağa doğru eğimli kesmemiz gereklidir; yoksa düz kestiğimiz zaman buradan içeriye yağmur ve kar suları girerek, donma yapabilir ve bu kısımların uçları, zamanla kurur. Bu durumu da göz önüne alarak budamamızı yapmamız gerekir. En son olarak da kesilen gül dalının yara kısmına, soğuk veya sıcak aşı macunu sürüp işlemimizi tamamlarsak; görevimizi dört dörtlük yapmış olacağız ve yapılan bu doğru ve güzel işlemin sonunda da gülümüz de bize karşılığını hiç eksiksiz vermiş olacaktır.

Sağlığınızın ve güllerinizin en iyisi olması dileğiyle...

Saygılarımla,

 

Bu yazı toplam 1078 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim